O Kerem'di.Yanına gitsem mi diye düşünürken,o geldi.
-Bugün sen nöbetçiymissin.Bende nöbetciyim.
Dedi.
-Evet.
Kekeleyerek de olsa bunu söyleyebilmiştim.
-Duru, o zaman müdür yardımcısının odasına gidelim.
Başımı usulca salladım ve yürümeye başladık.Merdivenlere geldiğimiz sırada kalp atışlarımı düzenlemeye çalıştığım için önümü görmedim ve yere düşüyordum o an Kerem yine kurtarıcı melekliğini yaptı.Eli belime yavaş yavaş dolanmıştı.Hızlıca kendimi toparladım.Kerem'in kolu hala belimdeydi.Elimi eline koydum ve hafifçe ittim.Hiçbir şey olmamış gibi yürümeye devam ettik.Müdür yardımcısının odası buradaydı.Kapıda müdür yardımcısını beklemeye başladık.Kerem'e döndüm ve şöyle dedim.
-Numaranı versene?
Utançtan kıpkırmızı olmuştum.Rezillikti.
Sonra düzeltmeye çalıştım.
-Sey yani şöyle şimdi biz,ben nasıl desem okula yeni geldin ya,ondan şey ettim ben.
Gülümsedi.
Gülümsedim.
-0539.............
-Dur çaldırayım.
Dedim ve çaldırdım.Sonrada Kerem'e farkettirmeden onu "Kurtarıcı meleğim💗"diye kaydettim.Müdür yardımcısı nihayet gelmişti.İçeri girdik ve sınıf defterlerini aldık.Ben 12. Sınıflara ve 11. Sınıflara dağıtacaktım.Kerem ise 9. Ve 10. Sınıflara dağıtacaktı.Tüm sınıf defterlerini dağıtmış ve tam Kerem'in yanına gidecekken koridorda Jale Hoca'nın bana seslenmesiyle yanına gittim.
-Ya canım, öğretmenler odasından sınav kağıtlarını getirir misin?
-Tabii hocam.
Dedim ve hızlıca öğretmenler odasının olduğu kata indim.
-of nerede bu hocanın dolabı daha Kerem'in yanına gidecektim!
Ve arkamı döndüğüm anda Kerem'in orada olduğunu farkettim.
-Merhaba!
-Sanada merhaba Duru!
Gülümsedim.
Gülümsedi.
Neyse ki sınav kağıtlarını bulmuştum.Bir insan bu kadar sakar olamazdı.Kağıtları yere düşürmüştüm.Kağıtları almak üzere eğildim.Eğildi.Ellerimiz o kağıdın üzerinde buluştu.Bu an hiç bitmesin istemiştim.O da neydi? Aleyna telefonu tutmuş bizi çekiyor.Hızlıca kağıtları topladım ve üzerimi düzeltip kalktım ve öğretmenler odasını terk ettim.Sonra Jale Hoca'ya kağıtları vermek üzere olduğu sınıfa gittim.Kağıtları hocaya verdim ve bu olanları Göktuğ'a anlatmak için zilin çalmasını beklerken kantindeki kırmızı masaya oturup bir kahve sipariş ettim.Göktuğ ile kalplerimiz bir olacak ki zil çalar çalmaz yanımda bitti.
-Göktuğ!
-Noldu kızım?
-Aleyna kerem ile benim fotoğrafımı çekti.
-Kerem kim?
Dediği sırada Aleyna yanımıza geldi.
-Göktuğ iki dakika çekil kız kıza bir konuşalım.
Göktuğ az önce bahsettiğimden dolayı iyi birşey olmadığını anladı fakat gözlerimizle bile anlasabildigimizden yanımızdan uzaklaştı.Aleyna konuşmaya başladı.
-Öncelikle yanındaki çocuğu buraya çağır.
Dedi.
Neden bilmiyorum ama sözünü ikiletmeden Kerem'i aradım.İki çalıştan sonra ses geldi.
-Alo!
-Kerem kantine gelir misin?
-Geliyorum.
Aleyna'da o sırada biriyle konuşuyordu.Yaklaşık beş dakika sonra Kerem gelmişti ve Kuzey'de geliyordu.
