Kapıyı açtığımda, karşımda kocamın kardeşini görmeyi beklemiyordum. Ne işi var bunun?
Morali bozuktu, gözleri hafifçe dolu ve içki kokuyordu. Küçük velet, içip benim kapıma mı gelmişti? Onda bu kadar büyük bir etki bıraktığımı sanmıyordum.
Biraz kıskanç bir ifadeyle durduğunu fark ettim.
Gözlerinin içinden beni öldürme hissiyatı çıkıyordu.
Morali bozuktu, ancak içimde bir yerlerde bu ani ziyaretin altında yatan gerçek nedenin ne olduğunu öğrenmemem gerektiğini söylüyordu.
"Sen neden buradasın?" Benim ona sormam gereken soruyu bana sormuştu. "Anlamadım." Dedim.
"Seni hiç sevmiyorum!" Diye bağırdı birdenbire, sesi öfke doluydu. "Seni abimden kıskanıyorum ve seninle mutlu olduğunu görmek beni deli ediyor!"
Bu sözler karşısında şaşkına döndüm, ama aynı zamanda içimdeki şüphelerin de doğrulandığını hissettim.
Bunun için mi gelmişti karşıma? Küçük bir çocuk gibi davranıyordu.
"Yaren, sakin ol." Dedim, sesimde biraz tedirginlik vardı. İçki içmiş bir insanla kavga edecek kadar salak değildim. "Bu konuşmayı sakin bir şekilde yapabiliriz. Abinin benimle mutlu olması seni de mutlu etmeli, değil mi?"
Ancak Yaren'in öfkesini dizginlemiyordu. Bana sinirle bakıyordu. "Nefret ediyorum senden!" Diye bağırdı. Yaren'in bağırışları arasında Palaz sessizce yanımıza geldi. Yüzünde ciddi bir ifade vardı ve olayı daha fazla büyütmemek için müdahale etmek istediği belliydi.
"Yeter Yaren, sakin ol." Dedi Palaz, sesi otoriter ve sakin. "Böyle bağırmak sorunları çözmeyecek. İçki içip buraya gelirken ne düşünüyordun?"
Yaren bir an için şaşkınlıkla baktı Palaz'a ardından öfkesini biraz daha dizginlemeye çalıştı ancak hâlâ içinde biriken kıskançlık ve öfke vardı. Bunu belli etmekten kendini alamadı.
"Sen de neyin peşindesin?" Diye karşı çıktı, gözleri hâlâ öfkeden parlıyordu. "Bu senin işin değil, bana karışma!"
Palaz, sakin bir şekilde Yaren'in sözünü keserek devam etti: "Bana bak bok torbası! Ne bana ne de Esra'ya sesini yükseltebilirsin. Senin o seslerini bir tarafına sokarım!"
Esra mı dedi? Yaren'in Simge olduğumu bilmediğini Palaz nereden biliyordu ki? Palaz'a bakıp "Sakin kal." Dedim.
Yaren'in öfkesi hâlâ devam ediyordu ama Palaz'ın sakin ve kararlı tavrı biraz daha etkili olmuş gibiydi.
Yaren'in öfkesiyle başa çıkmaya çalışırken, beklenmedik bir anda evimize Yade'nin gelişiyle şaşırdım. Onu beklemiyordum. Zaten şuan Yaren'i de beklemiyordum, bunların benim evimde ne işi var?
Yade genellikle işleriyle meşgul olduğu için böyle beklenmedik bir ziyaretin altında yatan sebep ne olabilirdi?
Yade odaklı ve kararlı bir ifadeyle karşımda durdu. Gözlerinde bir şeyler olduğunu hissedebiliyordum. "Esra biraz konuşabilir miyiz?" Dedi, sesinde ciddiyet vardı. Harika, hepimiz Yaren'in bilinmeyenlik oyununa dahil olduk.
Yaren'in öfkesi hâlâ havada asılı dururken, Yade'nin bu beklenmedik gelişi gerilimi biraz daha artırdı.
