İçeriğe geç

Şah Mat

Bölüm 25 · 10 dk okuma

Şah Mat

Bölüm 25

Mat: 6

Simge Yaren'in uzattığı eli sıkınca yalandan gülümsedi.

Bu kız neden birden geldi ki? Tam zamanında yani!

Hem gelmeden neden bana haber vermiyor? Ya bütün planı bozsaydı? Simge'ye baktığımda bana ciddi bir şekilde baktığını gördüm. "Buna cidden inanamıyorum. Nasıl vurulursun ya?" Yaren'in rol yeteneği sıfır mı? Ne bu gereksiz abartı?

"Bilmiyorum ki, yanımızda çatışma çıktı. Şansa da mermi benim koluma denk geldi."

Yaren ve Simge gülmemek için kendini tutsa da bunu görmezlikten gelmeye çalıştım. "Hastaneye neden gitmediniz ki? Hem vuran kişiler hakkında şikayette bulunurdunuz." Dedi Yaren, kızım sana da 'rol yap' dedik de bu kadar saf gibi davran demedik ki.

"Saçmalama bir de paparazziler ile mi uğraşacağız? Hem yarın hemşire gelip bakacak." Dedim. Yaren dolu gözlerle bana bakarken onu öpmemek için kendimi zor tuttum. Kızım tamam ya, bu kadar belli etme aşık olduğunu.

"Yaren ya, su getirir misin?" Diye sordum. Yaren işaret parmağıyla kendisini gösterdiğinde kafamı onaylarcasına salladım.

Yaren Simge'ye bakıp "Mutfak ne tarafta?" Diye sordu. Helal lan kız sana. Bu benim bile aklıma gelmemişti. Eve daha önceden girdiğini hiç belli etmedi.

Simge kapıyı gösterip "Sağ tarafta." Dedi.

Yaren yanımızdan ayrıldığında Simge'ye bakındım. "Yaren hakkında sana bir şey söylemem gerekiyor." Dedim. Simge karşımda gülümserken onun anladığını fark ettim. "Mafya olduğunu bilmiyor değil mi?" Kafamı olumlu anlamda salladım.

"Pamir'i tanımıyor. Beni ünlü iş adamı Tolga Barlas olarak biliyor. O benim kardeşim, ancak onun benim mafya işlerimden haberi yok. Ona bu gerçeği söylemek istemiyorum."

Simge gülüşünü yavaşça soldurup kaşlarını yukarıya kaldırdı. "Bunca zaman nasıl sakladın?"

'Her şeyimi aslında o biliyor.' diyemedim.

'O aslında sevgilim.' diyemedim.

"Neden Yaren'e gerçeği söylemiyorsun?" Etrafa bakındım. Yaren gelmişti büyük ihtimalle ama kapıda bizi dinliyor olması lazım. Simge'ye bakıp kısık bir ses tonuyla "Simge, onu korumak istiyorum. Mafya dünyası tehlikeli ve onun bu işlerle karışmasını istemiyorum." Konuştum. Sesimi normal bir tona getirip cümleme devam ettim: "Lütfen, bu küçük olayımı bozma."

Farkında bile değilsin ama seni kendime bağlıyorum.

Hayatımın sırrını verdiğimi sanıyorsun, hayatımda önemli bir rol aldın sanıyorsun fakat sadece tuzağıma düşüyorsun. Eğer bu oyunu kabul edersen tuzağıma düşmüş olacaksın.

En geç bir haftaya benim için canını verecek seviyeye geleceksin.

Simge, benim için kendini öldüreceksin.

Simge derin bir nefes alıp verdi. Yaren elinde bir bardakla salona gelince yanıma oturdu. Elindeki bardağı bana verince Simge'ye bakındı. Sudan bir yudum alıp masaya koydum.

"Tekrardan hoş geldin, aç mıydın?" Simge'nin sorusuna karşılık Yaren gülümsedi. "Hayır, değilim." Dolu olan gözlerini silip elimden tuttu. "Düğününüze yetişemediğim için kusuruma bakmayın, yurtdışındaydım." Ulan Yaren kadın seni araştırsa bir kere bir yurtdışına çıkmadığını anlar. Niye saçma bahaneler üretiyorsun?