Aleyna söze girdi.Elinde ise Kerem ile benim fotoğrafım vardı.
-Simdi şöyleki ben Kerem'i görür görmez etkilendim yani vuruldum.Kuzey'de zaten sana ilgi veriyordu anlamışsındır.
Bende araya girdim ve
-Yani?
Dedim.
-Ee işte Kerem benim olucak,Sende Kuzey'in.Yoksa bu güzel fotoğrafı yaymakla kalmam dedikodu çıkartırım.Dilim tutulmuştu.Ne diyecektim?Kuzey araya girdi.
-Sanırım bu evet demek.O zaman ben sevgilimi alıp gidiyorum.
Dedi ve beni bileğimden tutup götürdü.Kerem sadece arkamızdan gidişimizi izlemişti.Orada öylece durmuştu.Gelip "istediğinizi yapın!" demesini beklemiştim.Dedikodu yayılmasını istemiyor olabilirdi ama bunu bize yapmamalıydı.Bu aşk böyle bitmemeliydi, bitemezdi.Daha doğrusu aramızdaki aşk başlamıştı bile.Biz uzaklaştıktan hemen sonra Aleyna, Kerem'e yaklaşmaya çalıştı fakat Kerem sadece donuk bir bakış attı ve hızlıca yanından uzaklaştı.Kuzey ile benise kenara çekildik.Hemen söze girdim.
-Böyle mi beni elde edeceksin ha?
-Of sevgilimsin işte, elde ettim.
Der demez beni öpmeye kalktı.Elimi kaldırdığım gibi yapıştırdım.
-Bir daha sakın böyle bir şey yapayım deme!
Dedim ve gözlerim dolu dolu orayı terk ettim.
Gün boyu çok fazla yorulmuştum.Çantamı toparladım ve hızlıca dışarı çıktım.Okulun kapısında Kerem'i ve Aleyna'yı gördüm.Hiçbir sey söylemeden durağa doğru yürüdüm.Gözümden yaşlar akıyordu.Eve gelir gelmez yatağa girdim ve derin bir uykuya daldım.
Olaylardan 3 gün sonra(Yazarın anlatımıyla)
Kerem fazlasıyla yıpranmıştı.Neden o an "İsterseniz yalan haber yayın,o yani Duru benim" dememiştim.Niye karşı çıkmamıştım?Diye düşünüyordu.Ve Aleyna ile yalandan fazla yakın bir ilişki kurmak onun sinirini bozuyordu.Buna katalanamıyordu.Duru'yu çok özlemişti.Sadece 3 gün,3 gün,3 gün Kerem'in beyninin içinde dolanan sihirli sözcükler.Bu 3 gün o kız için nasıl bir zindana dönmüştü.Nasıl o kız için 3 günü 1 ömür diye bilmişti.Ona kör kütük aşık olmuştu işte.Fakat kim bunu aciklayabilirdi ki.Kim çıkıpta kendine "Ben aşık oldum!" diyebilirdi.
Aşk böyle birşeydi.Kabul etmezdi insan.Ona her ne kadar kör kütük aşık olsada.Aşkından ölecek olsada kim kabul ederdi.O kokusunu almadan, saçlarına dokunmadan,kalbini hissetmeden,nefesini hissetmeden, varlığını hissetmeden,o güzel gözlerini görmeden değil gün saniye bile geçmezdi.Aşk bir zindandı.Aşk gece ile ay gibiydi.Biri çıkınca diğeride çıkardı.Biri yoksa diğeride yoktu.Aşk Leyla ile Mecnun gibiydi,Aşk Ferhat ile Şirin gibiydi,Aşk Romeo ve juliet gibiydi.Düşman ailelerin çocukları olsalar bile, aralarında yaşlar, aşılamayacak engeller olsa bile birbirine koşmaktı.En önemlisi aşk Kerem ile Duru gibiydi.
"Bir nefes kadar yakın, bir kaf dağı kadar uzak."
Olmaktı aşk.Aşk, aşkından yanıp tutuşsanda, kıskançlıktan çatlasanda sesini çıkarmamaktı.Yoksa anlarlardı.