Palaz'ın telefonu çalmaya başladı. Telefonunun ekranına baktı ve ciddi bir ifadeyle bize dönerek "Acil bir durum var, hemen çıkmam gerekiyor." Dedi. Sorgularcasına kafamı salladım. Palaz'ın ciddiyetini ve aciliyetini hissettim. "Sabah konuştuğumuz konu hakkında." Dedi.
Pamir mi?
Derin bir nefes alıp verdim. Çıkması için gözlerime odanın kapısını gösterdim. Etrafımdaki gerginlik artarken, Palaz hızla evden çıktı.
Yade ve Yaren'in karşısında kalmak beni biraz tedirgin etti, özellikle de Yaren'in öfkesi hala taze ve belirsizdi. Ancak bir yandan da Yade'nin beklenmedik gelişi ve Palaz'ın acil çıkışı, geceyi daha da karmaşık hale getirmişti.
Kısaca: Gecemin içine sıçtınız.
Yade'nin ciddi ifadesini fark ederek "Seninle konuşacak mıyız?" Diye sordum. Gözleriyle Yaren'i işaret etti. İçimdeki endişeye rağmen ikisini de içeriye davet etmeye karar verdim.
"İçeriye gelin." Dedim, sesimdeki endişeyi gizlemeye çalışarak. Yade ve Yaren'in içeri girdik. Salona geçtik ve karşılıklı oturduk. Herkesin yüzünde farklı duygular vardı; endişe, öfke, belirsizlik. Yaren halı desenini incelemeye başladı tek sorun baktığı yerde halı olmaması.
"Mutfağa geçelim mi biraz?" Yade'nin sorusu üzerine ayağa kalktım. Yaren'in duymaması için Yade ile birlikte sessizce mutfağa geçtik.
"Mesele şu ki: Pamir ve Yaren sabah senin için kavga etmişler. Pamir de bana Yaren'in yanında olmam gerektiğine dair emir verdi."
Hay sikeyim ya.
Böyle olaylar da anca beni bulur.
"Neyse, idare ederim." Dedim. Yade gülümseyen bir şekilde "Teşekkür ederim." Dedi.
Mutfağa kısa bir görüşme için geçtikten sonra salona geri döndük. "Niye eldin ya sen? Hayatımı mahvettin! İğrenç bir kadınsın!" Yaren'in bağırması üzerine bir şey demeden koltuğa oturdum.
Yaren'in öfkesi devam ediyordu ve salonun içinde gerginlik hâlâ hissediliyordu.
"Yaren, senin hissettiklerini anlıyo-"
"Geber Esra!"
"Hislerini ayrı, seni ayrı sikerim." Net çıkan sesime karşılık Yaren yerine oturup duvara bakındı.
Tekrardan kapının çalmasıyla dikkatlerimiz kapıya döndü. Bu sefer gelen kişi Karsu'ydu. Elinde alışveriş poşetiyle duruyordu, yüzünde heyecan dolu bir gülümseme vardı.
"Sürpriz!" Diyerek girdi içeriye, gir tabi ya. Tam zamanında geldin.
Karsu, elindeki alışveriş poşetini uzattı ve heyecanla ekledi: "Sana bir sürpriz yapmak istedim! İçinde senin için küçük hediyeler var."
Elindeki poşete bakındım. "Bunu sonra açarım, içeride misafirlerim var." Dedim. Poşeti elinden alıp dolaba koydum. "Kim? Palaz mı yoksa kocan mı?" Sırıtarak söylemesine karşılık ben de sırıttım. "Keşke." Derim ve devam ettim: "Kocamın kardeşi ve kocamın sağ kolu."
Karsu kaşlarını çatarak bana bakındı. "Ne işleri var ki?" İnan ki ben de bilmiyorum. "Yaren yani kardeşi, sarhoş ve bana sinirli diye aptal aşıklar gibi kapıma dayandı." Karsu yüksek sesle kahkaha attı.
"İleride kocan da kapıya dayanırsa şaşırmam."
Gülümseyerek salona doğru ilerdik. "Bu arada Yaren Simge olduğumu bilmiyor." Diye mırıldandım. Karsu kafasını onaylarcasına salladı.