"Ne kusuru? Bizim düğün işleri çok hızlı oldu, bu nedenle doğru dürüst kimseyi davet edemedik." Dedi Simge. Galiba oyunuma dahil olmuştu.

Yaren elimi bırakıp Simge'ye bakındı. "Esra, bir süreliğine evinde kalmam mümkün mü?" Benle beraber uyumak için bunu yaptığına yemin edebilirim ama kanıtlayamam. "Tabi ki Yaren, bu nasıl soru ya? Duymamış olayım. Burayı senin de evin." Dedi Simge, bu kızıl da fazla iyimser rolü yapıyor.

Yaren teşekkür ettiğinde kapı çalmasıyla Simge yanımızdan ayrıldı.

Yaren'e bakıp gülümsedim. Hızla yanağımdan öptü. "Çok özledim seni." Boşta olan elimle yanağını okşadım. "Ben de seni çok özledim ama çok yersiz geldin, ben sana haber verecektim." Dedim kısık sesle.

Dudağıma buse kondurdu. "Sevgilimi bu halde bırakacak değilim ya." Dedi, sessiz olması için kısık sesle "Sessiz konuş." Diye uyarı yaptım.

"Tamam ya, hem bu gizli aşk daha çekici oluyormuş." Dedi Yaren fısıldayarak. Gülmemek için kendimi tuttuğumda boynumdan öptü.

Simge yanımıza geldiğinde konuyu anlamasın diye "Oraları da gezdin demek." Dedim.

Simge tekli koltuğa oturduğunda "Kim gelmiş?" Diye sordum. "Evde yeni çalışacak olan hizmetli." Dedi, yeni hizmetçi mi arıyordu? Hay sikeyim ya! Bunu nasıl kaçırırız? Bizden birini alırdık.

Kaşlarımı çattım. Hizmetçi mi arıyordun?" Diye sordum. "Evet, Palaz'a söyledim. O da halletti."

O piç zaten bizden şüpheleniyor. Kendi adamlarından birini almıştır kesin. Amın oğlu.

"Her işte var bu lavuk." Mırıldanarak konuştum. "Pardon?" Dedi, benim aksime net çıkan sesiyle. "Ben bulurdum, neden ona söyledin ki?" Diye sordum.

Yaren aramıza girip "Palaz kim?" Diye sordu.

Yaren'e susması için baktığımda daha fazla konuşmadı. "Sana söylemek istesem söylerdim Tolga." Dedi. Kaşlarımı çatarak ona bakındım. Bana söylesen ölür müydün? Zaten dört bir tarafın benim adamlarımla kaplı, bir kişi daha gelse ne olur ki?

Simge'ye odaklandığımda Yaren yalandan öksürdü ama ona dönüp bakamadım. Gözlerimi Simge'den ayırmadım fakat koluma giren anlık bir acıyla "Siktir ya!" Diye söylendim. Yaren elimi tutunca Simge göz devirdi.

Yaren elini alnıma koyunca "Ateşin var gibi ya." Dedi. Ateşim yok ki, yatağa gitmek için yol yapıyor sanki? "Ateş ölçer var mı?" Dedi Yaren bana bakarak. Ona bakınıp yapmaması için kaç göz yaptım ama anlamadı.

Yaren Simge'ye döndüğünde "Ateş ölçer diyorum, var mı?" Diye sordu. Simge sert bir ses tonuyla "Olsa söylerdim değil mi?" Dediğinde Simge'ye bakıp sırıttım. Kafamı hafifçe Yarene doğru eğip Yaren'i gözlerimle gösterdim.

Palaz'a değil bana söyleyecektin yoksa seni kıskançlık krizlerine sokarım.

Yaren benimle ilgilensin diye ona bakarken Simge'nin ayağa kalkmasıyla ona bakındım. "Yatağın hazır olmalı, istersen sen geç biraz uyu." Dedi. Gerçekten kıskanıyor muydu? Ona bakarken gülmemek için kendimi tuttum.

Ah be Simge, yanımdaki kadının kardeşim değil sevgilim olduğunu bilsen ne yapardın acaba?

