Kalbim kulaklarımda atıyordu sanki. Dev sessizleşti sanki o da bizi dinliyordu. Nefesimi kontrol altına almaya çalıştım ve etrafına baktım. Burası bir çukur değildi. Bir mağaranın girişiydi. Ama benim geçemeyeceğim kadar dardı. Kardeşimi içeri doğru ittirdim. Beni bırakmak istemedi ama tek yolu buydu. Dev sonsuza kadar burada beklemezdi ve çıkarsak peşimizden geleceği kesindi.
- Buraya gir ve çıkma, hayır hayır ben gelemem sen burada dur.
+Abla hayır beni bırakma.
-Annemler seni bulur. Bende devi atlatıp yanına döneceğim.
+Hayır ..
Daha fazla dinlemedim ama mağaraya girdiğinden emin oldum ve kayalığın zıt ucuna gidip deve baktım. Kocamandı ve hareket etmediğinde bir dağdan farkı yoktu, garip görünüşlü bir dağ.
Kardeşime çok net konuştum ama devi nasıl atlatacağım ki diye düşündüm. Birden koşmaya başladım. Ayağımın altından çimenli arazi uçuyordu sanki. Koştum, koştum dev hareket etmeye ve beni takip etmeye başladı.
Önümde ne olduğunu göremiyordum sadece düşmemeye çalışarak koşuyordum. Yağmur yağmaya başladı, ince taneler saçlarıma sonrada yüzüme indi. Az sonra eteğim ıslanmış artık bana daha çok engel oluyordu.
Birden durmak sorunda kaldım çünkü artık kaçabileceğim bir yer yoktu, uçurumun kenarındaydım. Ve dev yaklaşıyordu. Öylece sıkışıp kaldım ve deve baktım. Bana doğru yaklaştı sanki bir an göz göze geldik. Sonra devasa elini bana doğru uzatmaya başladı geri adım attım.
Bu büyük bir hataydı, uçurumun kenarındaki taşlar kaydı ve düşmeye başladım. Sanki herşey ağır çekimde alınmış gibiydi. Başımı yana çevirdim. Karanlık bulutlarla kaplı hava da uzakta şimşekler çakıyordu. Uçurumun altındaki vadide büyük bir nehir vardı suları garip bir maviydi. Uzaktan yemyeşil tepeler görünüyordu. Eğer o büyük nehre doğru çakılacak durumda olmasam bu manzaranın çok güzel olduğunu düşünürdüm.
Ah, manzara yine de çok güzeldi.
Ve ben bu nehrin kollarında ölecektim.
Annemlerin kardeşimi bulmalarını ümit ettim.
Yukarı doğru baktığımda dev uçurumun kenarında bana bakıyordu. Gördüğüm son yüzün bir dağ devinin yüzü olması garip geldi ve güldüm.
Güldüm ve düştüm ve düştüm..
Yere çakılacağım diye beklerken aniden nefes nefese uyandım ve yatağımda güvende olduğunu farkettim. Hala rüzgarı tenimde hissederken öylece kalakaldım.
Rüya mıydı? Hepsi mi rüyaydı. Kalkıp yan odada kardeşime baktım. Sakince uyuyordu. Pencereden baktım. Evet arka bahçemize bakıyordum. Ama ben hala nehrin kokusunu alabiliyordum sanki.
Bu nasıl rüyaydı böyle.
