Partilere katılmak her zaman hoşuma gitmiştir ve bunu her zaman dile getiririm.Bundan dolayı etrafımdaki herkes bunu bilir ve tüm partilere çağırılırım.
İşte yine bir parti günüydü.2. dönem sınavları bittiğinden sınıfça parti yapmaya karar vermişler ve tabii ki benide çağırdılar.
Bende şimdi partiye gitmek için hazırlanıyorum.Ayrıca biraz da süslüyümdür.
Bundan dolayı giyimime önem veririm.Partide giyeceğim kıyafetleri 1 hafta öncesinden ayarladığım için pek sorun olmayacak.Kırmızı mini bir elbise,siyah zincirli bir çanta,bir tane de sıradan ama zarif bilek bölümündeki ipinde pırlanta gibi parlayan taşları olan bir topuklu ayakkabı.
Saçlarımı ise sadece önlerine biraz buklelendirip simler döktüm.Bence çokta güzel olmuştu ve saat 19.30du.Parti ise 20.00da başlıyordu.Beni bizim sınıftan kızlar alacaktı.Evet, onlarda gelmişti korna çalıyor.Aşağı indim ve yavaşça arabaya bindim.Kızları gözlerimle süzdüm hepsi mükemmel olmuştu.
Evet partinin olacağı mekana gelmiştik.Bir masa buldum ve oraya geçtim.Garsonlar her masaya içki bırakıyordu fakat ben bu zamana kadar hiç içki içmemiştim.Ve içmeyide düşünmedim.Yanıma biri geldi.Bu kişi bizim sınıftan olmalıydı fakat ben bu çocuğu hiç görmemiştim.
-Selam!
Dedi.Sevinçli bir sesle.
Bende,
-Selam!Fakat benim sana bir sorum olacak.Sen bizim sınıftan mısın? Yani seni hiç görmediğimden soruyorum.
-Hayır,sizin sınıftan değilim.Ben sadece burada çalışan bir garsonum.Ancak sizi çok güzel buldum arzu ederseniz bu partide size eşlik edeyim.
-Tabii benim bir kavalyem yok.Olmak ister misiniz?
-Seve seve.
Diye cevap verdi.Aslında hiç böyle biri değildim.Neden böyle oldu bilmiyordum ama kafamı fazla yormak istemedim.Sonuçta olan olmuştu.
Garsonu biraz süzdükten sonra fazlasıyla yakışıklı olduğunu fark ettim.Birbirimizin adını bilmiyorduk.Bu yüzden sorma gereği duydum.Ancak ben söylemeden o söyledi.
-Arzu ederseniz isminizi lutfedebilir miyim?
-Duru.
Dedim.
-İsminiz gibi duru bir güzelliğiniz var.
Dedi.
Biraz utanmıştım.Fakat belli etmedim.Bende onun adını sormaya karar verdim.
-sizin isim neydi?
-kerem.
-iyiymiş.Kerem ismini severim.
Dedim ve nazikçe gülümsedim.Daha sonra konuşmaya başladık ve laf lafı açtı.Saat 00.34 olmuştu.Ben normalde asla bu saatlerde dışarıda olmazdım.
-Görüşürüz...Kavalyem
Dedim.Yüzümde bu sefer buruk bir gülümseme vardı.Herkese görüşürüz diyerek mekandan dışarı çıktım.Aşırı derecede yağmur yağıyordu.Çantamı başıma tutarak durağa doğru yürüdüm.Sonra telefonumu alıp abimi aradım.Cevap yoktu.Sonra tekrar aradım ama yine cevap yoktu.Durakta beklemeye başladım.Fazlasıyla üşüyordum.
Çünkü üstüme bir hırka bile almamıştım.Sonrasında kurtarıcı meleğimin geldiğini gördüm.Koşarak yanına gittim ve sımsıkı sarıldım.Kerem benim artık kurtarıcı meleğimdi.Önümüzdeki kırmızı arabaya binmemi söyledi.Bende kabul ettim.Kapımı açtı ve bindim.Sonrasında o da bindi.Ve bana ceketini verdi.Gülümsedim,gülümsedi.Soğuk havalarda uyku bastırırdı.Evet, öylede oldu orada öylece uyuyakaldım.
(DURU UYURKEN,KEREM'İN AĞZINDAN)
Duru'nun telefonu çalıyordu.Hemde durmadan.Ne yapacağımı bilemedim.Telefonu elime aldım."Birtanemm💋" adlı kişi arıyordu.Kim olduğunu anlamadım.Sevgilisi diye düşündüm.Moralim bozuldu.Redettim.Ancak ısrarla arıyordu.Sinirlendim ve ona haddini bildirmek istedim.Telefonu açtım.
-Alo!
Dedim.Sitemli bir sesle.
-Alo,kiminle görüşüyorum?
Bu bir kadın sesiydi.
-Ben bu telefonun sahibinin sevgilisiyim.
Dedim, gururla.
-Ah! Beyefendi lütfen ... Hastanesi'ne gelebilir misiniz? Kız arkadaşınızın abisi trafik kazası geçirdi.
-Ne?