Yaren'in sarhoşluğunu fark eden Karsu'nun ifadesi ciddileşti. "Ne yapacağımızı bilmiyorum, abla." Dedi, endişe dolu bir ses tonuyla. "Yaren bu durumda evine nasıl geri götürülecek?"
Yaren Karsu'ya baktı. "Karsu musun sen?" Karsu hafifçe sırıttı. "Evet." Yaren Karsu'ya bakmaya devam ederken koltuğa oturdum. "Karsu." Dedi s harfini uzatarak.
Yade ve Karsu birden kahkaha atmaya başladı. Karsu yanıma oturunca Karsu'ya bakındım. "Neye güldün?" Karsu omuzlarını kaldırıp indirdi. "Çok komik söyledi." Dedi.
Yade arkasına yaslanıp "Karsu." Dedi Yaren'i taklit ederek. Karsu tekrardan kahkaha attığında önüme döndüm. Bunların espri anlayışı çok tuhaf.
Yaren'in sarhoşluğu nedeniyle ayağa kalkıp dans etmeye başlaması, durumu daha da karmaşık hale getirdi. "Harika ya!" Karsu'nun sesi üzerine ona döndüm. Karsu hızla ayağa kalkıp Yaren'le beraber dans etmeye başladı.
Gülümseyerek Karsu'ya baktım. Yade oturduğu yerde kahkaha atarken Karsu ve Yaren el ele tutuşmuş dans ediyordu. "Şarkı açsanıza!" Diye bağırdı Yaren.
Yade şarkı açacakken Karsu Yade'nin yanına geçip "Senin kötü zevkin var, ben açarım." Dedi ve Yade'nin elindeki telefonu aldı. "Sen nereden biliyorsun Yade'nin zevkini?" Dedim sorgularcasına.
"Tahmin ettim."
Yade Karsu'nun omzuna vurdu. Karsu şarkıyı açtığında kulağıma gelen şarkı yüzünden kahkaha attım.
"Arafilli farozli arafilli farozli. Mahallenun mastisi mahallenun mastisi."
Karsu telefonu masaya koyup Yaren'in karşısına geçti. "Bu ne şarkısı be?" Dedi Yaren bağırarak. "Karadeniz şarkısı! Seversin diye tahmin ettim."
"Oynayalum uşaklar. Trabzon kolbastisi!" Telefondan gelen müzik üzerine Yade ayağa kalkıp oynamaya başladı. Ciddi misiniz ya?
Kızların dans etmeye başladığında gülmemek için dudaklarımı içe doğru bastırdım. Karsu kızlara nasıl kolbasti oynanır diye gösterirken gülmemi tutamadım.
"Esra hadi gel." Dedi Karsu, gülümseyerek. "Birlikte eğlenelim!"
"Üçtür beştir. Kızlar hoştur. Dünya boştur." Telefondan çıkan ses üzerine Karsu "Coştur coştur coştur coştur!" Diyerek eşlik etti.
Bu kız Karadeniz'e nereden bu kadar hakim oldu?
Karsu elimi sıkıca tutup beni ayağa kaldırdı. Yaren Karadeniz şarkısı eşliğinde bale yaparken Yade horom tepmeye başladı. Salonun ortasına doğru ilerledim. Karsu karşıma geçince gülerek ona eşlik ettim.
"Hoptek hoptek oynayalım bir o yana bir bu yana zıplayalım! Kolbastıyla uşaklar hep beraber coşalım!"
Yade bize eşlik ederken Yaren takla atmaya çalışıyordu.
Dansın sonuna geldiğimizde, salonun içindeki neşeli atmosfer hâlâ devam ediyordu ancak artık herkes biraz yorulmuştu
Yorulmuş bir şekilde kızlara gülümsedim. "Manyak gibi neden bu saatte kolbasti oynadık?" Yade kahkaha atarak kendini koltuğa bıraktı. "Yaren'in sevgilisi Karadenizli."
Karsu da yorgun ama mutlu bir gülümsemeyle başını salladı. "Denk gelişe bak ya." Birlikte birkaç derin nefes aldık. Yaren ayakta durmaya devam ederken onu izledim.
"Neden ayrıldılar?" Yade Yaren'den gözlerini ayırıp bana bakındı. "Başka bir kız varmış."