"Ne uyuması? Hasta çocu-" Yaren'in cümlesini tamamlamasına izin vermeden yüksek sesle "Çocuk dediğin kişi benim kocam!" Diye konuştu Simge. Anlık bir şekilde duraksadı. Yalandan öksürüp gülümsedi. "Tolga hasta ve tabii ki yardımına ihtiyaç var, anlıyorum ama bu senin işin değil."

Yaren ayağa kalkınca arkama yaslandım. Nerede çekirdek, kola? Veya mısır? İnan ki hiç fark etmez.

Yaren Simge'nin önüne geçtiğinde "Esra, ben sadece yardımcı olmaya çalışıyorum. Tolga'nın yanında olması gereken öz kardeşiyim. Bu seni rahatsız mı ediyor?" Dedi. Simge kollarını birbirine bağlayarak "Sen beni nasıl rahatsız edebilirsin?" Diye sordu.

Yaren hafifçe gülümsedi. "Yeni evlisiniz anlıyorum ama bu yaptığın çok saçma. Abim o benim, ne yapmamı bekliyorsun? Senin gibi koltukta oturup olayları izlememi mi?"

Hay senin dilinin ayarını sikeyim Yaren!

Aralarına girmek için "Yaren." Dedim ama Simge susmam için işaret parmağını bana gösterdiğinde sessizleştim.

"Evet, biz evlenirken de abindi ama görüyorum ki abinden önemli işlerin vardı. Şimdi mi birer abin olduğu aklına geldi?"

Bu tartışma daha fazla büyürse ne Yaren'i ne Simge'yi tutabilirim. Resmen ilk defa kızların benim için kavga etmesi hoşuma gitmiyor. Yalandan kolum ağırıyor gibi acıyla inledim.

Yaren yanıma oturup "İyi misin abi?" Diye sorduğunda susması için ona bakındım. Bilerek yapıyor ve hoş değil. Kızla beni düşman yapmaya mı geldi buraya?

"Odama geç Tolga, uyursun." Simge'nin dediği üzerine gözlerimle Yaren'i işaret ettim.

"Geçiyor musun Pa-"

"Geçiyorum." Dedim. Ayağa kalkarken Simge sessiz bir biçimde "Biraz kocamla ilgileneceğim." Dedi. Gülmemek için kendimi tutarken Simge ile beraber üst kata çıktık. "Gerçekten senin odana geçeceğiz yani?" Dedim alaylı ses tonumla. Simge mermi yediğim koluma dokunup hafifçe ittirince inleyerek geriye bir adım attım.

Vatan haini!

"Sorun mu var?" Diye sordu.

"Kızıl bir sorunum varmış gibi hissediyorum." Simge yalandan gülümsediğinde ben de yalandan gülümsedim.

Odanın içine girdiğimizde yatağa doğru geçtim.

"Dinlen biraz sonra geleceğim." Simge kapıya yöneldiğinde "Kardeşimi kıskanan ilk kadınsın." Dedim. Arkasına dönüp bana baktığında hafifçe sırıttım.

"Ne kıskanacağım onu?" Dedi kıskançlıktan kuduran o ses tonuyla. Kafamı aşağıya yukarıya salladığımda odadan çıktı.

Telefonumu hızla elime alıp mesajlara bakındım.

Yaren: Ben bu kadını öldürürüm!

Yaren: Orospu!

Yaren: Bir daha bir şey derse, yapışırım saçına!

Attığı mesajları silip odadan çıktım. Alt kata inip salonun kapısına doğru geçtim. Simge'nin sırtı bana dönüktü. Yaren ise beni gördü ama hiç belli etmeden Simge'ye bakındı.

"Sen hiç kendine bakıyor musun? Senin gibi birini kıskanacak mıyım?" Dedi Simge ardından alayla devam etti: "Sanki senin varlığın bize bir şey katan, değerli bir şeymiş gibi davranman çok komik."

Hay sikeyim ya! Tartışmanın başını kaçırmışım!