Diye bir ses kopuverdi ağzından.
-Bu abisinin numarası mı?
-Evet.
Dedi numarayı kendi telefonuma kaydettim ve hızlıca arabayı hastaneye sürdüm.Hastanenin önündeydik fakat Duru fazlasıyla derin uyuyordu.Arabayı durdurdum tam çıkacakken bir ses duydum.
-Kerem! Kurtarıcı meleğim, lütfen gitme.Beni bırakma.
Arabadan indim ve Duru'nun olduğu tarafa gittim.Duru'yu kucağıma aldım ve hastaneye giriş yaptım.O içki içmişti.Nasıl oldu da içti bilmiyordum.Cünkü hiç içki içmek istemediğini söylemişti.Kafası güzeldi.Hem gülüp hem ağlıyordu.Yanlışlıklada olsa ağzımdan bir laf çıktı.
-Of!Ne içtin be kızım!
Personele az önce bizi aradığını ve Duru'nun abisinin nerede olduğunu sordum.Adınıda öğrenmiştim.
"Ayaz Kayalar". Yoğun bakım ünitesindeydi.Duru hastaneye geldiğimizi anlamıştı.
-Neden geldik?
Hem ağlamaklı hemde sevinçli bir ses çıkardı.
-Sakin ol.
Dedim ve orada koltuklardan birine oturttum.
Yaklaşık bir saat olmuştu.Duru'ya nasıl açıklayacağımı ve abisine ne olacağını düşünüyordum.Duru ise sarhoşluktan sağa sola gülüyordu.Ve doktor çıktı.
-Durumu kritik bundan dolayı bir süre daha burada kalacak.
Duru aniden ortaya atıldı.
-Kim?
Dedi.Doktor ise hızlıca abiniz dedi.
Şaka gibiydi.Bu adam fazlasıyla aptaldı.Duru abisini sanırım çok seviyordu.çünkü bunu duyar, duymaz çılgına döndü.Sarhoş olmasına rağmen kendini hırpalamaya basladi .Onu tutmaya çalışıyordum.
Ayakkabılarını çıkarıp attı.Cığlıklar atıyordu.Hemsireler geldi ve sakinleştirici iğne vermenin iyi geleceğini söyledi.Onu kucağımda taşıdım.İğneyi vurulduktan sonra tekrardan uyuyakaldı. Saat 03.41di.Doktorlar haber verdi.Ayaz hasta odasına alınmıştı.İçime biraz olsun su serpilmişti.Durumu daha iyiydi.Başım aşırı derecede ağrıyordu.Beynim zonkluyordu.Bir kahve alayım diye dışarı çıkacakken tekrardan Duru'nun sesini duydum.
-Kerem aşırı çaresizim,gitme.
Bir yandan ağlıyordu.Yanına gittim ve ona sarıldım.
-Tamam, geçti.Sakin.
Diye onu teselli etmeye çalışıyordum.Onu sakinleştirdim ve yatağa geri yatırdım.O kumral güzelim saçlarını okşaya okşaya uyuttum ve artık benimde uykuya teslim olmam gerekiyordu.Duru uyuduktan sonra bende hasta odasındaki koltuğu açıp oraya kıvrıldım.
(DURU'NUN ANLATIMIYLA)
Kalktım.Saatin kaç olduğundan haberim yoktu.Telefonumda yanımda değildi.Fakat Kerem'in telefonu buradaydı.Saate baktım,saat 05.11di.Kerem gerçekten benim yüzümden fazlasıyla yorulmuştu.Yanına gittim.O güzelim saçları bile yıpranmış gibiydi.Mis gibi kokan saçları,sarı saçları çok güzeldi.Saçlarını okşadım.Bakamaya doyamadım o güzel yüzüne.Ah! Ne kadar aptaldım.Çocugun örtüsü bile yoktu.Gittim ve benim yattığım yerden battaniye aldım.Sonra üstüne örttüm.Sonrada o güzel sarı saçlarına,mavi gözlerine, güzelim yüzüne baka baka mayıştım.Yanına kıvrılıp mışıl mışıl uyudum.İlk defa bu kadar rahattım.Kerem'in yanında herşeyi unutup rahatlamıştım.Abime üzülsem bile kurtarıcı meleğim beni rahatlamıştı.Ona ilk günden fazlasıyla güvenip, alışmıştım.Artık onsuz yaşayamazdım.Umarım beni asla bırakmazdı.Rüyalarımı süsleyen kişi o olacaktı.Birden bir ses geldi.Kerem ile ben aynı anda kalktık.O sırada içeri biri girdi.
-Ah! Özür dilerim.Fakat önemli bir haberim var.Abiniz uyandı.
-Ne!
Diye bir ses kopuverdi ağzımdan.Koşarak dışarı çıktım.
-Nerede?Burada mı? Hadi yaa!
Neyse ki en sonunda nerede olduğunu bulmuştum.
-Abimmm! Özür dilerim!
Elini yanağıma koydu.Gözümden yaşlar akıyordu.
-Şşşt! Sen birşey yapmadın ki abisinin gülü.