"Bir gün bir çılgınlık edip seni sevdiğimi söylesem,alay edip güler misin?Yoksa sende seve misin?"
Diye tereddüte düşmekti aşk.Aşkın ateşinde kavrulurken,onun dokunuşu, bakışı, görüşü,nefesi,kokusu, gözleri... su olurdu insana.
Kerem,Duru'ya olan aşkını kabullenmeye çalışırken Kuzey Bey sefasını sürüyordu.En çokta bunu yediremiyordu kendine.Duru onundu,Kuzey kimmiş be?
Ne tesadüf ki(!) Kuzey Bey'de buradaydı.Kerem'ib karşısına geçmiş pişkin pişkin sırıtıyordu.Kerem sessizce
-iti an çomağı hazırla.
Diye mırıldandı.
Kuzey Bey'de
-Duyamadım?
Dedi anlamamazlıktan gelerek.
-Ha birde sığarım diyorsun?Tekrar söylüyorum iyi dinle.İster 4 kulağını aç,ister 5."İTİ AN ÇOMAĞI HAZIRLA" dedim.Farkettiysen sonunada nokta koydum.
-Bugün agresifliğin üzerimde diyorsun?
-Diyorum.
-Demek ki sevgilinle gününüz iyi geçmedi.Tüh!Ama üzülme! Aşkından geberdiğin kızı çok mutlu ediyorum.Biliyor musun?Beni öptü.
-Sen kaşınıyorsun.
-Hayır!Ahahah!Ben sadece seni mutlu ediyorum.
Kerem aşırı derecede sinirlenmişti.Kendini tutamıyordu.Yumruğu yüzüne geçirdi.Kuzey büyük ihtimalle psikoloji okuyacaktı.Çünkü vurmak yerine onunla alay ediyordu.
-İyi deneme ama ıskaladın!Yaralanmadım bile.Ha birde vurabilirsin.Sonuçta bana pansuman yapacak bir sevgilim var!
Kerem iyice deliye dönmüştü.Kuzey eline geçse ne yapardı kim bilir.Kuzey yere yatırdı vurduda vurdu.Yetmemişti siniri geçmiyordu.Kuzey ise sadece gülüyordu.Kuzey gülmekten bikmamıştı.Kerem ise sinirden kuduruyordu.Ellerinden kanlar fışkırıyordu.Sonunda durdu.
-Duru'yu elinden alicam?
-Ahahah! Salağa bak!
-Tek tuşla gelecek!Yanıma gelecek.Görüceksin.Onu senden alicam.Cünkü o seni istemiyor.Hatta o hiç senin olmadı.
Dedi ve telefonunu çıkardı.Bu sefer Kuzey sinirliydi ama sakin kalmaya çalışıyordu.Kerem Duru'yu aradı.Tek çalıştı Duru telefonu açtı.
-Kerem!Aradın!
-Evet,aradım...
Kerem nefes nefese konuşuyordu.Kuzey araya girmek istesede Kerem bir şekilde bunu yapıyordu,onu durduruyordu.
-Kerem sesin hiç iyi gelmiyor.
-Ben iyiyim, güzelim.Senden birşey isticem.
-Söyle.
-Sahile gelir misin?
-Tamam,gelirim.Simdi mi?
-Evet,birtanem.
-Tamam,hemen geliyorum.
Dediği gibide yaklaşık 10 dakika sonra Duru buradaydı.Kerem'i gördüğü gibi koşarak yanına gitti ve boynuna sarıldı.Nefes nefese kalmıştı.
-Seni çok özledim be!İyi misin?
-Evet, güzelim.Hemde hiç olmadığı kadar.Ama sakin ol,beni görür görmez öldürmek istemezsin.
-Özlemek bu dokunmakla geçmiyor.
Dedi Duru.
Kerem araya girdi.
-Dokunmakla geçmiyor mu?
-Geçmiyor be...
