İçeriğe geç

Sadece Parti

Bölüm 4 · 9 dk okuma

Sadece Parti

Bölüm 4

Evlenicez biz!

Gerçekten çok mutluyduk.Ben ve Kerem sevgili olmuştuk.Biz sevgili olmuştuk.İnamamıyordum, çok mutluyduk.Bu bir rüya mıydı?Olaylar son 2 haftadır çok hızlı gerçekleşiyordu.Ben ona aşıktım, o da bana aşıktı.Bence biz gerçekten birbirimizi tamamlıyorduk.Aklıma tak etti,bunu Kerem'e söylemeliydim.Hızlıca yataktan kalktım ve Kerem'in kaldığı odaya doğru koştum.Sonra tam odaya dalacakken Kerem'in bir erkek olduğunu, daha yeni sevgili olduğumuzu, yatakta, pijamalarla olduğunu ve en önemlisi rahatsız olabileceği aklıma geldiğinden durdum.Sonrada Kerem'in karşısına kalkar kalkmaz çıkacağım dank ettiğinden saçımı düzelttim, yüzüme küçük bir gülümseme takındım ve kapıyı çalıp Kerem'in açmasını bekledim.İçeriden ses geldi;

-Noluyo ya!Sen misin Duru?

-Evet,benim aşkım!

Dediğim anda içeriden Kerem'in yataktan kalktığını düşündüğüm sesler çıkmaya başladı ve evet kapıya doğru geliyordu.Çünkü koşmaya başlamıştı ve hızlıca kapıya gelip, kapıyı açtı.Ve şunu söyledi;

-Ne dedin sen?

-Evet,benim aşkım!

Dedim kekeleyerek.

-Birsey mi oldu?

-Askım,askım

Diye tekrar etmeye başladı ve

-Degil misin?

-ha?

Anlamaz bir şekilde yüzüme bakmaya devam ediyordu.

-Benim askım değil misin?

Dedim ve o da bu sefer anlamış olacak ki aydınlanmış bir şekilde

-Öyleyim be güzelim!

-Güzelin miyim gerçekten?

-E...

Demeye kalmadan dudağına yapıştım Kerem'in.Çünkü içimdeki ses susmak bilmiyordu ve durmadan bunu yapmamı söylüyordu.Yapmasaydım ömrüm boyunca bunu düşünür,pişman olurdum.Ve söylemek istediğim şeyin sırasının geldiğini düşündüm ve tüm cesaretimi toplayıp söyledim.

-Kerem!

Kerem OFLAZ!

Evlenicem ben seninle Kerem OFLAZ.

Senin soyadın benimde soyadım olacak, Duru OFLAZ olucam ben ve buna yemin ederim.

Kerem de gözlerimin içine bakıyordu.Mutluydu, biliyordum o da bunu istiyordu.

-Olur be gülüm!Sen yeter ki iste.

Artık romantikliği bırakmamız gerekiyordu.Çünkü romantizm karın doyurmuyordu.İkimizde üzerimizi değiştirdik.Ve biz artık sevgili olduğumuzdan çift kombini yapmalıydık yani ben öyle düşünüyordum.Bundan dolayı ikimizde mavi bir hırka ve mavi bir ayakkabı giydik.Zaten Kerem'in ayakkabıları maviydi bende evde bulduğum mavi bir ayakkabıyı giydim.Sonra da kahvaltı hazırlamak üzere mutfağa geçtik.Kerem çok güzel menemen yaptığını söylediği için yemek işini ona bıraktım ve beklemeye başladım.Olamaz, karnım gurulduyordu ve Kerem bunu duymuştu.

-O kadar mı acıktın ya?

Gülümsedim.

Gülümsedi.

Sonrada ortaya menemeni koydu.

-Ellerine sağlık sevgilim.

-Tessekürler Duru güzelliği olan kız.

