LÜFTEN RİCA EDİYORUM OY VERMEYİ VE YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN. EMEĞİMİN KARŞILIĞINI ALMIŞ GİBİ HİSSETİYORUM O SİZİN GÜZEL OYLARINIZ VE YORUMLARINIZLA.
YAZMA ŞEVKİM DAHA ÇOK ARTIYOR🙏💕😊
TEŞEKKÜR EDERİM.
KEYİFLİ OKUMALAR.

Işığın yanmasıyla gözlerimi açtım. Ovaladığım gözlerimle ışığa adaptasyon sağlamaya çalıştım. Gene Heja çılgını mı gelmişti! Gözlerimin üstündeki elimi çekip açık kapıya baktım.
Birde kapının önünde eli prizin üstünde donum kalmış esmer adama baktım.
Bu o muydu?
Arslan Çelik.
"Sen kimsin?" Bu soruyu ben sormamıştım. Soru ondan gelmişti.
Gözlerimi kırpıştırarak heMen yataktan kalktım üstümü düzelterek tekrar ona baktım.
Benden haberi yok gibi bir hali vardı. Ya da Arslan Çelik o değildi!
"Be.. Be.. Ben Esme." Deyip sustum. Yeterli olması gerekiyordu bence. Hayatında kaç tane Esme'yi parayla almıştı.
"Ne işin var benim odamda?" Yüzünde ki şaşkınlık bariz görünüyordu. Sorusuna nasıl cevap vereceğimi bilemedim. Yutkunarak suratına bakmaya devam ettim. Bende şaşkındım kaç gündür beklediğim koca figürlerini kafamda tasarlamıştım ama hiç birinde benden habersiz bir koca yoktu.
Benden bir cevap alamayınca odadan bir adım geri çıkıp dışarı doğru bağırdı.
"Vildan abla!" Gecenin bu saatinde bu kadın hâlâ ayakta mıydı? Umarım ayaktadır çünkü bana da bir açıklama yapmaları gerekiyordu.
Babamın bile layık görmediği açıklamayı umarım onlar yapardı.
"Efendim Arslan Beyim?" Vildan ablanın önce sesi geldi sonra hızlı adımlar ile görüş açıma girdi.
Arslan Çelik.
Evet oydu işte Vildan ablada öyle seslenmişti. Tamam ben Arslan Çelik kim bilmiyorum ama kaç yıllık çalışanda yanlış hitap edecek hali yoktu herhalde.
Peki neden garip davranıyordu?
"Gecenin yarısında odam da ki yabancı kim?" Sorduğu soru ile ikinci şoku yaşadım. Nasıl odamda ki yabancı kim? Ağızım açık bir sırtı bana dönük olan adama birde Vildan ablaya baktım.
Kafasında sıkıntı mı vardı?
Tek mantıklı açıklaması bu olabilirdi.
Yoksa ben bir deliyle mi evlenmiştim? Tahtasının biri i eksikti? Vildan abla bana bakıp gülümsedi.
" Jinamın(Karın)" Vildan ablanın sözleriyle dönüp bana baktı. Gözlerimi kırpıştırarak yaşadığım olay örgüsünü çözmeye çalıştım.
" Jinamın mı?(Karım mı?)" Bana bakmaya devam ettiği için gözlerimi siyah gözlerin hapsinden çektim. Bir şeyler dönüyordu ama ne?
"Evet beyim." Vildan abla tatlı sesiyle konuşmaya devam etti. Pek hoş bir durum değildi yaşadığımız. Arslan Çelik olduğundan emin olduğum kişi Vildan ablaya dönüp sordu.
"Yadem nerede?" Kafamı yerden kaldırıp Vildan ablaya baktım. Yoksa her şey o yaşlı Yade'nin başından mı çıkmıştı. Umut tohumu attı içime.
Belki Arslan Çelik bu evliliği gerçekleştirmezdi.
"Tüm bunları o yaşıyla başarıyor ya helal olsun. Hanım ağalığı yengemden alıp ona vermek gerek. Allah bilir amcamın bile bu durumdan haberi yok. Çünkü olsa söylerdi adam bana." Arslan Çelik'in işittiğim sözleri bana bir umut tohumdan formül değiştirerek fidan olmuştu.
"Beyim Yade Sultanım uyudu. Siz dinlenin şimdi sabah sizinle görüşecek." Vildan ablaya ters bir bakış atarak gitti.
Nereye gittiğini tahmin etmek zor değildi bence. Vildan abla da giden Arslan beyin peşinden koşarak gitti.
Yüzümdeki gülümsemeyle yatağın ucuna tekrar oturdum.

*****
Uzaktan gelen sesler ile kaşlarımı çattım.
"Annem hayatta olsaydı bunları yaşamazdım." Arslan Çelik kısık sesiyle birine söyleniyor gibiydi.
Yutkunarak ne yapacağımı bilemedim.
Uyanırsam pek benim için iyi şeyler olamaya bilirdi. Eğer bu evliliği bitirecekse sabah söylerdi. Yada uyandıra bilirdi. Beni neyin beklediğini bilemediğim için korkarak tepkisiz kalmayı seçtim.
"Ah Yade. Başımda bela azdı zaten." Dolap kapağı açılıp kapandı.
Sesler durdu.
"Birdiniz iki oldunuz aman ne güzel." Çok yakından gelen gelen sesi ile uyuma şeklimi bozmadım.
"Bu kızın yüzünün hali ne böyle?" Kendi kendine konuşuyor gibiydi. Karanlıkta yüzümdeki izleri görecek kadar tipime mi girmişti bu adam. Gözlerimi sıktım üstüme örtülen kumaştan sonra adım sesleri uzaklaştı.
O benim üstümü mü örtmüştü?!
"Şimdi neden beni bir hafta daha kalmaya zorladığın anlaşıldı seni yaşlı kurt. Korkulur senden."
Nefesimi yavaşça dışarı verdim.
Konuştuğu kelimelerden anladığım kadarıyla bu evlilik olacak mıydı?.. İçimdeki yeşeren umut fidanı kurumaya başladı.
Nerde görülmüştü hem kuma gittiğin evden tekrar çıkıp evine dönmek.