İçeriğe geç

Rüyanın Gölgeleri

Bölüm 20 · 2 dk okuma

Rüyanın Gölgeleri

Bölüm 20

Aynı Gökyüzü Altında

Gün batımı şehri turuncuya boyamıştı.

Pamira çatının kenarında oturuyordu. Ayaklarını boşluğa sarkıtmış, elinde boyayla kirlenmiş bir fırça... ama boyamıyordu.

Sadece izliyordu.

Gökyüzünü.

Kendini.

Kapı gıcırdadı.

Pamira dönmeden gülümsedi.

"Geç kaldın."

Deniz içeri girdi.

Elinde küçük, eski bir defter vardı.

"Bu sefer gerçekten korktum gelmeden."

Pamira hafifçe başını yana eğdi.

"Benden mi?"

Deniz gülümsedi.

"Kendimden."

Yanına oturdu.

Eskisi gibi değil.

Daha yakın.

Ama hâlâ saygılı bir mesafe.

Bir süre konuşmadılar.

Sadece aynı gökyüzünü paylaştılar.

Pamira sessizliği bozdu:

"Üç yıl... ne yaptın?"

Deniz derin bir nefes aldı.

"Yazdım."

Pamira kaşlarını kaldırdı.

"Ciddi misin?"

Deniz elindeki defteri ona uzattı.

"Hiç göstermedim kimseye."

Durdu.

"Sen hariç."

Pamira'nın kalbi hızlandı.

Defteri aldı.

Yavaşça açtı.

Sayfalar doluydu.

Ama dağınık.

Karalanmış.

Silinmiş.

Yeniden yazılmıs.

"Ben okuyayım mı... yoksa sen mi?" diye sordu.

Deniz başını eğdi.

"Ben okuyayım."

Defteri aldı.

Bir sayfa açtı.

Gözleri birkaç saniye satırlarda gezdi.

Sonra... başladı:

Seni unutmak için değil, Sana alışmamak için sustum.

Adını anmadım mesela, Ama içimde hep yankıydı.

Gittiğin şehir değil eksilen, Bende kalan sendin.

Ve ben... En çok sende yarım kaldım.

Deniz devam etti.

Sesi daha yumuşaktı şimdi:

Bir kapı çizmiştin, hatırlıyor musun?

Açık bırakmıştın.

Ben o kapının önünde

Üç yıl bekledim.

Girmedim.

Çünkü sen yokken

İçeri girmek...

Eve dönmek değildi.

Pamira derin bir nefes aldı.

Fısıldadı:

"Ben de o kapıyı hiç kapatmadım."

Deniz gülümsedi.

Defteri kapattı.

Sessizlik oldu.

Ama bu sefer...

tamamlanmış bir sessizlikti.

Deniz cebinden telefonunu çıkardı.

"Bir şey var."

Pamira baktı.

"Ne?"

Deniz hafifçe gülümsedi.

"Yazamadığım şeyi... biri yazmış."

Telefonundan bir şarkı açtı:

Mentra-Bu Şehir Bizim

Şarkı hafifçe çalmaya başladı.

Sözler havaya karıştı.

Rüzgârla birlikte.

Pamira gözlerini kapattı.

Dinledi.

Her kelime...

bir yere dokundu.

Deniz ona baktı.

"Benim anlatamadığım her şey bu."

Pamira gözlerini açtı.

Yavaşça ona döndü.

"Sen zaten anlattın."

Bir an...

hiçbir şey söylemediler.

Sonra Pamira yavaşça konuştu:

"Bu sefer kaçmayalım."

Deniz başını salladı.

"Kaçmayalım."

Pamira elini uzattı.

Ama bu sefer tereddüt etmedi.

Deniz tuttu.

Bu bir veda değildi.

Bu bir başlangıçtı.

Pamira hafifçe gülümsedi:

"Geç kaldık mı sence?"

Deniz gözlerinin içine baktı.

"Hayır."

Durdu.

"Zaman bizi biraz büyütmüş sadece."

Gökyüzü kararmaya başladı.

Ama bu sefer...

karanlık korkutmuyordu.

Çünkü artık yalnız değillerdi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.