LÜFTEN OY VERMEYİ VE YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN. EMEĞİMİN KARŞILIĞINI ALMIŞ GİBİ HİSSETİYORUM O SİZİN GÜZEL OYLARINIZ VE YORUMLARINIZLA.
YAZMA ŞEVKİM DAHA ÇOK ARTIYOR🙏💕😊
TEŞEKKÜR EDERİM.
KEYİFLİ OKUMALAR.
Haksızda sayılmazdı açıkçası.
"Sana bunları anlatıyorum belki anlatmadılar. Bu yüzden dilin her ne kadar rızam var dese de gözlerin aynı şeyi söylemiyor. Bugün düşün sen yada istediğin kadar zaman verebilirim düşünmen için yeter ki ilerde pişman olma."
Uçtu geldi kondu avuçlarımın arasına, bakışlarıyla lisanında ne söyledi bilmiyorum.
"Düşünmeme gerek bir şey yok." Boğazımda ki yumruyu yutkundum.
"Kızının tam hastalığı ne?" Konuyu değiştirmek istedim. Aslında ilerde ki çocuğumun neye bulaşacağını bilmek istedim bir an.
"Bunu ilerleyen zamanda doktoru ile konuşursun yüz yüze." Kafamı olur anlamında salladım.
"Peki çocuk.." Nasıl bir cümle kurmam gerektiğini düşündüm.
"Çocuğumuz hakkında endişelerin mi var?" Çocuğumuz mu? Onunla benim. İki yabancının bir çocuğu..
Kafamı evet anlamında salladım.
"Evet.. Bir çocuğa yardım etmek isterim ama bu durum onun sağlığını kötü etkiler mi?"
"Kardeşine yardım edecek küçük bir yürek.. Ona ve sana çok borçlu olacağım aşikar. Hayatınız boyunca maddi ve manevi olarak en iyi şekilde yanınızda olacağım.
Biz ne yapıyorduk böyle. Geleceğe dair olmayan bir bebek üzerinden senet mi yapıyorduk.
"Peki ya olmazsa?" Aklımın ucundan böyle bir düşünce geçmemişken dilimden nasıl çıkmıştı bu cümle.
Arslan'ın yüzünü bir şaşkınlık yayıldı, gözlerini benden çekti, derin bir iç çekerek ağızını açtı.
Geri kapattı.
Anlamıştım böyle bir ihtimali ya düşünmemişti yada düşünmek istemiyordu.
Sonuçta kızının hayatı pamuk ipliğiyle ona bağlıydı..
Benim kısır olmam demek onun omuzlarına daha ağır bir yük yüklüyordu..
"Böyle bir durumda da daha demin söylediğin gibi aynı şekilde maddi ve manevi yanımda olur musun?"
O çok konuşmayı seven adam neden bülbül yutmuşa dönmüştü..
Dolan gözlerimle kafamı ağırca salladım.
"İnkar edemem bir Beyefendi gibi kibar ve düşüncelisin. Kaç dakikadır beni karşına alıp konuşuyorsun teşekkür ederim." Diyemedim babam beni senin düşündüğün kadar düşünmedi.
" Anladım bu evliliğin neden olacağını. Benim için sıkıntı yok. Ama çocuk olmazsa da sana yük olmam. Kızını kurtarması gereken bir babasın. Beni tekrar babamın evine salabilirsin. Yeter ki ona ödediğiniz parayı geri almayın, istemeyin." Yavaşça sandalyemden kalkıp içeri girdim.
Banyoya geçip kapıyı kapattım. Sırtımı kapıya yaslayarak gözlerimi kapattım.

******
Banyodan çıktım onun da gittiğini düşünmüştüm ama oda da volt atıyordu. Beni görünce durup yanıma geldi.
Elini uzattı.
"Bu el senin elini tutmaya muhtaç bir babanın eli. Eğer sen razıysan elimi eşim olarak tutmaya.. Ben bırakmam o eli. Eşin olarak."
"Ne?"
Şaşkın bir halde ona bakmaya devam ettim.
"Buraların adetlerini sevmiyorum. Kadını kıran üzen geleneklerinden hiç hoşlanmam. Ben bir kız çocuğu babasıyım." Diğer eliyle saçını kaşıdı. Konuşmasını bir yere bağlamaya çalışıyordu.
"Seni bırakmam. Babanın evine salmam, istesen de gitmene izin vermem.." Elini tekrar uzattı bana doğru.
"Tutacak mısın elimi? Bana bir şans ver pişman etmeyim seni." Bu adam niye buranın erkeklerinden farklıydı? Neden bu kadar ince düşünüyordu?
Pişman olacağımı bile bile tuttum elini.

Dudakları kıvrıldı.
Yüzüne yayılan gülümseme ile bana bakmaya devam etti.
Avcısına yakalanmış bir av tedirginliği vardı üstümde.
"Bugün akşam gidelim. Öyle seninle ailenin yanına gidelim onlarla vedalaş oradan da havalimanına geçelim."
"Gerçekten mi?" Ailemin yanına mı götürecekti beni. Kaç gündür kafamdaki tasarladığım adama ters oranla hareket ediyordu.
Arslan Çelik.
Allah katında eşim.
Onun ikinci karsı olmaya razı olan ben Esme Gewher.
Cehennemi beklerken bu adam bir melek sureti takınıyordu.
Hal ve hareketleri de kibardı.
"Sen hazırlan çıkalım." Boyuna sarıldım. Annemi kız kardeşlerimi tekrar görmek bir hediyeydi bana.
Burnuma gelen kokusu ile yaptığım aptallığı anlayarak hemen kendimi çektim.
"Özür dilerim ben birden sen öyle deyince ben şey yaptım." Açıklamaya çalıştıkça bocaladığımın farkındaydım.
"Gitmeden şu dini nikahı tekrar yapmayı da unutmayalım." Kızaran yanaklarım ile ona sırtımı dönerek kenara bıraktığım çantamı eğilip aldım. Çantamla uğraşıyormuş gibi yaptım.
****