Sabah ilk kez bu kadar sessizdi.
Ama bu sessizlik... boş değildi.
Huzurluydu.
Pamira sahildeydi.
Aynı sahil.
Aynı kumlar.
Ama bu sefer... içindeki fırtına dinmişti.
Elinde defteri vardı. Kalemi parmaklarının arasında dönüyordu ama çizmiyordu.
Sadece... düşünüyordu.
Ayak seslerini duyduğunda başını kaldırmadı.
Kimin geldiğini biliyordu.
"Geleceğini biliyordum," dedi yavaşça.
Deniz birkaç adım uzağında durdu.
"Gelmemem gerekiyordu belki de."
Pamira hafifçe gülümsedi.
"Bizim hiçbir şeyimiz 'gerektiği gibi olmadı zaten."
Deniz onun yanına oturdu.
Aralarında bir mesafe vardı.
Ama bu sefer... acıtan bir mesafe değildi.
Kabullenilmişti.
Bir süre konuşmadılar.
Sadece denizi izlediler.
Dalga sesleri... aralarındaki her şeyi yumuşatıyordu.
Pamira derin bir nefes aldı.
"Artık yoruldum."
Deniz başını ona çevirdi.
"Biliyorum."
Pamira gözlerini kapattı.
"Kaçmaktan değil... hissetmekten yoruldum."
Deniz'in bakışları yumuşadı.
"Ben de."
Pamira yavaşça konuştu:
"Biz... yanlış zamanda doğru insanlar gibiyiz."
Deniz hafifçe gülümsedi.
"Ya da doğru zamanda... yanlış hayatlarda."
Pamira ona baktı.
Uzun uzun.
Sanki son kez ezberliyormuş gibi.
"Ben seni unutmak istemiyorum."
Deniz'in kalbi sıkıştı.
"Unutmayacaksın."
Pamira başını salladı.
"Ama böyle de kalamam."
Deniz bunu anladı.
İlk kez... gerçekten.
"Gidiyorsun," dedi.
Pamira gözlerini kaçırmadı.
"Evet."
"Ne zaman?"
"Yakında."
Deniz başını eğdi.
Bir şey söylemek istedi.
Ama söylemedi.
Pamira devam etti:
"Larin'le birlikte başka bir şehre taşınıyoruz."
Deniz başını kaldırdı.
"İyi."
Pamira şaşırdı.
"Gerçekten mi?"
Deniz hafifçe gülümsedi.
"Orada... daha az hatıra olacak."
Pamira'nın gözleri doldu.
"Belki de daha çok olacak."
Bir an sessizlik oldu.
Sonra Pamira yavaşça konuştu:
"Resim öğretmenliğine dönüyorum."
Deniz'in yüzünde gerçek bir gülümseme belirdi.
"Bu... senin olman gereken yer."
Pamira başını salladı.
"Evet."
Deniz derin bir nefes aldı.
"Ben de... biraz kaybolucam sanırım."
Pamira'nın kalbi sıkıştı.
"Yine mi?"
Deniz gözlerini denize çevirdi.
"Bu sefer... isteyerek."
Pamira bir an durdu.
Sonra elini uzattı.
Deniz tereddüt etmedi.
Tuttu.
Bu dokunuş...
vedaydı.
Pamira fısıldadı:
"Belki bir gün..."
Deniz tamamladı:
"...yine karşılaşırız."
İkisi de gülümsedi.
Ama bu gülümsemenin içinde...
hüzün vardı.
Pamira elini yavaşça çekti.
Bu sefer gerçekten.
Deniz ayağa kalktı.
Deniz ayağa kalktı.
Bir adım attı.
Sonra durdu.
Geri dönmedi.
Ama konuştu:
"Pamira..."
"Hmm?"
"İyi ki seni hatırladım."
Pamira'nın gözlerinden yaş süzüldü.
"İyi ki... vardın."
Deniz gitti.
Pamira uzun süre olduğu yerde kaldı.
Sonra defterini açtı.
Kalemi aldı.
Bu sefer çizdi.
Ama ilk kez...
Deniz'i değil.
Bir kapı çizdi.
Açık.
Günler geçti.
Taşınma...
vedalar...
sessiz başlangıçlar...
Yeni şehir.
Yeni ev.
Daha küçük.
Daha sade.
Ama daha hafif
Larin mutfakta bir şeylerle uğraşıyordu.
"Pamira! Çay koydum!"
Pamira gülümsedi.
"Geliyorum!"
Hayat...
yavaş yavaş normale dönüyordu.
Bir gün...
okuldan dönerken...
Pamira durdu.
Sokağın köşesinde...
küçük bir kedi vardı.
Tek başına.
Kirli.
Ama gözleri...
parlıyordu.
Pamira yavaşça eğildi.
"Merhaba..."
Kedi kaçmadı.
Sadece baktı.
Pamira gülümsedi.
"Elinle seçilmiş gibi..."
Yavaşça onu kucağına aldı.
Kedi mırıldandı.
O an...
Pamira'nın içi ısındı.
Uzun zamandır ilk kez.
Larin kapıyı açtığında şaşırdı.
"Bu da kim?"
Pamira gülümsedi.
"Bilmiyorum."
Kedi Pamira'nın kucağında kıvrıldı.
Larin gülümsedi.
"İsim koydun mu?"
Pamira bir an düşündü.
Sonra yavaşça söyledi:
"Dönüş."
Larin kaşlarını kaldırdı.
"Dönüş mü?"
Pamira başını salladı.
Gözlerinde hafif bir hüzün... ama aynı zamanda umut vardı.
"Belki bir gün..."
Bir an durdu.
"...geri döner diye."
Larin hiçbir şey söylemedi.
Sadece yanına gelip omzuna dokundu
Pamira pencereye baktı.
Gökyüzü açıktı.
Ve ilk kez...
içinde bir şey eksik değildi.
Ama bir şey...
hep orada kalacaktı.