Uzattığı eli sıktım. Elimi çekip bana baktığında yalandan gülümsedim.
Pamir bana bakarken gözlerinin içinde ki tedirginliği gördüm. "Buna cidden inanamıyorum. Nasıl vurulursun ya?" Yaren'in konuşması üzerine dikkatimi ona yoğunlaştırdım.
"Bilmiyorum ki, yanımızda çatışma çıktı. Şansa da mermi benim koluma denk geldi."
Bak sen Allah'ın işine ya. Öyle mi olmuş Pamir'cik? "Hastaneye neden gitmediniz ki? Hem vuran kişiler hakkında şikayette bulunurdunuz." Gülmemek için kendimi tutarken kafamı diğer tarafa çevirdim.
"Saçmalama bir de paparazziler ile mi uğraşacağız? Hem yarın hemşire gelip bakacak." Dedi Pamir. Yaren'e döndüğümde dolu olan gözlerini fark ettim. "Yaren ya, su getirir misin?" Diye sordu Pamir. Yaren işaret parmağıyla kendisini gösterdiğinde Pamir kafasını onaylarcasına salladı.
Yaren bana baktığında "Mutfak ne tarafta?" Diye sordu. Elimle salonun kapısını gösterip "Sağ tarafta." Dedim.
Yaren yanımızdan ayrıldığında Pamir bana bakındı. "Yaren hakkında sana bir şey söylemem gerekiyor." Dedi. Gülümsemeden duramadım. "Mafya olduğunu bilmiyor değil mi?" Pamir kafasını olumlu anlamda salladı.
"Pamir'i tanımıyor. Beni ünlü iş adamı Tolga Barlas olarak biliyor. O benim kardeşim, ancak onun benim mafya işlerimden haberi yok. Ona bu gerçeği söylemek istemiyorum." Gülümsememi soldurup kaşlarımı yukarıya kaldırdım. "Bunca zaman nasıl sakladın?"
Pamir'i bilmiyorsa, neyi biliyor? Sadece Tolga Barlas mı var sanıyor? Kızı enayi yerine koymuş...
"Neden Yaren'e gerçeği söylemiyorsun?" Pamir etrafa bakınıp Yaren'in daha gelmediğini görünce kısık bir sesle "Simge, onu korumak istiyorum. Mafya dünyası tehlikeli ve onun bu işlerle karışmasını istemiyorum." Dedi ve normal bir ses tonunda devam etti: "Lütfen, bu küçük olayımı bozma."
Küçük olayı mı?
Kızı yıllardır ayakta uyutmuş ve buna küçük bir olay mı diyor?
Bir şey demeden ona bakındım. Hiçbir şeyi bilmiyorsa, benim de Simge olduğumu bilmiyordur değil mi? Yani Esra olup Tolga'ya aşık rolü mü yapacaktım?
Derin bir nefes alıp verdim. Yaren elinde bir bardakla salona gelince Pamir'in yanına oturdu. Pamir Yaren'in elindeki suyu alıp bana bakındı. Sudan bir yudum alıp masaya koydu.
"Tekrardan hoş geldin, aç mıydın?" Yaren bana bakıp hafifçe gülümsedi. "Hayır, değilim." Dolu olan gözlerini silip Pamir'in elini tuttu. "Düğününüze yetişemediğim için kusuruma bakmayın, yurtdışındaydım." Yaren' karşılık vermek amacıyla gülümsedim. "Ne kusuru? Bizim düğün işleri çok hızlı oldu, bu nedenle doğru dürüst kimseyi davet edemedik." Dedim.
Yaren Pamir'den elini çekince tamamen bana döndü. "Esra, bir süreliğine evinde kalmam mümkün mü?" Nereden çıktı bu orospu? Gülümseyerek "Tabi ki Yaren, bu nasıl soru ya? Duymamış olayım. Burayı senin de evin." Dedim.
Yaren teşekkür ederken kapının çalmasıyla ayağa kalktım. Bu eve acilen hizmetli lazım. Sürekli kapıya ben mi bakacağım?
Dış kapıya gittiğimde kapıyı açıp gelen kadına bakındım. Bana elini uzatıp "Merhabalar beni Palaz Bey yolladı." Dedi. Uzattığı eli sıkıp "Merhaba?" Dedim sorgularcasına.
"Hizmetçi olarak geldim, Aylin ben." Yüzüme gülümseme yerleşti. Başka bir şey dileseydim keşke.
Elimi çekip içeriye geçmesi için ona yol verdim. "Palaz ile her şeyi konuştuğunu düşünüyorum." Dedim, kafasını onaylarcasına salladığında beraber mutfağa geçtik.