Yemeğimizi yedik ve kalktık.Çünkü okula yetismemiz gerekiyordu.Aşağı indik ve okula doğru yürümeye başladık.Okulun girişinde durduk.Kerem'in elini, elimle birleştirdim.Bana "emin misin?" der gibi bir bakış attı ve başımı salladım.İçeri girdik,Aleyna ve Kuzey orada.Bu görmek isteyeceğim son şeydi.Kavga istemiyordum.Sadece Kerem'i istiyordum.Onlara hiç bakmadan uzaklaşmayı düşündüm ama öyle olmadı.Kerem sevgili olduğumuzu gözlerine sokmak için beni dudağımda öptü.Utanmıştım,bunu herkesin önünde yapması beni utandırmıştı.Aleyna ve Kuzey öylece izledi ve bizde Kerem ile yukarı çıktık.Neyse ki sorun çıkmamıştı.Kerem ile birlikte oturmak istiyordum.Kerem'in sırası en arkadaydı.Geçti ve oturdu.Ben ise çantamı sırama bıraktım ve Kerem'in yanına doğru gittim.Çantasını aldım ve elinden tutup sürükleyerek kendi sırama götürdüm.Sonrasındada içeriye gelmeye başladılar.İşte Göktuğ da gelmişti.

-Ooooo!İsimsiz,isimsiz,bu o yakışıklı di mi?

-ya Göktuğ o kim?

Dedim kaş, göz yaparak ama Göktuğ kaş,göz ne anlar.

-Ya yağmurun altında sarıldınız falan?

Kerem anlamış olacak ki araya girdi.

-Evet,o bendim.Adım Kerem tanıştığıma memnun oldum.

-Bende Göktuğ.Duru'nun en yakın arkadaşıyım ve artık en büyük KerDur'cuyum.İnşallah eniştem olucaksın.

-Oldum bile

-Allahhhh!

Göktuğ utanmasa göbek atacaktı o derece sevindi.

-Neyse çifte kumrular!Bir ara bizim gruplada tanıştırırız.

-Olur!

Bunu söylediğim sırada Kerem'in de fikrini almam gerektiğini düşündüm ve tereddüt ederek sordum.

-Olur di mi hayatım?

-Tabii olur.

Ben hemen tanışmalarını istiyordum.Yakın olsunlar bir yerlere falan gidelim.Şuana kadar hiç bir erkek arkadaşım olmamıştı, Göktuğ hep uğraştı fakat işe yaramadı.Simdi var bence bunu herkesle paylaşmalıydım.

-O zaman bu akşam buluşalım mı?

Diye sordum.Daha sonra Göktuğ araya girdi ve Kerem'e dönerek şöyle dedi;

-Şimdi şöyleki canım enişteciğim bizim bir grubumuz var senide ekleyelim oradan haberleşiriz.Birde ben eniştemi kendi evimde ağırlamak isterim yani benim evime gelin.Aslında dizinde evinizde neyse.

Diye hızlı hızlı herşeyi özetledi ama kendisi nefes nefese kalmıştı.Utanmasam ve Göktuğ'dan dayak yemeyeceğimi bilsem bir kahkaha patlatırdım.Kerem ise büyük bir ihtimalle nasıl bu kadar hızlı bir şekilde bu kadar şeyi anlatabildiğini anlamaya çalışıyordu ki sadece başını sallamakla yetindi.Tüm bunlar olduktan hemen sonra zil çaldı ve herkes yerlerine geçmeye başladı.Herkes yerlerine geçtikten hemen sonra biyoloji öğretmenimiz Derya hoca içeri girdi.Hızlıca birşeyler anlatmaya başladı.

-Günaydın çocuklar!Size bir haberim var.Biliyoruz ki hepinizi çok yoran bir dönem geçirdik.Bundan dolayı size motive olarak bir gezi düzenlendik.Gezi yarın akşam saat 9-10 civarlarında olacak.Sınıf gruplarında daha ayrıntılı bir şekilde size bildirilecektir.Gezimiz 2 günlük olacak.Öncelikle sizi aldıktan sonra bir lunaparka gideceğiz.Sonra bir otele geçeceğiz ve orada kalacağız.Sabah kahvaltıyı yapıp orada oyunlar düzenleyeceğiz.Oyunlar bittikten sonra serbestsiniz istediğiniz şekilde eğelenebilirsiniz.Evet, çocuklar gezi planımız bu şekilde.Benim toplantım var aşağı inmem gerekiyor.Bir arkadaşımız benimle gelsin gezi kağıtlarını vereyim.

