İçeriğe geç

𝐄Ş𝐊𝐀 𝐃İ𝐋𝐀 𝐙𝐎𝐑𝐄

Bölüm 5 · 3 dk okuma

𝐄Ş𝐊𝐀 𝐃İ𝐋𝐀 𝐙𝐎𝐑𝐄

Bölüm 5

5. 𝓑Ö𝓛Ü𝓜 "𝓢𝓔𝓝 𝓚İ𝓜𝓢İ𝓝?"

LÜFTEN OY VERMEYİ VE YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN. EMEĞİMİN KARŞILIĞINI ALMIŞ GİBİ HİSSETİYORUM O SİZİN GÜZEL OYLARINIZ VE YORUMLARINIZLA.

YAZMA ŞEVKİM DAHA ÇOK ARTIYOR🙏💕😊

TEŞEKKÜR EDERİM.

KEYİFLİ OKUMALAR.



Vildan abla daha fazla üstelemeden, yüzünde ki bana ait olan üzüntüsüyle kapıyı çekip gitti. Yanaklarımdan akan yaşı elimin tersiyle silerek etrafıma baktım.





Oda modern dizayn edilmişti, burada bulunma sebebim her ne kadar çağ dışı olsa da..

Yatağın ucuna oturdum. Ellerimi başımın arasına alarak puslu gözlerimle beyaz perdenin dışından gözüken gökyüzüne baktım.

Benim dünyam kadar mı karanlıktaydı dünya?.

Burnumu çekerek kesilmeyi bekleyen kurbanlar gibi oturdum bekledim celladımı.

*****

Uzaktan gelen seslerle gözlerimi doğan güneşten çektim. Sabah olmuştu. Oturduğum yatağın ucundan kalktım. Yutkunarak yaklaşan adım seslerini dinledim.

Gece boyunca odaya ismini dün gece öğrendiğim yüzünü dahi görmediğim kocam gelmemişti.

İstemiyordu galiba bu evliliği.

En azından ömrümün sonuna kadar bu odada tek başıma kalmaya ben razıydım.

Kapının kulpu aşağı doğru indi.

Yutkundum.

Kulp o şekilde durdu.

Kapı açılmadı.

Neden girmiyordu içeri? Parasıyla beni almıştı sonuçta.

Kapı tıklandı birden.

İrkilerek geri gittim.

"Esme uyandın mı?" Vildan ablanın sesiyle sesli bir şekilde nefesimi dışa verdim.

Uyumamıştım ki ben tüm gece

İnsan böyle bir durumda nasıl uyuyabilirdi?

Kapının yanına gidip kapıyı açtım.

Vildan abla yüzünde ki tatlı tebessümle bana baktı.

"Beyimizin işi varmış, bir kaç gün buralarda değil. Yade Sultanda kahvaltıyı odana saldı. Sende dinlen." Elindeki tepsiyi bana verip gitti.

İnşallah hiç gelmezdi.

Elimde ki tepsiye bakıp odaya geri girdim. Kapıyı kapatarak camın önündeki teki koltuğa oturdum.

Tepsiyi pufun üstüne bıraktım. İki lokma bir şeyler ağızıma atıp başıma giren ağrıyla arkama yaslandım.

******

Üçüncü günü de yatağın ucunda uykusuz gözlerle geçirmiştim. İnsan üç gün susuz yedi gün de aç kalabilirmiş. Peki ne kadar uykusuz kalabilir işte bu sorunun deneyi üstümde yapılıyor gibiydi kaç gündür.

Kapının birden açılıp içeri birinin bodoslama dalmasıyla sıçrayarak ayağa kalktım. Nefes nefese Heja hemen kapıyı kapattı.

"Ah Yade..Birde bana kuzulkurt diyorsun. Cık cık cık." Heja ile göz göze geldiğim an irice gözlerini açtı, hemen panik içinde eliyle ağızını kapattı.

"Ben yanlış odaya mı girdim?" Kendi sorduğu soruya gözleri yavaşça oda da dolandı galiba cevabı almıştı .

"Sen nasılsın Esme?" Gözlerimi kırparak ona bakmaya devam ettim.

"Eğer sıkılırsan benim odaya gel." Elini beline koyarak kendine öz güvenli konuşmasından sonra eliyle ağızını kapatarak kis kis gülmeye başladı.

"Tövbe estağfurullah böyle deyince de pavyonda masa açan amcalar gibi hissettim kendimi." Durdu bana doğru yaklaştı elini dudağının yanına koyarak kısık bir ses tonuyla devam etti.

"Kimse duymasın pavyonda masa açmışlığımız da var şimdi ." Söylediği itiraf karşısında gözlerim kocaman ona baktım.

Bu kız şaka mıydı!

Bunu düşüneceğim hiç aklıma gelmezdi ama Şilan'dan daha beteride varmış demek.

Gözlerim kaç günün uykusuzluğundan sonra ağrırken, başımda ki ağrı gerilim filminde ki bir sahne gibi her saniye dirk dirk atarken bir Heja'nın itirafları eksikti.

Bir kardeşi at hırsızı olan diğer kardeşinin kafası sıyrıkken benim kocam hakkında beklentilerim gün geçtikçe düşmeye başlamıştı.

"Neyse ben Yade'ye yakalanmadan odama tüyüm. Sende sıkılırsan gel benim odaya." Son cümlesine oranla göz kırptığı an elimi göğüslerime sardım.

"Korkma benden yenge."

*******

Saat geceyi geçerken kafamı yatak başlığına dayadım. Uyku göz kapaklarıma ağırlık verdikçe direnebildiğim son noktaya kadar direndim.

Uyumayacaktım.

Aaaaslaa. Esneyerek ağızımı kapattım.

Gözlerimi kırptım.

Kapanmayacaktı..

Kafamın geriye doğru düşmesiyle verdiğim savaşa kaybettim tıpkı kendi hayatım gibi.

Işığın yanmasıyla gözlerimi açtım. Ovaladığım gözlerimle ışığa adaptasyon sağlamaya çalıştım. Gene Heja çılgını mı gelmişti! Gözlerimin üstündeki elimi çekip açık kapıya baktım.

Birde kapının önünde eli prizin üstünde donum kalmış adama baktım.

Bu o muydu?

Arslan Çelik.

"Sen kimsin?" Bu soruyu ben sormamıştım. Soru ondan gelmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.