Dediği anda Kerem,Duru'yu belinden tutup kavradı.Sonra kendine çekti.Önce bedenleri sonra dudakları birleşti.Onlar bir elmanın yarısıydı.Orada ne kadar, öylece kaldıklarını bilmiyorlardı.Soluksuz dudakları birleşmiş bir şekilde sahilin ortasında duruyorlardı.Kuzey ise görülecek herşeyi görmüştü.Herseyi kayda almıştı.O Duru'ya saplantılıydı.Evinin duvarlarında boy,boy fotoğrafları vardı.Telefonu, konuşmaları herşeyi oydu.Bunları gidip Aleyna'ya Aleyna'ya mesaj atmak üzere WhatsApp'a girdi.
Kuzey=
Aleyna attığım konuma gel!
Konum
...Barı
Kerem ile Duru birbirinden ayrılabilmişti.Duru, Kerem'in ellerini tutmuş olacak ki ellerindeki yaraları gördü.
-Buna pansuman yapmak lazım.
Dedi ve Kerem'in yaralarını öptü.Kerem ise ona karşılık sarıldı.
-Tamam.
-Bizim eve gel?
-Ailen?
-Ben abimle yaşıyorum.O da sonraki hafta gelecek.
-İyi gidelim.
Dedi ve yürümeye başladık ellerimiz birbirini tutuyordu.Aşırı mutluydum.Yavaş yavaş yürüyorduk.Çünkü bu an hiç bitsin istemiyorduk.20 dakika sonra eve gelmiştik.Salona geçtik ve pansuman aletlerini çıkardım.Sonrada içecek birşeyler getirdim.Kerem'e karşı döndüm ve
-Ya Kerem! Dudağında kanıyor!
-Sen varken hissetmiyorum bile.
Gülümsedim.
Gülümsedi.
Dudağın kenarına pamuğa döktüğüm oksijeni sürdüğüm anda geri çekildi.
-Acıyor mu?
Dedim.
-Hayır ya!
Sonra yavaş yavaş silmeye başladım,krem sürdüm ve yara bandı yapıştırdım.Sinra yarasına bir öpücük kondurdum.
-Sıra eline geldii!
Elini,elimin üstüne koydum.Yine oksijenle sildim ama bu sefer tepki vermedi.Bir eli fazlasıyla kanamıştı.Eline krem sürdüm ve bandajla sardım.Diğer elinde sadece bir yara çok belli oluyordu onun üstünede yara bandı yapıştırdım.Pansuman aletlerini kutusuna koyup yukarı koymak için kalktım fakat Kerem beni tutup kendine çekti.
Gülümsedim.
Gülümsedi.
Kerem o gece benim evimde,benimle kalmıştı.
Kuzey ile Aleyna ise barda buluşmuştu.Kokteyl sipariş etmistiler.Kuzey az önce gördüklerinden dolayı hiç mutlu değildi.Aleyna ile aksine Kuzey'i dansa kaldırmaya çalışıyordu.Aleyna sadece kıskançın tekiydi.Kerem çokta umrunda değildi.Aleyna birden söze girdi.
-Of ya! Neden bu kadar mutsuzsun? Seni nasıl mutlu edebilirim?
Derken kollarını Kuzey'in boynuna doluyordu.Kuzey kolunu itti ve sinirli bir şekilde telefonununu çıkardı ve Kerem ile Duru'nun öpüştüğü videoyu gösterdi.
-AL İSTE BU YÜZDEN.
Aleyna,Kerem'i umursamıyordu sadece kıskanıyordu.Çünkü o şımartılmıştı.Kuzey ayağa kalktı.Aleyna ise kolundan tutup
-Nereye?
Diye sordu.
-Cehennemin dibine!
-Hadi ya!
-Gelicen mi?
-Gelicem tabii, yürü hadi.
Bu şekilde ikisi de aynı evde kalacaktı.Ne kadar romantik(!)
Kerem ile Duru,Kuzey ile Aleyna birbirini tamamlamıştı.Kuzey ile Aleyna'nın ilk gecesiydi.Kerem ile Duru'nun ise aşklarının başlangıcıydı
.İkiside ne derler umursamıyordu.Onlar çoktan sevgili olmuştu.Nasıl bu kadar hızlı gelişmişti anlamamıştılar fakat aşk geliyorum demezdi.