"Vay şerefsiz."
Karsu kahkaha atmaya başladı. "Herkes senin kocan gibi sadık değil." Dedi bana karşı. Gülümseyerek kafamı geriye yaslandım. "Seviyor musun?" Yade'nin sorusu üzerine sırıtarak kafamı salladım.
Yaren yere oturup dizini kendine çekti, bacaklarına sarılıp ağlamaya başladı. Yaren'in yanına geçip başını okşadım. "Yaren, ne oldu?" Diye sordum, sesimde endişe ve merak vardı.
Yaren, ağlamaya devam ederken bir şeyler söylemeye çalıştı, ancak kelimeleri dökülmekte zorlanıyordu. O kadar duygusal ve sarhoştu ki, neyin ne olduğunu bilemiyordu.
"Eski sevgilisi aklına gelmiştir, bırak ağlasın."
Yanından kalkıp masanın üzerinde duran suyu elime aldım. "Eski sevgilin hakkında konuşmak ister misin?" Diye sordum. Karsu derin bir nefes alıp verdi.
Yaren, gözyaşları arasında eski sevgilisini anlatmaya başladı: "Bana düzgün açıklama bile yapamıyor, beni sevdiğini bilmek istiyorum ama bu onu bile söyleyemeyecek kadar korkak."
Duygularını ifade etmekte zorluk çekiyordu ancak içinde biriktirdiği duyguları paylaşmak istiyordu. Onu dinlemeye ve anlamaya hazır olduğumuzu belirterek sessizce yanında oturdum. Yaren'e suyu uzattığımda elimdeki suyu aldı. Suya bakarken "Keşke planlar olmasaydı." Dedi.
Yade ayağa kalkıp "Her neyse, eski sevgilini anlatacaksan bu gece sabahlamak zorunda kalırız. Ben seni eve bıraksam iyi olacak." Dedi.
Yade'nin nazik teklifi, Yaren'in evine gitmesi için güvenli bir yol sağlamak istemesinden kaynaklanıyordu ancak ben Yaren'in yanında olmak istiyordum. Nedenini bilmiyorum ama yanında olmam lazımdı.
Yade'ye dönerek "Bence bu gece burada kalabilirsiniz." Dedim, kararlı bir ses tonuyla.
Karsu da beni desteklediğini belirterek başını salladı. "Evet, birlikte olalım. Yaren'e destek olabiliriz." Dedi. Yadenin önerisini kabul etmeyi teklif etti. "Ben yine de Pa-" Gözlerini Yaren'e çevirdi ve cümlesini düzelterek devam etti: "Ben yine de Tolga'ya haber vereceğim."
Yade bizden uzaklaşıp mutfağa geçti. Yaren'in gözleri yaşlarla dolu derin bir nefes alıp, sesi titreyerek başladı konuşmaya:
"Sevgilimle ilk tanıştığımızda, dünya sanki durmuştu. O kadar içten, o kadar samimi biriydi ki... İlk buluşmamızı hatırlıyorum, o güzel gülüşüyle karşımda duruyordu ve benim kalbim hızla atmaya başlamıştı. Beraber geçirdiğimiz o güzel anıları hatırlıyorum, onunla her anımızın özel olduğunu düşünürdüm."
Gözyaşları arasında devam etti. "Ama sonra, zamanla her şey değişmeye başladı. Aramızdaki uzaklık arttı, başka kızla beraber olmayı tercih etti ve sonunda ayrılmak zorunda kaldık. Aptal olduğum için kalbim hâlâ onun için atıyor, onu hâlâ çok özlüyorum."
Karsu ve ben sessizce yanında oturarak onu dinledik. "Başka bir kız derken? Nereden öğrendin?" Diye sordum.
Yaren, gözleri hafifçe yaşlı bir şekilde başını salladı. "Kendi söyledi." Dedi, sesi hüzünlüydü. "İlk başta inanamamıştım ama sonra gerçeği kabul etmek zorunda kaldım."
Yade yanımıza gelip "Kalabiliriz." Dedi.