"Pek yemek yapmıyorum evde, bu nedenle malzemeler eksik olabilir. Eksik olanları Palaz'a söyle, o hepsini alır. Temizlik konusunda ise evin her yerini temizleyebilirsin, her gün temizlik yapmana gerek yok çünkü çok dağıtmıyorum evi." Kadın beni dikkatle dinlerken "Sadece odama girme, bundan pek hoşlanmam." Dedim.
Kadın etrafa bakındığında "Elinin lezzetini öğrenmek amacıyla birer yemek yap, beğenirsek burada çalışmaya başlarsın." Dedim. Kadın bana dönüp "Hangi yemeği istersiniz?" Diye sordu. "Hiç fark etmez Aylin'cim."
Kadın bana gülümserken yanından ayrılıp salona geçtim. Yaren ve Pamir konuşuyorlardı. Tekli koltuğa oturup onlara bakındım.
"Kim gelmiş?" Pamir'in sorusu üzerine "Evde yeni çalışacak olan hizmetli." Dedim. Pamir kaşlarını çatarak "Hizmetçi mi arıyordun?" Diye sordu. "Evet, Palaz'a söyledim. O da halletti."
"Her işte var bu lavuk." Pamir'in mırıldanarak söylenmesi üzerine "Pardon?" Dedim net çıkan sesimle. "Ben bulurdum, neden ona söyledin ki?"
Konuşacakken Yaren "Palaz kim?" Diye sordu.
Yaren'in sorusunu duymazlıktan gelerek "Sana söylemek istesem söylerdim Tolga." Dedim. Pamir kaşlarını hafifçe çatıp bana baktığında gözlerimi kırpmadan ona baktım.
Yaren yalandan öksürdü ama ne ben Yaren'e baktım, ne de Pamir ona bakındı.
Pamir kaşını normal hâle getirmek zorunda kaldı çünkü koluna birden giren ağırı yüzünden sessizce inledi. "Siktir ya!" Yaren hızla abisinin boşta olan elini tutunca göz devirirdim. Tamam Yaren en çok senin abin var.
Yaren elini Pamir'in alnına koyunca kaşlarımı çattım. "Ateşin var gibi ya." Dedi itici bir ses tonuyla. "Ateş ölçer var mı?" Dedi Yaren abisine bakarak. Bir şey demeden ona bakındığımda Yaren bana dönerek "Ateş ölçer diyorum, var mı?" Diye sordu.
"Olsa söylerdim değil mi?"
Pamir gözlerini bana çevirince hafifçe sırıttı. Kafasını Yaren'e doğru eğip onu gösterdi. Palaz'ın intikamını alıyor gibiydi. Sikerim böyle işi!
Neden Yaren bu kadar yakın ilgi gösteriyor? Ben de buradayım ya hani, yardım edebilirim.
Yaren Pamir ile ilgilenirken ayağa kalktım. "Yatağın hazır olmalı, istersen sen geç biraz uyu." Dedim. Pamir bana bakarken gözlerinde alayla karışık bir bakış vardı. Bu durumdan zevk alıyor gibiydi.
"Ne uyuması? Hasta çocu-"
"Çocuk dediğin kişi benim kocam!" Sesim istemsizce yüksek çıkmıştı. Hay dilimin ayarını sikeyim! Boğazımı temizleyip yalandan gülümsedim. "Tolga hasta ve tabii ki yardımına ihtiyaç var, anlıyorum ama bu senin işin değil."
Yaren oturduğu yerden kalkıp benim önüme geçti. "Esra, ben sadece yardımcı olmaya çalışıyorum. Tolga'nın yanında olması gereken öz kardeşiyim. Bu seni rahatsız mı ediyor?" Kollarımı göğümsümün altında bağladım. "Sen beni nasıl rahatsız edebilirsin?"
Yaren hafifçe gülümsedi. "Yeni evlisiniz anlıyorum ama bu yaptığın çok saçma. Abim o benim, ne yapmamı bekliyorsun? Senin gibi koltukta oturup olayları izlememi mi?"
Pamir tartışmanın büyüyeceğini anlamış olacak ki kardeşinin ismini söyledi fakat Pamir'in susması için işaret parmağımı ona gösterdim.
"Evet, biz evlenirken de abindi ama görüyorum ki abinden önemli işlerin vardı. Şimdi mi birer abin olduğu aklına geldi?"
Yaren bana bakarken Pamir yalandan acıyla inledi. Yaren bana bakmayı bırakıp Pamir'in yanına oturdu. "İyi misin abi?" Pamir Yaren'e bakıp susması için kaş göz yaparken Pamir'e tamamen döndüm.
"Odama geç Tolga, uyursun." Bana bakıp gözleriyle kardeşini işaret etti. "Geçiyor musun Pa-" Pamir gözümü kesip hızla "Geçiyorum." Dedi. Pamir oturduğu yerden kalkarken Yaren'e bakındım. "Biraz kocamla ilgileneceğim." Dedim kısık sesle. Yaren bana karşı kaşlarını çatmış bir şekildeydi.