Dedi ve yataktan doğruldu ve yanağıma bir öpücük kondurdu.Ellerimi yanaklarına koydum.Sonra ayağa kalktım ve abime sarıldım.Onu canımdan çok seviyordum.
Bir süre geçti ikimizde toparlandık.Abim nedense toparlandıktan sonra bile Kerem'in kim olduğunu sorgulamadı.Saat 7'ye geliyordu.Bir gece içerisinde nasıl bu kadar fazla ve karışık olaylar yaşamıştık.Doktor abimin taburcu olması için işlemleri halletmemiz gerektiğini söyledi.Abim hasta odasindaydi.Kerem ile ben ise koridorda doktordan bilgi alıyorduk.Ben işlemleri halletmek için tam aşağı inecekken Kerem elimdenn tuttu.Basımı çevirdim ve gözgöze geldik.
-Sen Ayaz'ın yanında kal ben hallederim.
Dedi.Ben daha olayın şokunu kendime yedirememistim.Basımı yavaşça salladım.
Kerem gelene kadar abimde bende hazırdım.
Aşağı indik ve Kerem'in arabasına bindik.Telefonum buradaydı.Elime aldım.Telefon kapalıydı ve buyüzden açma tuşuna bastım.Açıldığı anda bildirimler gelmeye başlamıştı.Bizim çocukların kurduğu grup adeta patlamıştı.
Kayan Yıldızlar🌠
Göktuğ=
La Duru o çocuk kimdi?
Varya çok yakıştınız.
Shipledim gitti.
Duru♥️İsimsiz
Aleyna=
Göktuğ ne yazdın o kadar be?
Çokta birşey yazmamissin
Harbi yağmurun altında sarılmalar falan
Best shipim ya şaka mii?
Göktuğ=
Dengesizsin aleynaaggg
Cemre=
Ya kızlar acil yardım.
Evde yüz maskesi bitmiş
Napicam?
Göktuğ=
Ayol ben kız miyim?
Kuzey=
Benim olaylardan haberim bile yok
Ah dertsiz başımız
Göktuğ=
Bu sözler bana aitti de neysee
Kız Duru napiyonuz?
Bana bak gelicem kırıcam kapını
Aa anahtar var bende ağla
Şimdi önemli işleriniz vardır diye düşünüyorum o yuzden gelip kapınızı açıp sizi ham yapmicam.
Cemre=
Ya biri bana maske versin
İşte sipastik kurumu yine sipastikliğini belli ediyordu.Kısaca cevap verdim.
+134 mesaj
Duru=
Kendisi fazla yakışıklı bir kurtarıcı melek.
Aramızda hiçbir şey yok.
Bunu yazdım ve telefonu alıp çantama koydum.O sırada Kerem bizi eve getirmişti.
Ona görüşürüz dedim.Oda gülümsedi.Arabadan indik ve tam binaya girerken Kerem'in numarasını almadığımı fark ettim.Yanına gidip isteyecekken Kerem arabasını hızlıca ileri sürdü.Kendimi kötü hissetmiştim.Merdivenleri hızlıca çıktım.Kapıyı açtım ve odama gidip kapıyı kilitledim.Bir boşluk hissediyordum.O akşam sabaha kadar ağladım.Sabah olmuştu.Yatağımdan kalktım ve elimi yüzümü yıkamak üzere lavobaya doğru yürüdüm.Elimi,yüzümü yıkadım sonra dişimi fırçaladım ve formamı giydim.Sonra çantamı aldım ve otobüs durağına doğru yürüdüm.Dün yaşadığım herşey aklıma geliyordu.Onsuz bir saniye bile kalmak can acıtıyordu.Otobüs gelmişti bindim ve arkalardan bir yere oturdum.15 dakika sonra okulun önündeydik.İndim ve okula doğru yürüdüm.Girer girmez Göktuğ koşarak yanıma geldi.
-Kızım niye mesajlara bakmıyorsun çıldırtma adamı.
Dedi.
-Of!Telefonum kapalıydı.
Dedim.
-Farkettim.
Dedi.
Telefonu açtım ve gruba girdim.Yine bir yığın mesaj vardı.Her zamanki halleri dedim ve mesajları okumaya başladım.
Kayan yıldızlar🌠
Göktuğ=
Boşver ayarlarız.
Kimdi o?
Adı neydi?
Kızım çıldırtma beni.
Aleyna=
Ya Göktuğ şaka mısın?
Kızın telefonun kapalı.
Kuzey=
Benim prensesim iki de bir telefonunu kapatıyor,neden acaba?
Göktuğ=
Prensesin?
Neyse
Şuan Side eye atıyorum haberin olsun.
Cemre=
Ya borda rujum sizde mi?
Bulamıyorum evi talan ettim
Aleyna=
Ya kızım yeter be!
Biz burada Duru ♥️ isimsizi ayarlamaya çalışıyoruz.
+93 mesaj
Başımı kaldırdığım sırada gözüme o
çarptı.Aman Allah'ım! O burada.Kalp olduğundan çok daha hızlı çarpıyordu.İste buydu.Ben ona o gün aşık olmuştum, aşık olduğumu hissetmiştim.