Yaren'e bakıp "Bazen erkeklere güvenmemek lazım, ne zaman ne yapacağı belli olmuyor." Dedim. "Senin eski sevgilin de karaktersizin önde gideni."
Yaren sarhoşluğun etkisiyle gülmeye başladı. "Biliyor musun? Diğer kızın hiçbir şeyden haberi yok ve evlendiler."
Duyduklarım karşısında ne diyeceğimi bilemedim. "Nasıl ya?" Karsu anlık bir tepki vermişti. "Tolga hiç istemedi..." Abisi sevgilisini mi onaylamamış?
"Her neyse, Yaren uyusa iyi olacak." Dedi Yade.
Ayağa kalkıp misafir odasına geçtim. Yatakları hazırlayıp Yaren'in yanına döndüm. Yaren'e yatacağı odayı gösterdiğimde yavaş adımlarla odaya geçti. Yaren uyurken, sessizce odadan çıktık.
Kızlara yataklarını hazırladıktan sonra "Sana da zahmet ettirdik, kusura bakma." Dedi Yade. "Sorun değil." Dedim.
Yade'ye misafir pijamasını verip onu odada yalnız bıraktım. Karsu bana baktığında "Ne oldu?" Dedim. Karsu'nun benimle uyumak istediğini görünce, ona gülümsedim. Onay verdiğimi anlamış olacak ki hızla odama koştu.
Yatağa uzanıp sessizce yan yana uzandık.
Gözlerimi kapatmamla "Simge." Dedi. Gözlerimi açıp Karsu'ya bakındım. "Efendim?"
"Seni çok seviyorum." Gülümseyerek Karsu'ya döndüm. "Ben de seni çok seviyorum."
Karsu sıkıca bana sarıldı. "Her ne olursa olsun sen benim tek ablamsın." Galiba Yaren'in duygusallığından etkilendi.
"Uyuman lazım Karsu."
"İyi geceler abla." Dedi. Gözlerimi kapattım. "İyi geceler güzelim." Dedim.
Ertesi Gün
Karsu'nun yanıma gelip beni uyandırmasıyla gözlerimi yavaşça açtım. Odada hafif bir güneş ışığı vardı. Karsu da gülümseyerek, "Kahvaltı hazır, hadi beraber aşağıya inelim." Dedi. "Yaren bize harika bir kahvaltı hazırlamış."
Yaren kahvaltı mı hazırlamış?
Alt kata indiğimde Yaren ve Yade'yi gördüm. Beraber kahvaltı hazırlamışlardı.
Yade yalandan öksürünce "Evinde ağırladığın için teşekkür ederim." Dedi Yaren. Gülümseyerek "Her zaman." Dedim.
Kahvaltı masasına oturduk. Kahvaltı masasında oldukça çeşitli ve lezzetli yiyecekler vardı. Yaren, gülümseyerek bize doğru döndü: "Beğendiniz mi?"
"Yaren biraz dur, önce yesinler." Dedi Yade. Gülümsersek taze sıkılmış portakal suyunu elime aldım. Bardaklara döküp kendi bardağımı elime aldım. Bir yudum aldım.
Zilin çalmasıyla beraber ayağa kalktım. "Sipariş mi var?" Diye sordum kızlara merakla. "Hayır."
Masadan kalktım ve kapıya doğru yöneldim. Yaren de merakla benim yanıma gelmişti.
Kapıyı açtığımda, Pamir'in yüzünde gülümseme vardı. "Hoş geldin!" Dedim sevinçle. Pamir Yaren'e baktı, ardından bana bakıp gülümsedi. "Hoş buldum güzelim."
Pamir, gülümseyerek içeri adım attı. Pamir'in dudağına buse kondurdum. "Çok özledim seni." Dedim. Pamir'in gözleri tekrardan Yaren'e kaydı. Yaren ise hızla yanımızdan ayrıldı.
"Ben de seni çok özledim." Dedi.
Pamir ciddi bir ifadeyle bana dönerek konuşmaya başladı: "Sana bir şey söylemem lazım."
Dikkatle gözlerinin içine bakındım. Gözlerimiz birbirimize baktı.
"Benim gerçek ismim Doruk."