İçeriğe geç

𝐄Ş𝐊𝐀 𝐃İ𝐋𝐀 𝐙𝐎𝐑𝐄

Bölüm 4 · 6 dk okuma

𝐄Ş𝐊𝐀 𝐃İ𝐋𝐀 𝐙𝐎𝐑𝐄

Bölüm 4

4. 𝓑Ö𝓛Ü𝓜 "𝓐𝓡𝓢𝓛𝓐𝓝 Ç𝓔𝓛İ𝓚"

LÜFTEN OY VERMEYİ VE YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN. EMEĞİMİN KARŞILIĞINI ALMIŞ GİBİ HİSSETİYORUM O SİZİN GÜZEL OYLARINIZ VE YORUMLARINIZLA.

YAZMA ŞEVKİM DAHA ÇOK ARTIYOR

TEŞEKKÜR EDERİM.

KEYİFLİ OKUMALAR.



"At hırsızı?" Şaşkınlık içinde suratına bakmam uzun sürmedi. Elimde tutuğum çantanın saplarını sıkarak gözlerimi yumdum.

Bu at hırsızı evli miydi!

Birde üstüne kardeşimle kırıştırıyordu!

"Ne at hırsızı ya? Bana öyle seslenmekten vazgeç baldız. Adım Baran." Yüzüne tiksinerek baktım. Elimdeki çantayı kaldırım kafasına peş peşe vurmaya başladım.

"Seni ırz düşmanı seni namussuz! Hem evlisin hem de kardeşimle mi fingirdiyorsun?!" Koluyla kafasını kapatarak arabadan hızlıca indi.

"Ne vuruyorsun baldız ya! Kim evli ya?" Açtığı kapıdan bana bakarak konuştu.

Aklına sonradan ir taş düşmüş gibi kafasını kaşıyarak güldü.

"Ben değilim. Seninle abim evlenecek. Aman Allah korusun senin gibi cadıyla niye evleneyim ben. " Kızaran yanaklarım ile kaşlarımı çatarak ona bakmaya devam ettim.

Yanına biri geldi.

"Beyim ne oldu niye arabadan indin?" Bu babama parayı veren adamdı.

"Emin amca sen benim arabaya geç. Çünkü benim bu arabada can güvenliğim yok." At hırsızının sözlerine bön bön baktım.

*****

Bizim köyden çıktıktan sonra şehre geldik. Karanlıkta pek göremesem de gösterişli şatafatlı taş binaların arasında ilerledik.

At hırsızı arkamızda ki arabaya geçmişti.

İsminin Emin amca olduğunu öğrendiğim kişi ile arabada yolculuk yaptık.

Arabanın durması ile Emin amca konuştu.

"Geldik kızım." Yutkunarak etrafıma baktım.

Arabadan nasıl indim bilmiyorum kalabalığın içinde ilerlerken geniş bir odada buldum kendimi.

"Daye kız budur?" Arkamda duran iki kadının kendi aralarında ki sohbet pek kendi aralarında gibi değildi.

"Şevbaş(İyi geceler)" İçeri giren adama döndü tüm bakışlar. Annemden daha yaşlı bir kadındı. Alnının ortasında ki yeşil dövme ile durdu karşımda. Gözleri beni bulduğunda gözlerimi çektim.

"Bi xêr hatin.Tu çava yî?(Hoş geldin. Nasılsın?)" Kafamı yerden kaldırıp baktım. Bana soruyordu. Sorusuna cevap vermek istemese de dilim mecburdu..

"Neden bu hanede bulunduğunu biliyorsun?"

Düşen omuzlarım ile kafamı hafifçe salladım.

"Dini nikahlarınız bugün kıyıldı .Baban söylemiştir zaten." Gözlerim doldu.

Söyleme gereği duymamıştı..

Ortama yayılan sessizlik ile elindeki bastonu yere vurup konuşmasına devam etti.

"Yade ,Arslan abimin odasına mı çıkarayım?" Genç kızın sorusu ile yaşlı Yade kaşlarını çattı.

"Yok senin odana çıkar Heja." Onların sohbetinden gerilim tüm vücudumu sarmaya başlamıştı.