Herkes o an el kaldırmaya başladı.Daha ortaokul seviyesinde kalmışlar diye düşündüm.Hoca ise Cemre'yi işaret etti ve kapıdan dışarı çıktı.Cemre de hemen peşinden aşağı indi.10 dakika sonra içeri şöyle girdi;

-Kağıtlar elimi incitti ya!Kremi olan var mı? Getirmeyi unutmuşum.

Herkes gülüşmeye başladı.

-Ciddiyim gülmeyin!

Bu sefer ciddi bir şekilde üzülmüştü.Fakat bana aşırı derecede komik gelmişti.Birşey demedim.Herkes gülmeye devam ederken

Cemre'nin yeni sevgilisi Ozan en arkadan koşa koşa elinde kremle Cemre'nin yanında bitti.Ay ne kadar romantik(!)Biz daha tatlıyız diye düşündüm.Cemre yakın arkadaşım olsada Kerem ve ben,Leyla ile Mecnun gibiydik.Daha yeni sevgili olmamıza hatta birbirimizi yeni tanımış olmamıza rağmen.Neyse ki bundan hemen sonra Cemre gezi kağıtlarını dağıtmaya başladı.Kağıtları elimize aldık ve incelemeye başladık.İmza bölümü vardı.Kalemimi elime aldım ve imzamı atacakken Kerem elimi tuttu ve kalemi elimden aldı.Ve kulağıma doğru yaklaştı nefesini vücudumda hissettiğim anda fısıltıyla şöyle dedi;

-Sen benimsin.

Kağıdı önüne çekti ve imzasını attı.Bende ona döndüm ve aynı şekilde şöyle dedim;

-Ben seninsem, sende benimsin.

Dedim ve onun kağıdına da ben imzamı attım.

(BİRKAÇ SAAT SONRA)

Bir kaç saat sonra tüm dersler bitmiş eve girmek üzere dışarı çıktık.Kerem ile el ele yürümek çok hoşuma gidiyordu.Bundan dolayı elini tuttum ve başımı omzuna yasladım.Kerem gülümsedi,bende gülümsedim.Hiç hareket etmeden şöyle bir soru yöneltti;

-Sen alıştın böyle yürümeye.Ben yokken ne yapacaksın?

-Senin olmayacağını kim söyledi?

-Kim bilir belki bir gün ö...

Dediği sırada elimi ağzına götürdüm ve şöyle dedim;

-Şaçma konuşmakta üstüne yok galiba,KEREM!

Dedim,birşey demedi.Üzülmüş gibi duruyordu ve sanırım kalbini kırmıştım. Kerem fazla duygusal ve kırılgan biri gibi gelmişti ama sorun değildi.Ben onu her zaman mutlu etmeye razıydım.Sonra durdum ve Kerem'in ellerini tuttum.

-Üzülme! Ben öyle dedim çünkü....

-Ne çünkü?

-Ölürsen ağlarım.

-Ağlarsan ölürüm,sen ağlama.

-Sende kendine dikkat et!

Dedim ve Kerem beni kendine çekti.Başımı göğsüne yasladı.Bilmiyorum ama içimden ağlamak gelmişti.Az önce dediklerine rağmen kendimi tutamadım.Gözlerimden yaşlar akmaya başladı.Kerem hiç başımı kaldırmayı aklından bile geçirmemiş olacak ki beni elleriyle daha sıkı sardı ve şöyle dedi;

-Ağlarsan ölürüm demiştim,ama ben senin yaslanacağın kişi olursam sorun değil.Her zaman seni susturmaya razıyım.

Dedi,bende söyle karşılık verdim;

-Bende seni daima korumaya razıyım.