Pamir'e odaya kadar eşlik ettim. Üst kata çıkınca "Gerçekten senin odana geçeceğiz yani?" Dedi alaylı bir biçimde. Kurşunun geçtiği kolunu hafifçe ittirdim. Pamir acı çekerek inlediğinde geriye çekildi.
"Sorun mu var?"
"Kızıl bir sorunum varmış gibi hissediyorum." Yalandan gülümsediğimde Pamir de bana eşlik etti.
Beraber odama girdiğimizde Pamir yatağa doğru geçti. "Dinlen biraz sonra geleceğim." Diyerek kapıya yöneldim ama Pamir arkamdan "Kardeşimi kıskanan ilk kadınsın." Dedi. Ona döndüğümde sırıttığını gördüm.
"Ne kıskanacağım onu?" Pamir kafasını aşağıya yukarıya salladığında odadan çıktım.
Salona geçtiğimde Yaren'in telefona baktığını gördüm. "Bu kadar üzülme abin için ya." Dedim alaylı bir ses tonu kullanarak. Yaren telefonu kenara bırakıp bana bakındı. "Abimle ilgilendim diye mi bu sinirin? Bu kadar mı özgüvensizsin ya?"
Yüksek sesle kahkaha attım. "Özgüvensiz ha?" Yaren kafasını olumlu anlamda salladı. "Sen hiç kendine bakıyor musun? Senin gibi birini kıskanacak mıyım?" Yalandan dudak büzüp konuşmaya devam ettim: "Sanki senin varlığın bize bir şey katan, değerli bir şeymiş gibi davranman çok komik."
Yaren önüme geçip bana baktığında bir süre sessiz kaldı. "Ben abime yardım etmek istedim. Seninle bir yarış içinde değilim. Bu kadar olumsuz tepki vermeni anlamıyorum."
Şansa bak ya, ben sana kıl oldum.
Belki de abartmıştım ama içimde bu kıza güvenmemem adına bir his vardı.
Normalde hislerim ile hareket edecek kadar aptal değilim fakat şuan durumlar olduğundan farklı.
"Anlamaman normal zaten." Dedim itici bir ses tonuyla. "Sen buraya gelip her şeyi alt üst ediyorsun. Gereksiz tavırların, gereksiz bakışların... Tolga'nın kardeşi olduğunu bile bilmiyorsun, bir kardeş gibi değil sevgili gibi davranıyorsun. Bu yüzden burada ne işin var?"
Yaren anlık bir şekilde duraksadı. "Bu dediklerin çok iğrenç, senin dediğini kulağın duyuyor mu?" Diye sordu. "Evet duyuyor ve seni burada istemiyorum, anladın mı?" Yaren alt dudağını yaladı. Elimle kapıyı gösterdiğimde Yaren koltuktaki telefonunu alıp yanımdan ayrıldı.
Yanıma gelen Aylin'e baktığımda "Yemek hazır." Dedi.
"İştahım kaçtı." Derin bir nefes alıp verdim. "İşe alındın, evine gidebilirsin." Dedim. Kadın bana bomboş bir yüz ifadesiyle bakarken "Çıkabilirsin Aylin." Dedim net bir biçimde.
Aylin yanımdan ayrıldığında üst kata çıktım. Odamın kapısının önüne gelince derin bir nefes verdim.
Odanın içine girince Pamir'i yatakta uzanmış gözleri kapalı bir şekilde gördüm. Yanına geçip ona bakındım. Düzensiz nefes alışverişini fark ettiğimde "Uyumadığını biliyorum." Dedim.
Yanına oturmamla gözünü açıp bana bakındı. "Uyumak üzereydim."
Bir şey demeden ona bakındım. "Sorun mu var?" Diye sordu. "Hayır sadece Yaren evine gitti, onu haber vermeye gelmiştim." Pamir sorgularcasına bana baktığında "Kardeşimi kovdun mu?" Diye sordu.
Ne kovması canım? Kibarca 'Siktir git.' Dedim.
"Ne alaka? Arkadaşı aradı, onda kalacakmış." Pamir sorgularcasına tek kaşını kaldırdı. "Hangi arkadaşıymış bu?" Omzumu yukarıya kaldırıp aşağıya indirdim. "Bilmem, sorasım gelmedi."
Pamir bana bakarken hafifçe gülümsedim. Yattığı yerden doğruldu. Boşta olan kolunu büküp yatağa bastırdı. Vücudu tamamen bana döndü. Bana doğru yakınlaştı. "Kovdun değil mi?" Anlık bir şekilde kafamı onaylarcasına salladım.
Pamir kendini yatağa bırakıp gözlerini kapattı. "Kızım manyak mısın neden kardeşimi kovuyorsun?" Diye sordu.
Demin neden kovduğumu kabul ettim ki?