"Tamam Yade. Gel yenge." Genç kız kolumdan tutup beni götürürken yaşlı Yade elinde ki bastonla onun kafasına vurdu.

"Seni kuzulkurt!" Heja gülerek bana göz kırptı. Bir yanan da eliyle kafasını ovaladı.

"Yade niye ne yaptım?" Heja'ya baktığım zaman çok büyük durmuyordu. Esin ile aynı yaşıt bile olabilirdi.

"Konuşturma beni Heja. Yeni gelinin ilk geceden görümcesinin odasında işi ne?" Yaşlı Yade'nin sözleri ile Heja gülmeye başladı.

"Haaa sen o işi diyon Yade."Heja'nın da dilinin kemiği yoktu.

"Ne bileyim Yade ben o işi senin gibi yaşamadım ki." Gözlerim irice açıldı. Kesinlikle bu kızın dilinin kemiği yoktu!

Kızaran Yade elindeki bastonu havaya kaldırdığı an gözlerimi sıkıca yumdum.

"Kaç bakalım kuzulkurt! Ben biliyorum sana! " Yade'nin sinirli sözlerinden sonra gözlerimi açtım. Yanımda Heja yoktu. Çoktan tüymüştü galiba.

"Esme kızım sana da bizim kızlar göstersin kalacağın odayı. Annen anlatmıştır ne yapacağını biliyorsun. Zaten şimdiki zamane gençleri her şeyi biliyor bak şu giden sıpada bunun örneği." Yade yanımdan söylenerek gitti.

Bana övdü mü, kızdı mı, sövdü mü? Hiç bir şey anlamamıştım.

Ben nasıl bir tımarhaneye düşmüştüm böyle?

Hem annem bana ne anlatacaktı?

Hiç bir şey anlatmamıştı bunu ona söylesem mi ki?

Yade'nin gitmesi ile arkamda duran orta yaşlı kadın omuzuma şefkatle dokunarak bana baktı.

"Esme buyur sana yolu göstereyim. Hem yolda da seninle tanışalım." Kafamı olur anlamında salladım. Kadın elimde varlığını bile unuttuğum çantamı alarak yürümeye başladı.

"Ben Vildan bu evin tüm işi gücü yapılacağı benden sorulur. Sende bir hafta boyunca bir şey isteyecek, soracak olursan çekinmeden Vildan ablana gel." Dedi gülümseyerek.

Söylediği kelimelerden tek birine takılmıştım.

"Neden bir hafta boyunca?" Durup bana baktı yüzüne yayılan garipseme ile konuştu.

"Arslan Bey Yade'nin ısrarı yüzünden anca bir hafta burada kalmaya karar verdi. Seni belki burada bırakır bilmiyorum." Dedi Vildan abla.

Etrafımda olup biteni algılayamıyordum.

Boş gözlerle etrafıma baktım.

Ne fark ederdi bundan sonra nerde kaldığım?

Kuma olarak gelmiştim buraya. Kuma olarak parayla satın alınmıştım. Haberim bile yokken nikahım kıyılmıştı. Razı gelmiştim bilmediğim kaderime. Ne acıydı.. Yıllardır şahit olduğum şeyi yaşayacaktım.

Dayanabilir miydim? Gittiği yere kadardı artık.

Kuma olmak ölüm elbisesi giymekti. Bana da zorla giydirilmişti. Çıkarıp atma iradem elbet de ki var ama babam hemen kardeşlerime dönüp bu elbiseyi birine zorla giydirirdi..

İşte ben bunu onlara yapamazdım.

"Başka evimi var?" Vildan abla ile merdivenleri çıkarken sorumu yönelttim.

Burada bir hafta kalmayı zorla kabul ettiyse başka yerde yaşıyordu demek.

Karısının olduğu evde..

Ben kimin ahını alarak yaşayacaktım böyle..

"Evet burada yaşamıyor." Vildan ablanın pek hoşlandığı bir konu olmamıştı. Yürürken evdeki diğer kişilerden bahsetti. Yaşlı Yade , iki oğlunun ve torunlarının olduğundan bahsetti. Evlendiğim kişinin 3 kardeş olduğundan bahsetti. Heja'yı tanımıştım zaten. At hırsızını da öğrenmiş oldum. Annesi ve babası küçükken hayatlarını kaybetmiş. Yade en küçük oğlunun emanetlerine adamış kendini. En büyük oğlu konakta ve şehirde söz sahibi olduğundan bahsetti.

