İçeriğe geç

Sahadaki Güneş

Bölüm 18 · 2 dk okuma

Sahadaki Güneş

Bölüm 18

18. Bölüm : Paylaşamamak

Kafedeki hava bir anda değişmişti.

Az önce herkes gülerken şimdi masada görünmeyen bir gerilim dolaşıyordu.

Ve bunun sebebi belliydi:

Ayaz.

Çünkü Ayaz ilk kez bu kadar açık şekilde tepki vermişti.

Kerem hafifçe arkasına yaslandı.

Bakışları hâlâ sakindi ama dikkatliydi.

“İlginç,” dedi.

Ayaz kaşını kaldırdı.

“Nesi?”

Kerem küçük bir gülümsemeyle cevap verdi:

“Cem hakkında çok şey biliyor gibisin.”

Masadaki herkes aynı anda Ayaz’a baktı.

Güneş’in kalbi hızlandı.

Ayaz hiç duraksamadı.

“Aynı takımdayız.”

Kerem başını hafif eğdi.

“Evet. Sadece takım arkadaşı gibi görünmüyor.”

Yankı elini ağzına kapattı.

“OFFF.”

Bora neredeyse kahvesini dökecekti.

Emir sessizce gözlemliyordu.

Atlas’ın bakışları ikisinin arasında gidip geliyordu.

Sarp ise direkt:

“Geriliyor.”

dedi.

Ayaz bakışlarını Kerem’den ayırmadı.

“Sen neden bu kadar ilgileniyorsun?”

Kerem bu soruya hemen cevap vermedi.

Önce Güneş’e baktı.

Sonra sakin bir şekilde:

“Merak ettim.”

Ayaz’ın çenesi yeniden sıkıldı.

Güneş bunu fark edince hemen araya girdi.

“Tamam, sakin olun.”

Ama kimse sakin değildi.

Özellikle Ayaz.

Çünkü Kerem’in Güneş’e bakışını görüyordu.

Ve bundan nefret etmeye başlamıştı.

—

Bir süre sonra Bora ortamı düzeltmeye çalıştı.

“HADİ BİRİ BİŞEY ANLATSIN.”

Yankı hemen ayağa kalktı.

“BEN GEÇEN GÜN—”

“Hayır,” dedi herkes aynı anda.

Ortam kısa süreliğine tekrar güldü.

Ama Ayaz’ın bakışları değişmemişti.

Kerem bir şey söyledikçe Ayaz sessizleşiyordu.

Güneş ise bunu hissediyordu.

Ve nedense…

bu hoşuna gidiyordu.

Bu düşünceyle hemen kendine kızdı.

—

Bir süre sonra Bora ve Yankı sipariş almaya gitti.

Emir telefonla uğraşıyordu.

Atlas dışarıyı izliyordu.

Sarp kulaklığını takmıştı.

Masada birkaç saniyeliğine sadece Güneş, Ayaz ve Kerem kaldı.

Ve sessizlik anında ağırlaştı.

Kerem hafifçe Güneş’e döndü.

“Saçların açıkken daha farklı görünüyorsun.”

Güneş dondu.

Ayaz’ın bakışı direkt Kerem’e kaydı.

“Kerem,” dedi sertçe.

Kerem umursamadı.

“Ne? Doğru söylüyorum.”

Ayaz artık tamamen ona dönmüştü.

“Fazla konuşuyorsun.”

Güneş araya girmeye çalıştı.

“Ayaz—”

Ama Ayaz ilk kez sözünü kesti.

“Sen karışma.”

O an Güneş bile şaşırdı.

Çünkü Ayaz’ın sesi…

gerçekten kıskanç çıkmıştı.

Kerem bunu fark edip hafifçe gülümsedi.

“Tamam.”

Sonra çok daha sakin bir sesle ekledi:

“Demek gerçekten hoşlanıyorsun.”

Sessizlik.

Tam anlamıyla sessizlik.

Bora uzaktan:

“NE KAÇIRDIK?!”

diye bağırıyordu ama masadaki kimse dönüp bakmadı.

Çünkü herkes Ayaz’a bakıyordu.

Ayaz birkaç saniye boyunca hiçbir şey demedi.

Sonra çok yavaş şekilde arkasına yaslandı.

Ve gözlerini direkt Güneş’e çevirdi.

“Evet.”

Güneş’in nefesi kesildi.

Ayaz devam etti.

“Hoşlanıyorum.”

Masadaki herkes donmuştu.

Yankı elindeki içeceği düşürecek gibi oldu.

Bora’nın ağzı açık kalmıştı.

Emir ilk kez gerçekten şaşırmış görünüyordu.

Atlas gözlerini kırptı.

Sarp:

“…vay.”

Güneş konuşamadı.

Çünkü Ayaz’ın gözleri hâlâ onun üzerindeydi.

Kaçmıyordu.

Saklanmıyordu.

İlk kez tamamen dürüst görünüyordu.

Kerem kısa bir süre sustu.

Sonra hafifçe gülümsedi.

“Anlamıştım zaten.”

Ayaz gözlerini ondan ayırmadan cevap verdi:

“Bu yüzden uzak dur.”

O an herkes nefesini tuttu.

Ama Güneş’in kalbi…

çok daha hızlı atıyordu.

Çünkü Ayaz bunu sadece söylememişti.

Herkesin içinde kabul etmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.