İçeriğe geç

𝐄Ş𝐊𝐀 𝐃İ𝐋𝐀 𝐙𝐎𝐑𝐄

Bölüm 8 · 4 dk okuma

𝐄Ş𝐊𝐀 𝐃İ𝐋𝐀 𝐙𝐎𝐑𝐄

Bölüm 8

8.𝓑Ö𝓛Ü𝓜 "𝓟İŞ𝓜𝓐𝓝 𝓞𝓛𝓜𝓐"

LÜFTEN OY VERMEYİ VE YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN. EMEĞİMİN KARŞILIĞINI ALMIŞ GİBİ HİSSETİYORUM O SİZİN GÜZEL OYLARINIZ VE YORUMLARINIZLA.

YAZMA ŞEVKİM DAHA ÇOK ARTIYOR🙏💕😊

TEŞEKKÜR EDERİM.

KEYİFLİ OKUMALAR.

"Esme?" İsmimi söylemesi ile kafamı kaldırarak baktım.

"Rızan var mı?"

Yutkundum.

Bu soruyu babam bile soramazken neden onun gibi bir yabancının sorması ciğerimi dağlıyordu.

Dolan gözlerimle kafamı evet anlamında salladım.

"İyi bari bu konuda vicdan azabı yaşamam. Bana kalırsa hiç bir kadın bunu kabul etmemeli.. Vardır seninde bunu kabul etme sebebin." Dedi durdu tabağıma koyduğu peynirlerden başını kaldırıp bana baktı.

"Vardır bir nedenin..Anlatmak ister misin?" Bu adam neden bu kadar düşünceli davranıyordu. Bu haline sevinmeli miydim? Yoksa üzülmeli mi?

Sorusuna cevap olarak çatılı kaşlarımla gözlerim onun yüz hatlarında dolandı.

Derin bir sessizlikten sonra kendi tabağına koyduğu kahvaltılıkları yemeye başladı.

"Kendimden bahsetmemi ister misin? Beni tanıman için anlatayım mı? Hakkımda ne dediler?" Bana baktı

Hiç bir şey.

"Belki tam anlatmaları gereken şeyi söylemediler.Bu yüzden birde beni benden dinlemeni isterim. Peki sen ister misin?"

Kafamı salladım.

"Sen niye her soruma kafanı sallıyorsun? Ben konuşmayı seven bir adamım karımın da benimle konuşmasını isterim." Yüzündeki kibar gülüşle gözlerimi çektim. Etrafi inceleyen gözlerimle dudaklarım hareket etti.

"Sizi dinliyorum."

"En baştan da şöyle başlamamız gerekiyor bence . Şu biz siz ekini atalım." Dedi bana doğru elini uzatarak konuşmasına devam etti.

"Ben Arslan." Uzattığı ele baktım.

Ne yapmaya çalışıyordu bu adam?

"Ee tanışmayacak mısın benimle?" Onun bu haline istemsiz sırıttım.

Kasap et derdinde koyun can derdindeydi. Bizim ki de o hesaptı. Ben kuma olmuşum ama bir tanışmamız mı eksikti bu olay dizimin de.

Elini tuttum onun oyununa eşlik ettim.

"Memnun oldum Arslan Bey." Benim elime oranla onun eli biz gibiydi. Elimi naifçe tutup sıktı.

"Sadece Arslan. Sizin isminiz nedir?" Tek kaşım havada ona bakmaya devam ettim. Elimi de bırakmıyordu namussuz!

"Esme."

"Bende memnun oldum Esme." Elini çekti. Kurtardığım elimi hemen dizlerimin üstüne koydum. Terleyen avuç içimi dizime sildim. Elimi yumruk yapıp açtım. Sanki eli hala elimdeydi bu garip histe neyin nesiydi?

"Beş sene önce evlendim. Karım ben kızım Hollanda da yaşıyoruz. Bunun sebebi tabi ki benim orayı sevmem diyebiliriz. Birde kızımın hastalığı.." Durdu adem elması hareket etti, gözlerinin önüne perde inmiş gibi oldu.

"Bu yüzden seninle evlendim." Dedi sustu.

Nasıl yani?

"Kızımın bir donöre ihtiyacı var. Zaten böyle zor durumda kalmasam asla bu işi kabul etmezdim." Neden bunu karısıyla yapmıyordu o zaman!

"Neden karınla yapmıyorsun o zaman?" Ne anlatıyordu bu ya! Karşısında salak mı var sanmıştı.

"Kanser." Dedi beklemediğim bir anda.

"Ne?"

"Şöyle anlatayım Esme açık konuşulmasını severim ve her zamanda karşımda ki kişiye açık konuşurum, kızım hariç." Son ayrıntıyı neden vurgulamıştı? Yoksa kendi hastalığından ve annesinin hastalığından haberi yok muydu? Ama beş yaşında ki bir çocuğa da bu anlatılır mıydı? Bence hayır.

"Burada neden kuma alır erkekler bilirim ama benim sebebim onlarla bir değil." Kuma oluşumu kelime içinde kullanması neden canımı yakıyordu!

"Neden çocuğunun hayatını kurtarmak için orda bir dost edinmedin?" Bunun için kıymetli mabadını kaldırıp ta Hollanda'dan buraya gelmişti! Benim hayatıma girmişti!

"Aklın yolu bir işte! Sevdim seni Esme. Senle iyi anlaşacağımız kesin." Dediklerinden hiç bir şey anlamamıştım.

"Yademe de aynı şeyi söyledim ama ne yaptı bana hakkını helal etmemekle tehdit etti. O eşimin kanseri yenemezse ihtimalini düşünüyor.. Kızımın ve ilerde dünyaya gelecek çocuğum bir anneye muhtaç olduğunu söylüyor. Benim eşim Hollanda'lı Yadem hiç sevmiyor onu. Aramızda kalsın 'Gavur Gelin' diyor." Ağızının içinde söylenmeye devam etti.

"Ah bir bilse keşke haklı olduğunu. Neyse işte anlayacağın durum böyle bizim şuan karşılıklı oturmamızın sebebi çok benimle alakalı değil. Kızım için ikinci bir kadını kabul etmek zorundayım. Bunun resmi nikahla mümkün olmayacağı için Yademde dini nikahı yaptı. Aslında başta ben onu oyalayacaktım ama bir geldim sen karım olmuşsun." Derin bir iç çektim.

Bu duyduklarımı algılamam lazımdı.

En azından dürüst olması iyi bir şeydi değil mi?

"Şu dini nikahı tekrar yapalım öyle şey mi olur ya? İkimiz yokken kendi aralarında tövbe estağfurullah. Çocuğu da kendi aralarında yapalardı o zaman değil mi?" Ağızına attığı lokmayı çiğnerken bana böyle bir soru yöneltmişti.

Haksızda sayılmazdı açıkçası.

"Sana bunları anlatıyorum belki anlatmadılar. Bu yüzden dilin her ne kadar rızam var desede gözlerin aynı şeyi söylemiyor. Bugün düşün sen yada istediğin kadar zaman verebilirim düşünmen için yeter ki ilerde pişman olma."

Uçtu geldi kondu avuçlarımın arasına, bakışlarıyla lisanında ne söyledi bilmiyorum.

.

.

.

Sizce Arslan'ın dürüst olması güzel bir durum mu?

Peki Esme ne karar verecek?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.