"Aman kızım konakta yaşadığın sürece konağın kuralarına dikkat et. Kocana saygılı ol ama Adar Ağaya daha çok saygılı ol. Onlarla yarın kahvaltıda tanışırsın. Şimdi buyur geç odana." Açtığı kapıya baktım. Titreyen adımlarımla içeri girdim.

"Sana gecelik kıyafet falan koydum orada." Vildan ablanın gösterdiği dolaba baktım. Kafamı salladım. Terleyen ellerimi daha çok sıktım.

"Bir şey ister misin?" Ona baktım.

Sarılabilirdi mesela bana.

Biraz hüngür hüngür ağlamaya ihtiyacım vardı.

"Be.. Ben neden buradayım?" Annemin üstüne kuma gelmesinin nedeni erkek çocuk olmadığındandı. Babamın açıklaması buydu. Zaten bu yüzden üçüncü kumayı alacaktı..

Peki ya ben?

Ben neden buradaydım?

En büyük amcası ağaysa onun erkek çocukları soyu devam ettirecekti. Evli bir adam neden ikinci kuma alma ihtiyaçı hissediyordu?

Aç gözlü, eşine bile sadık değilken, uçkuruna sahip olamayan bir aciz pislikti.

Babam 'Bir Beye kuma olacak' dedi sustu.

Yaşlı Yade 'Annen anlatmıştır ne yapacağını biliyorsun' dedi sustu

Vildan abla ayak üstü ailenin özetini anlattı.

Peki ben neden buradaydım.

Evli bir adamın neden ikinci karısı olacaktım!

"Sana anlatmadı mı anan baban?" Vildan abla şaşırarak sormuştu bu soruyu.

"Anlatmadı.." Dedim ondan dinlemek için.

"Senin rızan yoksa bu iş olmaz kızım. Ben Yade Sultana gidip anlatayım. Yade özellikle buna razı olan bir kızı aradı. Her köye haber saldı. Kuma olmak zordur tabi herkeste kabul etmedi. Baban dışında."

"Babam dışında.." Dedim fısıltıyla.

"Ben kimle evlendim? Niye evlendim?" Vildan abla halime bakıp üzüldü.

"Arslan Çelik. Beyimden özellikle bahsetmekten kaçındım. Herkes bir şey anlatmıştır diye. Beş sene önce evlendi güzeller güzeli bir kızı var. Yirmi sekiz yaşında kendi mesleğini yapıyor." Dedi ve sustu daha fazla bir şey anlatmaktan kaçıyor gibiydi.

"Bu elinin yüzünün halini baban mı yaptı kızım?" Konuyu değiştirdi yada ayrıntı vermenin artık gerek olmadığını gördü. Vildan abla bana daha dikkatli baktı.

Kafamı evet anlamında salladım.

"O zaman olmaz kızım gel çık odadan. Sen buraya ait değilsin. Ben şimdi Yade Sultana söylerim. Emin seni geri götürür evine."

Vildan abla yanımdan geçerken bileğini tuttum.

Eve geri gidersem parayı da babamdan alırlardı. Sırf acısından babam bu sefer beni kuma olarak vermekle kalmaz üç bacımı da kuma olarak verirdi.

Hırsından sinirinden bunu yapardı.

En yaşlı adamlara verirdi.

Benim babam böyle bir adamdı.

Yaşarken bizi öldürmeyi çok kolay başarabilirdi.

Anneme yaptığı gibi..

"Be.. Ben razıyım. Sadece ondan bahsetmediler. Hiç çocuğu olmadığından dolayı mı? Yoksa erkek çocuğu istediği için mi buradayım bilmiyordum. Öğrenmiş oldum. Erkek çocuk istiyor olmalı. Soy erkekten devam eder sonuçta."

Yutkundum boğazımdaki çözülmeyen düğümle.

"Sağ ol abla senide yordum. İyi geceler." Vildan abla bana baktı.

"Emin misin Esme kızım?"

Kafamı salladım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.