İçeriğe geç

Sahadaki Güneş

Bölüm 28 · 2 dk okuma

Sahadaki Güneş

Bölüm 28

28. Bölüm : Sadece Biz

Antrenman başlamadan önce herkes sahaya dağılmıştı.

Top sesleri, bağırışlar, ayakkabıların zeminde çıkardığı ritim…

Her şey normal görünüyordu.

Ama Güneş için hiçbir şey normal değildi.

Çünkü artık saklanmıyordu.

Ama hâlâ gizliydi.

Ayaz düdük çalınmadan önce takımı ortada topladı.

“Buraya gelin.”

Bora hemen koştu.

“NE VAR?”

Yankı:

“TOPLANTI MI?!”

Emir sakin:

“Yeni açıklama olabilir.”

Atlas:

“Dinliyoruz.”

Sarp sadece yaklaştı.

Güneş de Ayaz’ın yanında durdu.

Ayaz bir süre herkese baktı.

Sonra net bir sesle konuştu:

“Bir şey söyleyeceğim.”

Bora gözlerini kıstı.

“CİDDİ Mİ?”

Ayaz başını salladı.

“Ciddi.”

Sessizlik oldu.

Ayaz devam etti:

“Güneş’in kim olduğunu zaten biliyorsunuz.”

Bora hemen:

“Evet, bunu çoktan öğrenmiştik.”

Yankı:

“BİZ ZATEN BİLİYORDUK!”

Emir:

Bilgi daha önce edinildi.

Atlas:

Yeni değil.

Sarp:

Biliyoruz.

Ayaz bakışlarını hepsinin üzerinde gezdirdi.

Sonra cümleyi net bir şekilde söyledi:

“Bundan sonra önemli olan şey, bunu sadece bizim bilmemiz.”

Herkes sustu.

Güneş nefesini tuttu.

Ayaz devam etti:

“Kimseye anlatılmayacak.”

Bora kaşlarını çattı.

“Tamam… o kısmı anladım.”

Yankı hemen eğildi.

“GİZLİ TOPLANTI MI?”

Emir:

Bilgi sınırlaması.

Atlas:

Gizlilik protokolü.

Sarp:

Mantıklı.

Ayaz sesi düşürdü:

“Okulda bunu bilen başka kimse olmayacak.”

O an sahadaki hava değişti.

Toplardan biri yere düştü.

Bora dondu.

Yankı ağzını açtı.

Emir gözlüğünü düzeltti ama hareket etmedi.

Atlas gözlerini kırptı.

Sarp bile ilk kez kaşını kaldırdı.

Birkaç saniye tamamen sessizlik oldu.

Güneş içinden “şimdi başlıyor” dedi.

Ama Ayaz devam etti.

“Ve bunu bizden başka kimse bilmeyecek.”

Bora yavaşça konuştu:

“Tamam… bekle.”

Yutkundu.

“Yani… okulda kimse bilmiyor mu?”

Ayaz başını salladı.

“Hayır.”

Yankı bir anda bağırdı:

“BEN BUNU NASIL TUTACAĞIM?!”

Emir:

Bilgi sızıntı riski.

Atlas:

Kontrol gerekli.

Sarp:

Tutarsın.

Bora Güneş’e baktı.

Sonra Ayaz’a.

“Sen… başından beri biliyor muydun?”

Ayaz kısa cevap verdi:

“Evet.”

Bora birkaç saniye sustu.

Sonra derin nefes aldı.

“Tamam.”

Herkes ona baktı.

Bora elini kaldırdı.

“Takım kuralı.”

“Ne?” dedi Yankı.

Bora ciddi bir sesle:

“Kimseye söylemek yok.”

Yankı hemen:

“BEN ZATEN SÖYLEMEM!”

Emir:

Onaylandı.

Atlas:

Kabul.

Sarp:

Zor değil.

Bora Güneş’e baktı.

“Bu takımda kalmaya devam ediyorsun.”

Güneş şaşırdı.

“Gerçekten mi?”

Bora sırıttı.

“Biz zaten seni Cem olarak değil, Güneş olarak tanımışız.”

Yankı bağırdı:

“VE SEN ÇOK İYİ OYNUYORSUN!”

Emir:

Performans yeterli.

Atlas:

Uyumlu.

Sarp:

İyi oyuncu.

Güneş bir an sustu.

Boğazı düğümlendi.

“Teşekkür ederim…”

Ayaz yan tarafta sadece onu izliyordu.

Ve küçük bir gülümseme vardı yüzünde.

Çünkü herkes kabul etmişti.

Ama en önemlisi…

Güneş artık saklanmıyordu.

—

Antrenman başladığında Bora topu havaya attı.

“ARTIK OYUN BAŞLIYOR!”

Yankı:

“GİZLİ OPERASYON DEVAM!”

Emir:

Sistem stabil.

Atlas:

Hazır.

Sarp:

Oynayalım.

Güneş topu eline aldı.

Ve bu kez ilk defa…

kim olduğunu saklamadan sahaya adım attı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.