İçeriğe geç

Sahadaki Güneş

Bölüm 30 · 2 dk okuma

Sahadaki Güneş

Bölüm 30

30. Bölüm : Çizgi

Antrenman bitmişti ama kimse hemen dağılmıyordu.

Saha kenarında su şişeleri açılıyor, terli formalar omuzlara atılıyordu.

Herkes yorgundu.

Ama iyi bir yorgunluktu bu.

Bora yere oturmuş nefes nefese konuşuyordu:

“BEN HAYATIMDA BU KADAR KOŞMADIM.”

Yankı hemen cevap verdi:

“KOŞMADIN ÇÜNKÜ HEP BAĞIRIYORSUN.”

Emir su içip başını salladı.

“Verim artışı tatmin edici.”

Atlas sessizce oturmuştu.

“İyi antrenman.”

Sarp sadece:

“Güzel.”

dedi.

Güneş topu kenara bıraktı.

Nefesi hâlâ hızlıydı ama yüzünde ilk kez gerçek bir rahatlık vardı.

Çünkü bugün…

kimse onu Cem gibi görmemişti.

Sadece Güneş’ti.

—

Ayaz kenarda durmuş onu izliyordu.

Yaklaştı.

“Elin iyi.”

Güneş ona baktı.

“Sen de oynasan ölmezdin.”

Ayaz hafifçe başını salladı.

“İzlemek daha faydalıydı.”

Güneş kaşını kaldırdı.

“Ne faydası?”

Ayaz çok kısa bir bakış attı.

“Seni görmek.”

Güneş anında durdu.

“Bunu böyle söyleme.”

Ayaz ciddi kalmaya çalıştı ama hafif gülümsedi.

“Nasıl söyleyeyim?”

“Normal.”

“Bu normal.”

Güneş gözlerini devirdi ama gülüyordu.

—

Tam o sırada Bora ayağa kalktı.

“HERKES!”

Herkes ona döndü.

Bora ciddi bir ifade takındı.

“Bugün bir şey öğrendik.”

Yankı hemen:

“NE?”

Bora Güneş’e baktı.

Sonra Ayaz’a.

“Bu takımda kimse göründüğü gibi değil.”

Emir:

Doğru.

Atlas:

Onay.

Sarp:

Evet.

Güneş hafifçe gerildi.

Ama Bora gülümsedi.

“Ve bu iyi bir şey.”

Yankı bağırdı:

“BEN HALA ŞOKTAYIM AMA MUTLUYUM!”

Bora devam etti:

“Ama bir şey var.”

Sessizlik oldu.

Bora parmağını Güneş ile Ayaz’a çevirdi.

“Sizin aranız…”

Güneş anında:

“BİZİM ARAMIZDA BİR ŞEY YOK!”

Ayaz aynı anda:

“Var.”

Sessizlik.

Yankı yere çöktü.

“BEN ARTIK YAŞAYAMIYORUM.”

Emir:

Çelişki tespit edildi.

Atlas:

Net veri.

Sarp:

“Var.”

Bora kahkaha attı.

“Tamam tamam!”

Ellerini kaldırdı.

“Ben karışmıyorum.”

Ama sonra göz kırptı.

“Zaten belli.”

Güneş yüzünü kapattı.

“Lütfen susun.”

Ayaz ise sakin bir şekilde:

“Susmayacaklar.”

Güneş ona döndü.

“Sen de yardımcı olmuyorsun.”

Ayaz çok kısa cevap verdi:

“İstemiyorum.”

Güneş bir an durdu.

“Ne?”

Ayaz gözlerini ona sabitledi.

“Bunu saklamak istemiyorum.”

Güneş’in kalbi hızlandı.

“Her yerde söylemekten bahsetmiyorum.”

Ayaz devam etti:

“Sadece… kendimi geri çekmek istemiyorum.”

Bu cümle Güneş’i durdurdu.

Çünkü Ayaz ilk kez bu kadar açık konuşuyordu.

—

Bora ayağa kalktı.

“Tamam!”

“YENİ KURAL.”

Yankı:

“EVET!”

Bora ciddi bir sesle:

“Takım içinde herkes olduğu gibi.”

Emir:

Kabul.

Atlas:

Mantıklı.

Sarp:

Zaten öyle.

Bora Güneş’e baktı.

“Sen Güneş’sin.”

Sonra Ayaz’a.

“Sen de Ayaz.”

Yankı bağırdı:

“VE BEN YANKIYIM!”

Emir:

Doğru.

Atlas:

Onay.

Sarp:

Evet.

Güneş gülümsedi.

Ve ilk kez içi tamamen rahattı.

—

Akşam olurken herkes dağılmaya başladı.

Güneş ayakkabılarını bağlarken Ayaz yanına geldi.

“Yürüyorum.”

Güneş kaşını kaldırdı.

“Takip mi ediyorsun?”

Ayaz çok net:

“Evet.”

Güneş güldü.

“Ne kadar romantik.”

Ayaz yürümeye başladı.

“Alış.”

Güneş de onunla yürüdü.

Bir süre sessiz kaldılar.

Sonra Güneş konuştu:

“Bugün…”

“Ne?”

“Beni ilk kez gerçekten ben gibi hissettirdiniz.”

Ayaz ona baktı.

“Biz değil.”

Durdu.

“Sahada sen yaptın.”

Güneş gülümsedi.

“Birlikte yaptık.”

Ayaz kısa bir an sustu.

Sonra başını salladı.

“Evet.”

Ve o an Güneş fark etti:

Artık çizgiyi geçmişlerdi.

Sadece takım değildi.

Sadece sır da değildi.

Bir şey başlamıştı.

Ve geri dönmek artık mümkün değildi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.