Gece ilerledikçe Bora’nın evi tamamen savaş alanına dönmüştü.
Pizza kutuları masanın üstüne yığılmıştı.
Yankı yerde battaniyeye sarılmıştı.
Emir hâlâ bir şeyler analiz ediyordu.
Atlas cam kenarında oturmuş dışarıyı izliyordu.
Sarp yarı uyur halde telefona bakıyordu.
Ve Bora…
elinde kumandayla bağırıyordu:
“BU FİLMİ İZLEYECEĞİZ.”
“Hayır,” dedi herkes aynı anda.
Güneş istemsizce güldü.
Ayaz da yan tarafta onu izliyordu.
Sessizce.
Ama gözlerini kaçırmadan.
Ve Güneş artık bunu fark ettiğinde kaçmıyordu.
—
Bir süre sonra Bora ışıkları kıstı.
Salon daha sakin hale geldi.
Yankı bir anda doğruldu.
“Tamam.”
Herkes ona baktı.
“Şimdi önemli konu.”
Bora iç çekti.
“Başlıyor…”
Yankı direkt Güneş’e döndü.
“İLK KİM HOŞLANDI?”
Güneş anında:
“Hayır.”
Ayaz sakin şekilde:
“Ben.”
Güneş ona döndü.
“BİR SANİYE!”
Yankı çığlık attı.
“AYAZ HİÇ UTANMIYOR.”
Emir:
Açık iletişim.
Atlas:
İlginç.
Sarp:
Rahat.
Güneş yüzünü kapattı.
“Ayaz lütfen sus.”
Ama Ayaz durmuş değildi.
“İlk gün.”
Salon yine sustu.
Bora şaşkınlıkla:
“İLK GÜN MÜ?”
Ayaz omuz silkti.
“Sinir bozucuydu.”
Güneş gözlerini devirdi.
“Romantik kısmı buysa ayrılıyoruz.”
Ayaz hafifçe gülümsedi.
“Ama sürekli ona bakıyordum.”
Güneş’in kalbi yine saçma şekilde hızlandı.
Yankı koltuğa düştü.
“BEN BUNLARI KALDIRAMIYORUM.”
Ayaz devam etti:
“Sonra her hareketini fark etmeye başladım.”
Emir başını salladı.
“Davranış takibi.”
Atlas:
Takıntı gibi.
Sarp:
Biraz öyle.
Ayaz hiç umursamadan devam etti.
“Ve biri ona yaklaşınca sinir oluyordum.”
Güneş anında Kerem’i düşündü.
Ve bunu düşündüğü an Ayaz ona baktı.
Sanki ne düşündüğünü anlamış gibi.
—
Tam o sırada Bora’nın telefonu çaldı.
“Kim bu saatte?”
Kapıya doğru yürüdü.
Kapıyı açtı.
Ve birkaç saniye sonra sesi geldi:
“AAAA.”
Salon sustu.
Yankı battaniyeden kafasını çıkardı.
“Ne oldu?”
Bora kapıdan içeri baktı.
Sonra yavaşça:
“Kerem geldi.”
Sessizlik.
Güneş şaşkınlıkla doğruldu.
“Aklını mı kaçırmış?”
Ayaz’ın yüzü anında değişti.
Sertleşti.
Kapıdan içeri Kerem girdi.
Elinde kola kutuları vardı.
“Selam.”
Bora hâlâ şoktaydı.
“Sen neden geldin?”
Kerem rahatça omuz silkti.
“Davet edilmedim.”
Sarp:
Belli.
Yankı anında heyecanlandı.
“OFF GERİLİM.”
Ayaz koltuğa yaslandı.
“Ne istiyorsun?”
Kerem’in gözleri kısa süreliğine Güneş’e kaydı.
Sonra tekrar Ayaz’a döndü.
“Sakin ol.”
Ayaz cevap vermedi.
Çünkü Kerem’in bakışını görmüştü.
Ve yine aynı his yükselmişti içinde.
Rahatsızlık.
Kıskançlık.
Kerem bunu fark etmiş gibi hafifçe gülümsedi.
“Bu bakışı yapma.”
Ayaz’ın sesi düzdü.
“Hangi bakışı?”
Kerem sakin şekilde:
“Beni dövecekmiş gibi baktığın.”
Yankı anında Bora’ya döndü.
“BEN BUNUN BİLETİNİ SATARIM.”
Güneş araya girdi.
“Tamam yeter.”
Kerem gözlerini ondan ayırmadı.
“Ben sadece konuşmaya geldim.”
Ayaz direkt:
“Ben istemiyorum.”
Kerem kaşını kaldırdı.
“Ama belki Güneş istiyordur.”
O an salon yine sessizleşti.
Ayaz’ın çenesi sıkıldı.
Ve Güneş ilk kez Ayaz’ın kıskançlığının ne kadar gerçek olduğunu bu kadar net gördü.
