Bölüm 2: Okuldaki Zorluk Ertesi sabah Efe okulun koridorlarında yürürken, bazı bakışları üzerine çektiğini hissetti. Fısıldaşmalar vardı. Alaycı kahkahalar... Sınıfa girdiğinde, arka sıralarda oturan eski arkadaşları onu bekliyordu. İso, Ferhat ve diğerleri. Masasına oturduğu anda İso seslendi: "Bakın kim gelmiş? Mahallemizin meleği!" Sınıfta bir kaç kişi kıkırdadı. Efe kafasını kaldırmadı, sessizce defterini açtı. Duymazdan geldi. Ferhat da ekledi: "Akşam buluşuyoruz Efe, gelirsen delikanlısın. Gelmezsen... herkes ne olduğunu anlar." Efe'nin kalbi hızlandı. Eli, tuttuğu kalemin üzerinde titredi. Kafasının içinde binlerce düşünce dolanıyordu. 'Ya yalnız kalırsam? Ya dışlanırsam? Ya hep böyle olursa?' Tam o anda öğretmen sınıfa girdi. Gözlüğünün üzerinden sınıfa şöyle bir baktı. Her zamanki gibi sessizce yoklama yapmaya başladı. Ama Efe'nin suratı onun dikkatini çekmişti. Arkadan Ferhat, İso ve diğerlerinin defterden yırtıkları kağıtları top şekline getirip Efe'ye attıklarını görünce hoca onlara kızıp velilerini çağıracağını söyledi. Böylece çocuklar Efe'ye daha da çok kinlenmişti. Efe de bunu fark edip daha da korkmaya başlamıştı. Ders çıkışında Efe'yi kenara çağırdı: "Efe, bir sorun mu var oğlum?" Efe önce söylemek istemedi. Ama gözleri, içindeki savaşı anlatıyordu. Öğretmen sandalyesine oturdu, sesi yumuşadı: "Bak oğlum... İnsan, doğruyu seçtiğinde bazen yalnız kalır. Bu doğaldır. Herkes doğru olanı seçebilseydi, kahramanlık diye bir şey olmazdı." Efe ilk defa biri tarafından bu kadar doğru anlaşıldığını hissetti. Başını öne eğdi, ama içinden bir güç yükseldi. Büyük bir kararlılıkla Kalemi sıkıca kavradı. O gün Efe, kendine söz verdi: "Kahraman olmak kolay değil. Ama ben kolay olanı seçmeyeceğim."
Bölüm 2
Okuldaki Zorluk
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.