Dedim ve o anda ikimizin telefonuna da bildirim geldi.Bildirim bizim gruptan geliyordu.Telefonumu çıkardım ve gruba girdim.Telefonu Kerem'in de görebileceği şekilde tuttum.Sonrada mesajları okumaya başladım.

Kayan yıldızlar🌠

Göktuğ'um adlı kişi "Kurtarıcı meleğim 💗" adlı kişiyi gruba ekledi.

Kerem bana baktı, gülüyordu.Neye güldüğünü anlamaya çalışıyordum.Telefona baktım.Birde ne göreyim?Kerem'i kaydediş şeklim patlıcan gibi ortadaydı.Kızarmıştım ve şunu dedim;

-Ya ne yapayım?İnsan aşık olduğu kişiyi ne diye kaydeder ki?

-Zaten çok belliydi.Anlamıştım numaramı istemenden.

Dedi,daha çok rezil oluyordum.

-Sen ne diye kaydettin acaba çok bilmiş "Kurtarıcı Melek"?

-Şimdi gerek yok.

Telefon elindeydi alıp, öğrenmenin tam sırası diye düşündüm ve telefonu tam tutacakken Kerem elini yukarı kaldırdı.

-Ya Kerem!

Derken telefona uzanmaya çalışıyordum. Parmak ucunda duruyordum ve olamaz,yine düştüm!Evet,Kerem şimdi egoistliğini konuşturacaktı çünkü beni ikinci kez böyle birşeyden kurtarıyordu.

-Kurtarıcı melek yine iş başında.

Sadece bir bakış atmak yetindim ve şöyle dedim;

-Ben öğrenmesini bilirim sözde "kurtarıcı melek"

-Sözde mi?Daha az önce kurtardım seni.

Sessiz kaldım ve mesajları okumaya devam ettim.

Göktuğ=

Bayanlar ve baylar parantez içi önemli bu arada iyi okuyun beş gözünüzü açın.(Kerem,Duru,Cemre,Kuzey,Aleyna,Göktuğ ve çok değerli ama hiçbir mesaja doğru düzgün cevap vermeyen ama artık verecek olan Damla) evime davetlisiniz çünkü bugün enişteciğimle tanışacağız.Kerem=Eniştemm

Damla=

Bayan ne be öküz! Kadın,kadın.Senin gibi bir çocuktan böyle şeyler beklemezdim tatlım!

Göktuğ=

Ayol birtanem,canım arkadaşım öyle lafın gelişi ve sen artık mesajlara cevap veriyorsun.Göbek atıcam şimdi,başımıza taş yağacak.

Damla=

Yok ayol!Sizin için aktifim.

Cemre=

Daha hazırlanmadım!Ayrıca bordo rujum hala yok.

Birde Ozan da gelebilir mi?

Göktuğ=

İyi tamam!

Ama sizi konuşmayız kusura bakmayın,Duru ve Kerem eniştemi konuşacağız.

Birde şu ozan mıdır,nedir ekle istersen onu.

Cemre=

Teşekkürler ya!Sana bir manikür yaparım artık.

Göktuğ=

İstemez ya da isterim de neyse bakarız bir ara.

Cemre adlı kişi "0539..............." kişisini ekledi.

Göktuğ=

Merhaba Ozan!Bu gün evime davetlisiniz.Sevgilin anlatsın sana.

Diğerleri yani Kuzey ve Aleyna?

Aleyna=

Ben gelmeyeceğim.

Kuzey=

Bende gelmeyi düşünmüyorum.

Göktuğ=

Tamam anladık en sevgili sizsiniz,yapacak işleriniz var ama gelin hadi ya!

Duru=

Hadi azıcık sizi de konuşuruz,gelebilirsiniz

Kerem=

Sorun değil yemeyiz sizi!

Ona döndüm.

Gülümsedim.

Gülümsedi.

Aleyna=

Neyse yemeyecekseniz gelirim.

Kuzey=

Göktuğ söyledi diye geliyorum.