Yaren Simge'nin önüne geçtiğinde uslu durması için "Uslu dur." Dercesine ağzımı oynattım. Yaren gözlerini benden çekip Simge'ye baktı. "Ben abime yardım etmek istedim. Seninle bir yarış içinde değilim. Bu kadar olumsuz tepki vermeni anlamıyorum." Aferin lan sana, böyle adam olacaksın.

Sessizlik oluştuğunda Yaren bana bakındı. Susması için işaret parmağımı dudağıma götürdüm. Tekrardan Simge'ye baktığında "Anlamaman normal zaten." Dedi Simge. "Sen buraya gelip her şeyi alt üst ediyorsun. Gereksiz tavırların, gereksiz bakışların... Tolga'nın kardeşi olduğunu bile bilmiyorsun, bir kardeş gibi değil sevgili gibi davranıyorsun. Bu yüzden burada ne işin var?"

Ulan kadının içine mi doğudu? Nereden anladı sevgili olduğumuzu?

"Bu dediklerin çok iğrenç, senin dediğini kulağın duyuyor mu?" Yaren'in dediği üzerine Simge net bir biçimde "Evet duyuyor ve seni burada istemiyorum, anladın mı?" Dedi.

Hızla üst kata çıktım. Odaya geçip telefonu tekrardan elime aldım Yaren'e mesaj yazdım.

Pamir: Yavrum, sakin kal ben halledeceğim.

Mesajı silip telefonu kenara bıraktım. Derin bir nefes alıp verdim.

Yatağa uzanıp gözlerimi kapattım. Simge'nin Yaren'e karşı nasıl davranacağını bilmesi lazım.

Bu olaya Yaren'i hiçbir zaman dahil etmemem lazımdı. Şimdi Akif baba da benim üstüme gelecek.

Bıktım ya!

Şu Simge'yi direkt öldürsek ne olur ki?

Kapının açılma sesini duyduğumda gözlerimi açmamaya çalıştım. "Uyumadığını biliyorum." Dedi.

Simge yatağa oturunca gözlerimi açtım. "Uyumak üzereydim." Dedim.

Bana bakarken bir şey diyemedi. 'Kardeşini evden kovdum.' Diyecek hali yok ya? "Sorun mu var?" Diye sordum. "Hayır sadece Yaren evine gitti, onu haber vermeye gelmiştim." Bir de yalan mı söylüyor? Aha be Simge..

"Kardeşimi kovdun mu?"

"Ne alaka? Arkadaşı aradı, onda kalacakmış." Bir de yalanını düşünmüş öyle mi? Tek kaşımı kaldırıp "Hangi arkadaşıymış bu?" Diye sordum. Omuzlarını havaya kaldırıp indirdi. "Bilmem, sorasım gelmedi."

Simge gülümserken ona doğru döndüm. Mermi gelmeyen kolumu kırıp yatağa bastırdım. Ona doğru yakınlaşıp dudağına bakındım. "Kovdun değil mi?" Anlık bir şekilde kafasını onaylarcasına salladı.

Kendimi geriye, yatağa doğru attım. Gözlerimi kapatıp "Kızım manyak mısın neden kardeşimi kovuyorsun?" Diye sordum.

Bilmiyormuş gibi davranmam şaka mı? Hande Erçel'den iyi oyuncuyum.

"Öyle gerekiyordu." Dedi. Gözlerimi açıp ona bakındım. Cidden tek açıklaması bu mu ya? Ben kıskandığını söyler sanmıştım.

Yataktan kalkmamla "Gitmene gerek yok." Dedi.

"Kardeşimin de gitmesine gerek yoktu Simge."

Odadan çıkıp telefonuma bakındım. Yaren'den mesaj gelmişti.

Yaren: Yarın kahvaltıya geleceğim, beni görmeye alışsa iyi olur SEVGİLİM.

Gülmemek için kendimi tutarken odama geçtim.

Ertesi Gün

Yaren'in aramasıyla tuvaletten çıktım. Bir işememiz var ona da karışıyorlar. Ellerimi yıkadıktan sonra telefonu açtım. "Az kaldı, gelmek üzereyim." Telefonu yüzüme kapatınca derin bir nefes alıp verdim.

