İçeriğe geç

Sahadaki Güneş

Bölüm 32 · 2 dk okuma

Sahadaki Güneş

Bölüm 32

32. Bölüm : Maç Başlıyor

Saha ışıkları uzaktan görünmeye başladığında takımın sessizliği daha da ağırlaştı.

Otobüsün içinde kimse eskisi gibi konuşmuyordu.

Bora bile normalden daha az şaka yapıyordu.

Yankı camdan dışarı bakıp fısıldadı:

“Burası… ciddiye benziyor.”

Emir hemen cevap verdi:

“Veri doğrulandı.”

Atlas:

“Rakip güçlü.”

Sarp:

“Önemli.”

Güneş elini dizine koydu.

Kalbi hızlı atıyordu ama bu kez korkudan değildi.

Bekleyişten.

Yanında Ayaz vardı.

Hiç konuşmuyordu.

Ama varlığı yeterdi.

—

Sahaya çıktıklarında rakip takım çoktan ısınmaya başlamıştı.

Daha sert görünüyorlardı.

Daha hazır.

Bora onları süzdü.

“Tamam.”

Bir adım öne çıktı.

“Bu maç bizim.”

Yankı bağırdı:

“BİZİM!”

Emir:

“Strateji aktif.”

Atlas:

“Uyum gerekli.”

Sarp:

“Oynayalım.”

Güneş derin nefes aldı.

Ve sahaya adım attı.

—

Maç başladığında tempo hemen yükseldi.

Rakip takım hızlıydı.

Fiziksel oynuyorlardı.

İlk sayı onlardan geldi.

Tribünlerden ses yükseldi.

Bora dişlerini sıktı.

“Geri alın!”

Yankı topu kaptı.

“BANA VER!”

Emir pozisyonu işaret etti.

“Sol boşluk!”

Atlas:

“Şimdi.”

Sarp:

“İleri.”

Güneş topu aldı.

Bir an durdu.

Ve Ayaz’ı gördü kenarda.

Bakıyordu.

Sakin.

Ama gözleri sadece onda.

Güneş bir adım attı.

İki.

Rakip oyuncu yaklaştı.

Ama Güneş artık kaçmıyordu.

Bir çalım.

Sonra bir daha.

Ve potaya yükseldi.

Top fileye girdi.

Bora bağırdı:

“İŞTE BU!”

Yankı:

“BU KIZ UÇUYOR!”

Emir:

“Başarı oranı artıyor.”

Atlas:

“Mükemmel.”

Sarp:

“Devam.”

Güneş geri döndü.

Ve ilk kez rakip bakışlara karşı geri çekilmedi.

—

İlk yarı bitene kadar oyun sertleşti.

Rakip takım özellikle Güneş’i hedef alıyordu.

Fiziksel temas artmıştı.

Bir pozisyonda Güneş yere düştü.

Sessizlik oldu.

Bora anında koştu.

“İYİ MİSİN?”

Yankı:

“FAUL!”

Emir:

“Temas analizi: sert.”

Atlas:

“Haksız.”

Sarp:

“Devam et.”

Ayaz kenardan bir adım attı.

Ama Güneş elini kaldırdı.

“İyiyim.”

Kalktı.

Ve tekrar sahaya döndü.

O an Ayaz durdu.

Çünkü onu görmüştü.

Yeniden kalkışını.

Ve vazgeçmeyişini.

—

Son dakikalarda skor eşitti.

Sessizlik ağırdı.

Top Güneş’e geldi.

Herkes bağırıyordu ama o duymuyordu.

Sadece nefes.

Sadece kalp atışı.

Rakip yaklaştı.

Bir saniye.

İki saniye.

Ve Güneş şut attı.

Top havada döndü.

Zaman yavaşladı.

Ve…

fileye düştü.

Sahada bir anlık sessizlik oldu.

Sonra patlama gibi ses yükseldi.

Bora:

“BİTİİİİİİİİİİİİR!”

Yankı yere düştü:

“BEN ÖLDÜM!”

Emir:

“Kazanıldı.”

Atlas:

“Tamamlandı.”

Sarp:

“Güzel.”

Güneş nefes nefese durdu.

Ve ilk baktığı kişi Ayaz’dı.

Ayaz gülümsüyordu.

Sadece küçük bir gülümseme.

Ama her şeyi anlatıyordu.

—

Maçtan sonra soyunma odasında herkes bağırıyordu.

Bora:

“BU TAKIM EFSANE!”

Yankı:

“BENİM KALBİM DURDU!”

Emir:

“Veri başarıyla tamamlandı.”

Atlas:

“İyi sonuç.”

Sarp:

“Beklenen.”

Güneş sandalyeye oturdu.

Ter içindeydi.

Ama mutluydu.

Ayaz yanına geldi.

“İyi oynadın.”

Güneş başını kaldırdı.

“Biz kazandık.”

Ayaz başını salladı.

“Evet.”

Kısa bir sessizlik oldu.

Sonra Ayaz çok sessizce ekledi:

“Sen kazandın.”

Güneş gülümsedi.

“Biz.”

Ayaz ona baktı.

Ve bu kez itiraz etmedi.

“Biz.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.