İçeriğe geç

Rüya Hırsızı

Bölüm 5 · 4 dk okuma

Rüya Hırsızı

Bölüm 5

Bölüm 5

İstanbul, gece yarısının soğuk nefesiyle boğazın sularını döverken, malikânenin içindeki hava çok daha ağır, çok daha zehirliydi. Tozlu avizelerin kristallerinden sızan ay ışığı, havada dans eden parçacıklarla birleşerek odanın merkezinde ürkütücü bir illüzyon yaratıyordu. Lara, nefesini tutmuştu. Göğsü, aldığı her sığ nefeste bir körüğün hırıltısı gibi inleyip kalkıyordu. Karşısındaki adam, Yaman Reis, sanki bu karanlığın bir uzantısı gibi duruyordu; soğuk, hesapçı ve korkutucu derecede sakin.

"Bana yalan söyledin," dedi Lara. Sesi, boş salonda yankılanarak geçmişin hayaletlerini uyandırıyor gibiydi. Parmakları, üzerinde durduğu çatlak zemindeki tozları kavradı. "Hafızam... benim değil, senin mi yapbozun?"

Yaman, gölgelerin içinden bir adım öne çıktı. Gözleri, en karanlık gece denizinin rengine sahipti; derin, uçsuz bucaksız ve boğucu. İtalyan kesim siyah ceketinin içindeki omuzları gergin, duruşu ise bir avcının saldırıya geçmeden önceki o kusursuz sükunetini taşıyordu. "Sana yalan söylemedim, Lara," dedi sesi pürüzsüz bir kadife gibi, ama altında bir jiletin keskinliği seziliyordu. "Sadece sana gerçeğin sadece bir kısmını göstermeyi seçtim. İnsanlar kaldıramayacakları gerçeklerle yaşayamazlar. Ben sadece... seni bir arada tuttum."

"Beni bir arada tutmadın," dedi Lara, ayağa kalkarak. Dizleri titriyordu ama bakışlarında bir başkaldırı ateşi yanıyordu. "Beni inşa ettin. Ben senin projenim, değil mi?"

Yaman'ın yüzünde, ilk defa o tanıdık, acımasız ve aynı zamanda çekici gülümsemelerden biri belirdi. Bir adım daha attı, aralarındaki mesafe artık neredeyse yoktu. Adamın teninden yayılan o odunsu, baharatlı koku, Lara’nın duyularını istila etti. Yaman, elini Lara’nın çenesine doğru uzattı. Dokunuşu buz gibiydi ama Lara’nın teninde yanık izi bırakacak kadar etkiliydi. Başını yavaşça yukarı kaldırdı, gözlerini gözlerine kilitledi.

"Proje mi?" diye fısıldadı Yaman. Baş parmağı, Lara’nın alt dudağının üzerinde gezindi. Bu temas, aralarında elektrikli bir fırtına kopardı. "Eğer bir proje olsaydın, bu kadar titremezdim. Eğer bir proje olsaydın, seni bu lanet olası aynanın yansımalarından çekip almak için kendi ruhumu riske atmazdım."

O anda, malikânenin duvarlarının içinden, taşların arasından gelen o uğultu tekrar duyuldu. Ses, binlerce kırık camın birleşip ağlaması gibiydi. Aynadaki yansıma -Lara’nın soluk, kanlı ellerine sahip o tuhaf sureti- sanki içeriden cama vurmaya başlamıştı. Tık. Tık. Tık.

Lara irkildi. "O ses... Yaman, o ses nedir?"

"Geçmişin," diye yanıtladı Yaman, sesi bir anda ciddileşerek. "Senin buraya, bu eve ilk getirildiğin geceye ait. O gece, kanın sadece döşemeleri değil, bu binanın hafızasını da boyadı."

Lara, Yaman’ın elinden kurtulup duvardaki büyük, işlemeli aynaya doğru yöneldi. Kendi yansımasına baktı. Aynadaki kadın, şu anki Lara’dan farklıydı; daha hırçın, daha korkmuş ama aynı zamanda bir şeyler saklıyordu. Yansımadaki Lara, parmağını camın yüzeyine bastırdı. Camın içi, bir gölün yüzeyi gibi dalgalandı.