Sonra telefonu kapattım ve cebime koydum.Sonra Kerem'in elini tuttum ve Göktuğ'un evine doğru yürümeye başladık. Yaklaşık 15 dakika sonra oradaydık.Kapıyı çaldım ve kapının açılmasını beklemeye kalmadan Göktuğ kapının önünde bitti.

-Hoşgeldiniz!Ama geç geldiniz.

-O kadar mı oyalandık ya?

Derken montunu çıkarıp Göktuğ'a verdim ve Kerem'in montunu çıkardım.Onun montunu asmak için içerideki dolaba Göktuğ'un peşinden gittim.Montları astık ve salona geçtik.Masa hazırdı,ciddi bir şekilde açtım ve herkes masaya oturmaya başlamıştı ama Kerem koltukta oturmuş bekliyordu.Yanına gittim ve ona baktım.Yavru köpek gibi duruyordu.Elinden tuttum ve masaya oturttum.Sonra bende oturdum ve yemeğe başladık.Yemek boyunca kimse konuşmadı.

Galiba yemekten sonra için enerji depoluyorlardı.Hızlıca yemeği bitirdik, masayı topladık ve salona geçtik.Ortam fazlasıyla sessizdi.Biraz ürpermiştim şöyle bir teklifte bulundum;

-Doğruluk mu cesaretlik mi oynayalım mı?

-Evet!

-Olur.

-Güz olur.

-Bencede.

Herkesten onay aldıktan sonra şişe almak için ayağa kalktım ve Kerem refleks olarak kolumu tuttu ve

-Nereye?

Dedi.

-Aşkım şişe alıcam.

Dedim ve şişeyi almak için mutfağa gittim.

Kuzey ise araya girdi;

-Yemeyiz merak etme!

O sırada ben gelmiştim göz devirdim. Oturdum ve şişeyi ortaya koydum.Sonra çevirdim.Şişe Göktuğ ve Kerem'i gösteriyordu.Göktüğ sordu;

-Doğruluk mu cesaretlik mi?

-Cesaret severim!

Kuzey ise herşeye maydanoz olacak ki buna da oldu.

-Cesaretli çıktı eniştemiz.

Hiçbirsey demedik ve oyuna devam ettik.

-Herkesin yanında yapmak ister misiniz bilmem ama Duru'yu öp.

-Bu da birşey mi?

Dedi ve dudaklarımız birleşti.Utandım ama bu sefer en ufak belirti bile vermedim.Kerem hâlâ beni öpmeye devam ediyordu.Bende geri çekildim ve şöyle dedim;

-Aşkım oyun oynuyoruz hadi devam!

Sonra tekrardan şişeyi çevirdim ve bu sefer Kerem ile bana geldi.Ben soracaktım.İşte tam sırasıydı.Bunu öğrenecektim

-Doğruluk mu cesaretlik mi?

-Bu sefer doğruluk olsun.

-Ben öğrenirim demiştim!Beni ne diye kaydettin?

-Ya sürpriz yapıcaktım!

-Hadi canım mızmızlık yok,ver telefonu.

Dedim ve elimi açtım.Kerem ise telefonu elime teslim etti.Kişilere girdim ve bakmaya başladım.Gözüme biri çarptı "Platoniğim" bu ben değilsem ortalık fena karışacaktı.

Numaraya baktım ve evet,bu bendim.

Telefonu kapattım ve Kerem'e teslim ettim.

-İdare eder!Ama artık platonik değilsin.

Bu sefer utanma sırası ondaydı ama üzülsün istemedim ve yanağına küçük bir öpücük kondurdum.

(BİR SÜRE SONRA)

Saat çok geç olmuştu.Bundan dolayı herkes hazırlandı ve dışarı çıktık.Bu oyunu gezide oynamaya yemin ettiler resmen.Çünkü fazlasıyla eğlen

iyorlardı.Yarın 6 gibi yemek yiyecek ve sonrasında okula gidecektik.

Planımız böyleydi bence çokta eğlenecektik.

Kerem ile her zamanki gibi el ele tutuştuk ve eve doğru yürüdük.

Bölüm sonu

7 yorum