İçeriğe geç

SADECE HATIRLA

Bölüm 4 · 2 dk okuma

SADECE HATIRLA

Bölüm 4

Bölüm 4 : Eski Ev

Eylül, Derin’in evine giden yolu yıllardır yürümemişti.

Aslında yol hiç değişmemişti.

Aynı kaldırım taşları, aynı apartmanlar, aynı köşe başındaki küçük market…

Ama Eylül’e her şey farklı görünüyordu.

Belki de değişen sokaklar değildi.

Kendisiydi.

Dört yıl önce burada yürürken yanında Derin vardı.

Şimdi ise yalnızdı.

Apartmanın önüne geldiğinde adımlarını yavaşlattı.

Başını kaldırıp üçüncü kata baktı.

Derin’in odasının penceresi hâlâ aynı yerdeydi.

Perdeler kapalıydı.

Eylül birkaç saniye öylece durdu.

Sonra apartmanın kapısını açtı.

Merdivenleri çıkarken kalbi hızlanmaya başladı.

Üçüncü kata geldiğinde karşısında o kapıyı gördü.

Derinlerin kapısı.

Eylül elini kapının ziline götürdü.

Ama basmadı.

Dört yıldır bu kapının arkasında ne olduğunu düşünmüştü.

Derin’in ailesi taşınmış mıydı?

Ev hâlâ boş muydu?

Yoksa biri burada yaşamaya devam mı ediyordu?

Eylül kapının kolunu yavaşça denedi.

Kapı açıldı.

Eylül şaşkınlıkla geri çekildi.

Kapı kilitli değildi.

İçerisi karanlıktı.

“Kimse var mı?”

Cevap gelmedi.

Eylül içeri girdi.

Ev, hafızasındaki evle aynıydı.

Salondaki koltuk.

Duvarın kenarındaki kitaplık.

Koridordaki küçük ayna.

Her şey yerli yerindeydi.

Sanki Derin birazdan odasından çıkıp ona seslenecekmiş gibi.

Eylül’ün gözleri doldu.

Ama ağlamadı.

Koridorun sonundaki odaya baktı.

Derin’in odası.

Kapı aralıktı.

Eylül yavaşça kapıya yaklaştı.

İçeri girdiğinde ilk fark ettiği şey masanın üzerindeki defter oldu.

Eski, siyah kapaklı bir defter.

Eylül defteri tanıyordu.

Derin onu yıllarca yanında taşımıştı.

Okulda bile.

Ama Derin hiçbir zaman Eylül’ün deftere bakmasına izin vermemişti.

Eylül defteri eline aldı.

Kapağını açtı.

İlk sayfalar boştu.

Sonra birkaç sayfa daha…

Yine boş.

Eylül kaşlarını çattı.

Tam defteri kapatacakken arka sayfalardan birinde yazı fark etti.

Tek bir cümle.

“Eğer bunu okuyorsan, işler planladığım gibi gitmedi.”

Eylül’ün eli titredi.

Cümlenin altında tarih vardı.

17 Eylül 2022.

Eylül birkaç saniye boyunca tarihe baktı.

14 Eylül…

15 Eylül…

16 Eylül…

17 Eylül.

Dört gün.

Derin bu notu ölümünden yıllar önce yazmıştı.

Eylül sayfayı çevirdi.

Bir sonraki sayfada yalnızca isimler vardı.

Bazıları Eylül’e tanıdık geliyordu.

Bazıları ise hiç tanımadığı insanlardı.

Sayfanın en altında bir isim vardı.

Barış.

Eylül’ün nefesi kesildi.

Barış’ın isminin yanında tek bir kelime yazıyordu:

“Biliyor.”

Eylül defteri kapattı.

Tam o sırada koridordan bir ses geldi.

Evin içinde bir kapı kapanmıştı.

Eylül olduğu yerde dondu.

“Kim var?”

Cevap yoktu.

Sesin geldiği yöne baktı.

Koridor boştu.

Eylül birkaç adım attı.

Sonra telefonunu çıkardı.

Ekranda yeni bir mesaj vardı.

“Defteri bulduysan artık geri dönemezsin.”

Eylül’ün yüzü bembeyaz oldu.

Başını kaldırıp odanın içine baktı.

Bir anda fark etti.

Defterin yanında, masanın üzerinde küçük bir fotoğraf vardı.

Fotoğrafta kendisi ve Derin vardı.

Ama fotoğrafı daha önce hiç görmemişti.

Fotoğrafın arkasında el yazısıyla bir tarih yazıyordu.

18 Eylül 2022.

Eylül fotoğrafı ters çevirdi.

Arkasındaki yazıyı okudu.

“Beni o gün yalnız bırakma.”

Eylül’ün gözleri fotoğrafta takılı kaldı.

Çünkü 18 Eylül…

Derin’in öldüğü gündü.

Ve Eylül o güne hiç gitmemişti.

Henüz.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.