İçeriğe geç

Rüzgara Karşı

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Rüzgara Karşı

Bölüm 1

Bölüm 1: Başlangıç

Bölüm 1: Başlangıç Mahallede gün batımı her zaman garip bir sessizlik getirirdi. Efe, elleri cebinde, başı öne eğik adımlarla yürüyordu. Kaldırımın köşesinde, eskimiş bir banka yayılmış bir grup çocuk kahkahalarla sigara içiyor, yanlarından geçenlere umursamaz bakışlar atıyordu. Efe onları tanıyordu. Hepsi bir zamanlar çocukken birlikte top oynadığı insanlardı. Şimdi ise gözlerinin içinde bir tür boşluk vardı. O an, içlerinden biri, İso, ona seslendi: "Hey Efe! Ne öyle yalnız başına? Gel otur lan, bir sigara yakalım!" Efe durdu. İçinde bir şeyler çatışıyordu. Bir adım ileri atsa, belki hepsi onu kucaklayacaktı. Ama ya hayalleri? Ya annesinin "Oğlum, kimseye benzemek zorunda değilsin." dediği o gece? Efe, kafasını kaldırdı. Gözlerinin içindeki kararlılığı sadece o hissediyordu. "Yok İso, sağ ol. Benim işim var." dedi. Ve yürümeye devam etti. İlk kez o akşam, yalnızlığın, yanlış arkadaşlıklardan daha değerli olduğunu öğrendi. Yol boyu düşünmekten beyni sulanmıştı, Artık bu düşüncelerin ona zarar verdiğinin farkına varmıştı ve Sonunda eve gelmişti. Efe eve geldiğinde, kapıyı açarken ayakkabılarının gıcırtısından başka bir ses yoktu. Ev küçük ama sıcaktı; duvarlar eskiydi ama anılarla doluydu. Annesi mutfakta çay koyuyordu. Çaydanlıktan çıkan buhar, mutfağın camını buğulandırmıştı. Annesi, Efe'yi görünce gülümsedi. O yorgun, ama umut dolu gülümsemeydi. "Hoş geldin oğlum." dedi, sesi yumuşacıktı. Efe bir şey söylemedi, sadece başını salladı. Çantasını duvara bıraktı, ağır adımlarla mutfağa geçti. Annesi onun yüzündeki gerginliği hemen fark etti. Oturdu, Efe'nin karşısına bir bardak çay koydu. "Bazen yalnız kalmak, yanlış insanların arasında kaybolmaktan daha iyidir, Efe." dedi. Efe gözlerini kaçırdı. Boğazında düğümlenen kelimeleri yutmaya çalıştı. Gözleri Dolmuştu, İçinde fırtınalar kopuyordu. Ne kadar yalnız hissettiğini, bazen nasıl vazgeçmek istediğini anlatmak istiyordu. Ama ağzından sadece iki kelime döküldü: "Anne... Yoruldum." Annesi elini uzattı, Efe'nin ellerini tuttu. Efe'nin elleri buz gibiydi. "Yorulmak hakkın, oğlum. Ama pes etmek değil." dedi. "Sen farklısın. Onların yaptığı kolay yolu seçmek. Sen zor olanı seçiyorsun. O yüzden değerli olacaksın." Efe ilk defa o gece sessizce ağladı. İçinden bir şeylerin söküldüğünü, hafiflediğini hissetti. Annesinin sözleri, sırtına konmuş görünmeyen bir zırh gibiydi. O anda karar verdi: Ne olursa olsun, vazgeçmeyecekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.