"Hatırlaman gerekiyor," dedi Yaman, arkasından yaklaşarak ellerini Lara’nın beline yerleştirdi. Adamın avuç içlerinin sıcaklığı, Lara’nın korsesinin üzerinden bile hissediliyordu. "Bana olan nefretinin, aslında senin kurtuluşun olduğunu anlaman gerekiyor. Eğer hatırlamazsan, o geceki kan sadece o aynada kalmayacak, senin gerçekliğine sızacak."

Lara, aynadaki suretin gözlerinde bir değişim gördü. Suret, kendi kendine gülümseyerek dudaklarını oynattı. Ses duyulmuyor ama dudak okuyabiliyordu: *“O seni kurtarmadı, seni mühürledi.”*

Lara’nın başı döndü. Hafızasının derinliklerinde, sanki bir baraj kapağı zorlanıyordu. Kırmızı bir ışık, barut kokusu, çığlıklar ve... Yaman’ın sesi. O zamanlar çok daha genç, çok daha karanlık olan bir Yaman.

"Sen oradaydın," diye mırıldandı Lara. Gözleri faltaşı gibi açılmıştı. "Sen o gecenin bir parçasıydın. Kurtarıcım değil, suç ortağım mıydın?"

Yaman’ın parmakları Lara’nın belindeki baskısını artırdı. "Suç ortağı kelimesi çok hafif kalır, Lara. Ben senin celladındım. Ama sonra aşık oldum. Ve bir cellat, sevdiği kadını öldüremez. O yüzden senin o anını silip, sana yeni bir hayat verdim."

"Bunu yapmaya hakkın yoktu!" Lara, aynaya bir yumruk attı. Cam kırılmadı, aksine sanki yumuşak bir maddeymiş gibi içeriye doğru göçtü. İçeriden gelen o boğucu rüzgâr, Lara’nın saçlarını dağıttı.

Malikâne sarsılmaya başladı. Kristal avizeler tavanın zincirlerinden kurtulmak istercesine sallanıyor, yerdeki tozlar havada bir girdap oluşturuyordu. Odanın kapıları, görünmez bir el tarafından şiddetle çarpıldı. Karanlık, odanın köşelerinden sızıp merkezdeki iki figürü yutmaya başlıyordu.

"Eğer bu kapıyı açarsan," dedi Yaman, sesi artık bir uyarıdan çok bir yalvarış gibi çıkıyordu, "gerçeği göreceksin. Ve o gerçek, beni benden alacak. Seni de kendi karanlığıma çekecek. Lara, dur!"

Lara, aynanın göçmüş olan kısmına elini soktu. Soğuk bir el, içeriden onun bileğini yakaladı. Bileğindeki parmaklar, tıpkı Yaman’ınkiler gibi güçlüydü ama ölü kadar soğuktu.

"Ben zaten oradayım, Yaman," dedi Lara, bakışları aynanın ötesindeki, kanın ve ihanetin olduğu o karanlık zamana takılı kalarak. "Sadece hatırlamayı bekliyorum."

Tam o anda, evin her köşesinden aynı anda binlerce ses yükseldi. Sanki bütün geçmiş, tek bir ağızdan Lara’nın ismini fısıldıyordu. Yaman, onu belinden yakalayıp kendine doğru çekti, dudakları Lara’nın kulağına değdiğinde nefesi sıcak ve yakıcıydı.

"Ona bakma," diye fısıldadı Yaman. "Eğer o geceyi tam olarak hatırlarsan, beni öldürmen gerekecek. Çünkü o gece, senin elinden tutan ben değil, senin ellerini kana bulayan bendim."

Lara, aynadaki o soğuk eli kendine doğru çekti. Yaman onu bırakmak istemiyordu, ikisi de aynanın yuttuğu o karanlığın eşiğinde, birbirlerine hem düşman hem de birbirlerinin tek sığınağı olarak kalmışlardı.

Aniden, büyük salonun aynası büyük bir gürültüyle patladı. Kırık cam parçaları havada uçuşurken, malikânenin ışıkları tamamen söndü. Karanlığın içinde sadece ikisinin nefes alışı duyuluyordu. Lara, elini çekmeye çalıştı ama o soğuk el, bileğini bir kelepçe gibi sıkmaya devam etti.

---

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.