"Öyle gerekiyordu." Dedim. Pamir gözlerini açıp bana baktı. Bana gözleriyle 'Ciddi misin?' der gibi bakarken yataktan kalktı.
"Gitmene gerek yok." Dedim. "Kardeşimin de gitmesine gerek yoktu Simge." Sert çıkan sesine karşılık cümle kurmamı beklemeden odadan çıktı.
Odada yalnız kaldığımda kendimi yatağa atıp tavanı izledim. Hay sikeyim böyle işi ya!
Keşke 'Gitmene gerek yok.' demeseydim.
Yüzümü elimle kapattım.
Rezillik!
Ertesi Gün
"Aylin, krepler harika olmuş." Dedim gülümsemeyle. Aylin bana teşekkür ederken Pamir yanıma geldi. "Günaydın karıcım." Dedi. Karıcım mı dedi bu? Yanağımı öpüp yanıma oturduğunda ona bakındım.
"Bu gün özel olarak davet edildiğin yere gidecektin değil mi?" Diye sordu. "Evet."
Pamir elimdeki krepi alıp ağzına attığında ona bakındım. Zilin çalmasıyla Aylin yanımızdan ayrıldı. Pamir'e dönüp "Ne bu neşe?" Diye sordum. Pamir dolu olan ağzını gösterdiğinde bir şey demeden önüme döndüm.
Aylin ile beraber içeriye Yaren gelince Yaren'e bakındım. Atsan atılmaz, kovsan kovulmaz bu ne böyle?
Pamir "Hoş geldin kardeşim." Dediğinde Pamir'e sinirle bakındım. Şaka mı yapıyor bu çocuk?
"Bu ne böyle?" Sorumun ardından Yaren Pamir'in diğer tarafına geçip sandalyeye oturdu. "Sadece Yaren'i ağırlamak istedim. Bir sürpriz yapmak istedim, kusura bakma." Pamir'in ses tonu gram hoşuma gitmedi.
O küçük aklıyla bana ders vermeye çalışıyordu.
Sinirle Yaren'e bakındım. "Özür dilerim bu sürpriz seni rahatsız ettiyse." Dedi Pamir. Pamir'e bakınıp derin bir nefes verdim.
"Bu ne biçim sürpriz? Benim kovduğum kişiyi eve davet etmen mi sürpriz?" Aylin konuşmalarımızı dinlerken ona döndüm. Bana bakıp hızla önüne döndü. "Kardeşimi kovman senin hatan." Pamir'in dediği üzerine Yaren gülümserken ben de gülümsedim.
"Öyle mi?" Ayağa kalkıp "Aylin kahvaltıyı topla, herkes doydu." Dedim. Pamir masanın ortasında duran krepi eline aldı. "Aylin ben yiyeceğim, masa şu anlık toplanmasın." Dedi.
Aylin bir bana bir Pamir'e bakındı. "Aylin masayı şuan toplamazsan şu dakika kovarım seni." Pamir krepini sardı. "Kovamaz." Dedi rahat bir ses tonuyla. Aylin'e baktığımda masaya doğru yakınlaştı.
"Kovarsa seni geri işe alacağım, bu masa toplanmayacak."
Pamir krepten bir ısırık alıp bana baktı. "Bu masa şuan toplanacak. Kardeşin veya sen açsan dışarıda yemek yersiniz." Pamir ağzındaki lokmayı yutup gülümsedi. "Aylin'in krepleri çok güzel, krepleri tercih ederim." Kafasını Yaren'e çevirip krepleri gösterdi.
Sinirimi kontrol edemeyip masada duran kreplerin içinde olduğu tabağı elime alıp diğer masaya koydum. "Aylin'cim krepleri getirir misin?" Dedi Pamir.
Aylin kreplerin yanına gitmesiyle "Aylin kovuldun, çık evimden." Dedim. Aylin neye uğradığını şaşırdığında Pamir'e bakındım. "Geri işe alındın Aylin'ciğim."
Aylin derin bir nefes alıp verdi. "Bence ben gitsem iyi olur, siz afiyet olsun." Dedi. Aylin mutfaktan çıktığında Pamir'e bakındım. Pamir bana bakıp sarılı olan krepinden bir ısırık daha aldı.
Pamir krepi bitirdiğinde Yaren ayağa kalktı. "Yaren yerine otur!" Pamir'in yüksek çıkan sesi üzerine Yaren yerine geri oturdu.
Pamir ayağa kalkıp ellerini masaya koyduğunda "Ya şimdi kardeşimle iyi anlaşmaya çalışırsın ya da şirketini ifşa ederim." Dedi.
Kaşlarımı yukarıya kaldırıp indirdim.
Onun gibi ellerimi masaya koydum. "Ya şimdi kardeşini buradan kovarsın ya da bildiğim her şeyi anlatırım."
