İçeriğe geç

Sadece Yaz

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Sadece Yaz

Bölüm 2

Devam Et

Sessizce Akay ın odasına gittim ve kapısını araladım. Akay mışıl mışıl uyuyordu, benim uykum ayaklanıp Akay ın yastığının altına girmediyse ben de Burçikinyo değildim. Onu kırmızı çizgisinden, benden sonra en değerlisinden vurmaya karar verdim. Saçlarından.

Saçlarına takıntılı , baya yakışıklı ve esmer bir çocuktu. Kaslı bir vucüt yapısı vardı. Yemyeşil gözleri de baya güzel gözükürdü.

Sosyal medyada gördüğümden beri bu şakayı Akay a yapmayı planlıyordum. Uykusuzluğumun bedeli hem Mercan a hem de Akay a patlamıştı ama ne yaparsınız işte? Kaderleri buymuş…

Akay ın tamamen uyuduğuna emin olup koşa koşa mutfaktan çok da büyük olmayan bir bardak aldım. Eslem ve yiğit in “salak mı bu kız” bakışlarına aldırmadan içine soğuk su doldurdum.

Telefonumdan bir tıraş makinesi sesi bulup son seste ayarladıktan sonra artık hazırdım.

Akay ın odasına girdim ve sesi açarak telefonu Akay ın saçlarına tutmaya başladım. uykusu çok derin değildi bu yüzden bir anda uyanıp çığlık çığlığa bağırmaya başladı. Tam o anda elimdeki buz gibi suyu yüzüne boşalttım. Sabahı zehir olmuştu ve ben hiç olmadığım kadar çok eğleniyordum.

Bunu küçük bir bedel olarak düşünerek vicdan azabı çekmiyordum çünkü sürekli beni gıcık ediyordu ve ben artık buna dur demeyi başarmıştım. Yani sanırım. Bir tık da canım istediği içindi ama olsun. Akay ın yüz ifadesine değer miydi? Kesinlikle evet.

Yataktan fırladığı gibi gözlerinden çıkan alevler önde kendisi arkada beni kovalamaya başlamıştı ama artık çok geçti. Yiğidim birtanem artık önümde koca bir siperdi benim için. Sırıtarak akay a bakıyordu. Aralarındaki cüsse farkı düşünülürse ben canımı tamamen güvenceye almıştım.

Yiğit kaslı ve yapılı bir adamdı. güçlüydü ama akay ile onun arasında kıyaslama yapmak saçmalık olurdu. Yiğit in keskin yüz hatları ve kömür karası siyah gözleri vardı. O da Akay gibi esmerdi fakat bu gözlerine de yansımıştı.

Akay ağlamaklı bir şekilde “neden” diye sordu. Ben ise ona kahkahalarımla cevap verdim ve beni anladığına emindim.

“öcümü alacağım” diyerek odasına gitti ve 5 dakika sonra tamamen ayılmış bir şekilde geri gelerek masaya oturdu. O sırada eslem de bu şamataya uyanmış olacak ki süslenip püslenip yanımıza gelmişti. Sarı küt saçları vardı, kum saati bir fiziğe sahipti ve mercan kadar olmasa da çok güzel bir kızdı ya da ben böyle düşünüyordum.

Birlikte güzel bir kahvaltı ettik. Akay ım ballı turtam ile birlikte masayı toparlarken yiğit ve mercan okul için hazırlanmaya gitti. Eslem de onlar hazırlanana kadar ailesiyle kısa bir telefon görüşmesi yaptı.

Hepimiz Akay ın arabasına bindik ve okula doğru yol aldık. Klostrofobim yüzünden camı açmayı unutmadım çünkü beni biraz daha rahat hissettiriyordu. Eslem ve yiğit de benim gibi işletme okurken, Akay havacılık yönetimi, mercan ise gastronomi okuyordu. Şansımıza hepimiz aynı okuldaydık ve kampüsler yakın çevrelerdeydi bu yüzden neredeyse tüm gün birlikteydik ve belki de aramızdaki aşırı samimi iletişimin kaynaklarından biri de sürekli aynı ortamda bulunabiliyor olmamızdı.

Akay arabayı bizim fakültenin önüne park etti çünkü tam olarak üniversitenin merkezindeydi. Eslem yiğit ve ben dersimizin olduğu sınıfa geçerken akay ile mercan bizden ayrıldı. Öğle arası yemekhanede buluşmaya karar verdik.

Yaz gelmişti ve okulların kapanmasına 2 hafta kalmıştı fakat bizim lanet derslerimiz hala devam ediyordu . Aslında ben devamsızlık hakkım olmadığı için geliyordum. Yiğit ve Eslem de bazı projelerini hala teslim etmemişlerdi. Akay staj ayarlamaları için, mercan ise derslerini kaçırmak istemediği için geliyordu.

Bolca boş vaktin size sağladığı tek şek harika derslerdir. Denendi, onaylandı.

Böyle diyince bir ilham geldi şu an. Bana influencer olmak çok yakışmaz mıydı ?- ne alakaysa-. en kısa sürede bunu araştıracaktım. Neyse.

Tatil için bir planım yoktu ve bunu çocuklarla konuşmaya karar verdim.

“Tatil için ne yapıyoruz?”

Eslem cevap verdi.

“akay bizimle konuşmak istediğini söyledi, bir önerisi varmış, plan yapmak için onu beklememizi söyledi”

Araya girmeden edemedim.

“ benim niye haberim yok? Siz biriciğinizden gizli gizli bir şeyler mi konuşuyorsunuz eslemcağızım?”

“ yok burçikinyo öyle değil, biz konuşurken seni arayalım dedik ama telefonu açmadın biz de uyuduğunu düşündük ki bu çok normal, sonra bize geri dönmeyi unuttun büyük ihtimalle. Biz de burçak ile yüz yüze konuşuruz dedik”

Açıklaması mantıklı gelince kafamı sallayıp ses çıkarmadım. Yiğidim konuşmaya başladı.

“bir yazlık planı olduğundan bahsetmişti ama tam hatırlamıyorum siz olmadan pek konuşmak istememişti”

Eslemcağızımla aynı anda “öğlen konuşuruz” dedik, beklemediğim için kahkaha atmaya başladım ki pek komik bir şey değildi. Eslem de benim gülüşüme gülünce yiğit de bize gülmeye başladı. İnsanların delici ve gereksiz bakışları arasından hızlıca geçerek ve gram umursamayarak o sefil mi sefil halimizle dersimize girdik. Öğlen arasını ilk kez bu kadar sabırsızca bekledim çünkü arkadaşlarımla yaz tatili yapmak hayatta en sevdiğim şeylerden biri olabilirdi ve daha önce asla zamanımız uyuşmadığı için böyle bir şey yapamamıştık yani bu bizim için bir ilkti.

En sonunda sıfatsız hocamızın mıymıy sesi kesildi ve aceleyle kafeteryaya doğru gittik.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.