İçeriğe geç

Sabah Yıldızı

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Sabah Yıldızı

Bölüm 7

Sabah Yıldızı - Bölüm 7: Kırık Hafıza

Hastane koridoru…

Soğuk.

Sessiz.

Ve bekleyişle dolu.

Kaan duvara yaslanmıştı.

Gözleri boşluğa bakıyordu.

Ama aslında hiçbir şey görmüyordu.

Ezel.

Aklında sadece o an vardı.

Telefonun sesi.

Mert’in panik hali.

Ve sonra…

O ses.

Fren.

Kaan gözlerini kapattı.

Nefesi titredi.

“Bu benim yüzümden…” diye fısıldadı.

“Hayır.”

Kaan başını kaldırdı.

Aslı yanındaydı.

Ne zaman geldiğini fark etmemişti bile.

“Asla senin yüzünden değil,” dedi Aslı yumuşak bir sesle.

Yanına oturdu.

Aralarında küçük bir mesafe vardı.

Ama o mesafe…

Yavaş yavaş kapanıyordu.

Kaan başını eğdi.

“Ezel oraya benim yüzümden gitti…”

Aslı birkaç saniye sustu.

Sonra dikkatlice konuştu:

“Bazı şeyler… olması gerektiği için olur.”

Kaan bu cümleyi düşündü.

Ama anlam veremedi.

Kapı açıldı.

Doktor çıktı.

“Yakını kim?”

Kaan hemen ayağa kalktı.

“Ben.”

Doktor kısa bir bakış attı.

“Hayati tehlikeyi atlattı.”

Kaan derin bir nefes aldı.

Ama doktor devam etti:

“Ancak… kafa travması var.”

Kaan’ın yüzü düştü.

“Hafızasında sorunlar olabilir.”

Bir süre sonra…

Kaan odaya girdi.

Ezel yatıyordu.

Gözleri açıktı.

Ama boş bakıyordu.

Kaan yavaşça yaklaştı.

“Ezel…”

Ezel başını çevirdi.

Kaan’a baktı.

Bir an…

Tanıyormuş gibiydi.

Sonra kaşlarını çattı.

“Sen…”

Kaan’ın kalbi hızlandı.

“Ben Kaan.”

Sessizlik.

Ezel’in dudakları hafifçe aralandı.

“Yol…”

Kaan dondu.

“Işıklar…”

Ezel’in eli aniden Kaan’ın kolunu tuttu.

Sıkıca.

“Kaç…”

Kaan nefesini tuttu.

“Ezel? Ne diyorsun—”

Ezel bir anda bıraktı.

Yüzü tekrar boşlaştı.

“Ben… seni tanıyor muyum?”

Kaan geri çekildi.

Kalbi deli gibi atıyordu.

Aslı kapının yanında duruyordu.

Her şeyi izliyordu.

Ve çok hafif…

Gülümsedi.

Okul…

Ertesi gün.

Herkes hâlâ olanları konuşuyordu.

Ama artık başka bir konu vardı.

Yeni müdür.

Tüm öğretmenler konferans salonunda toplanmıştı.

Kapı açıldı.

İçeri bir kadın girdi.

Dik duruşlu.

Keskin bakışlı.

“Ben Öznur Demir.”

Sesi sakindi.

Ama otorite doluydu.

“Bu okulda düzeni yeniden kurmak için buradayım.”

Öğretmenler sessizdi.

“Son zamanlarda yaşanan olaylar…” dedi.

“Tesadüf değil.”

Salonda hafif bir huzursuzluk yayıldı.

Öznur Hanım devam etti:

“Disiplin eksikliği, kontrolsüzlük ve görmezden gelinen davranışlar…”

Kısa bir duraksadı.

“Bunların hepsi bitecek.”

Gözleri salonu taradı.

Sanki birini arıyordu.

“Bu okulda hiçbir öğrenci… gözümden kaçmayacak.”

Aynı anda…

Koridorda…

Kaan yürüyordu.

Yanında Aslı.

Aslı onunla konuşuyor, onu oyalıyordu.

Hafif konular…

Küçük gülümsemeler…

Kaan ilk defa…

Biraz rahatlamıştı.

Mert uzaktan onları gördü.

Durdu.

İçinde bir şey sıkıştı.

Yaklaşmadı.

Sadece baktı.

Ve bu sefer…

Aralarında görünmeyen bir mesafe oluştu.

Aslı Kaan’a döndü.

“İyi misin?”

Kaan başını salladı.

“Sen yanımdayken… daha iyi.”

Aslı’nın gözleri kısa bir an parladı.

Ama bu duygu değildi.

Kontroldü.

Kaan’ın telefonu titredi.

Bilinmeyen numara.

Mesaj:

“Hafıza geri gelir.”
“Süre başladı.”

Kaan’ın yüzü gerildi.

Aslı mesajı gördü.

Ama hiçbir şey söylemedi.

Sadece içinden geçirdi:

“Evet…”

“Başladı.”

Bölüm sonu

2 yorum