Ulan kızların arasında benim plan patlayacak gibi.

Mutfağa indiğimde Simge ve yeni çalışanı gördüm. Bu kadını da buradan yollamam lazım. "Günaydın karıcım." Simge'min yanağını öpüp yanına oturdum. Kız şaşırdı galiba, bana bomboş bakıyor.

"Bu gün özel olarak davet edildiğin yere gidecektin değil mi?" Diye sordum. "Evet."

Simge'nin elindeki krepi alıp ağzıma attım. Kapı zili çaldığında çalışan kadın yanımızdan ayrıldı. Simge bana dönüp "Ne bu neşe?" Diye sordu. Dolu olan ağzımı parmağımla gösterdim. Ağzım dolu güzelim, konuşamam.

Çalışan kadınla beraber Yaren içeriye girince Yaren'e baktım.

"Hoş geldin kardeşim." Dediğimde Simge bana sinirle bakındı.

"Bu ne böyle?" Simge'nin sorusu üzerine Yaren umursamadan boşta kalan tarafıma oturdu. "Sadece Yaren'i ağırlamak istedim. Bir sürpriz yapmak istedim, kusura bakma." Kullanabileceğim en itici ses tonumu kullanmaya çalıştım ve bu işte başarılı olduğumu Simge'nin gözünden anladım.

Simge Yaren'e bakarken "Özür dilerim bu sürpriz seni rahatsız ettiyse." Dedim. Simge bana bakıp derin bir nefes verdi.

"Bu ne biçim sürpriz? Benim kovduğum kişiyi eve davet etmen mi sürpriz?" Sen benim sevgilimi evden kovdun sanki? Ne sürprizi bekliyordun? Önümde duran kahvaltılıklara bakındım. "Kardeşimi kovman senin hatan." Simge'ye baktığımda "Öyle mi?" Diyerek ayağa kalktı. "Aylin kahvaltıyı topla, herkes doydu."

Masanın ortasında duran kreplerden birini elime aldım. Kadının ismi Aylin'di demek. "Aylin ben yiyeceğim, masa şu anlık toplanmasın." Dedim.

Aylin'in gözleri Simge ve benim aramda gezinirken "Aylin masayı şuan toplamazsan şu dakika kovarım seni." Diye konuştu Simge. Sakince elime aldığım krepi sardım. "Kovamaz." Dedim rahatlıkla.

Aylin masaya doğru yaklaşınca "Kovarsa seni geri işe alacağım, bu masa toplanmayacak." Dedim.

Simge'ye bakarak krepten bir ısırık aldım. "Bu masa şuan toplanacak. Kardeşin veya sen açsan dışarıda yemek yersiniz." Ağzımdaki lokmayı bitirip gülümsedim. "Aylin'in krepleri çok güzel, krepleri tercih ederim." Yaren'e bakıp yemesi için krepleri gösterdim.

Simge sinirle krep tabağını eline alıp diğer masaya koydu. "Aylin'cim krepleri getirir misin?" Dedim sakin bir ses tonuyla.

Aylin kreplerin yanına gitmesiyle "Aylin kovuldun, çık evimden." Dedi. Simge sen mi daha inatsın yoksa ben mi?

Simge bana bakarken Aylin'e bakındım. "Geri işe alındın Aylin'ciğim."

Aylin derin bir nefes alıp verdi. "Bence ben gitsem iyi olur, siz afiyet olsun." Dedi. Aylin mutfaktan çıktığında Simge'ye bakındım. Kovulduğu yerde istifa etmesi de ayrı bir muamma.

Sarılı olan krepten bir yudum daha aldım.

Krepimin bitirdiğinde Yaren ayağa kalktı. "Yaren yerine otur!" Diye bağırdım. Yaren yerine oturunca ben ayağa kalktım.

Ellerimi masaya koyup Simge'nin gözlerine bakındım. "Ya şimdi kardeşimle iyi anlaşmaya çalışırsın ya da şirketini ifşa ederim." Dedim.

Simge benim gibi ellerini masaya vurarak koydu. "Ya şimdi kardeşini buradan kovarsın ya da bildiğim her şeyi anlatırım."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.