Elif o gün eve döndüğünde içinde tuhaf bir huzursuzluk vardı. Sanki yaşadığı şey sadece bir rüya değilmiş gibi hissediyordu. Aklından ormandaki ses, ayna ve o "gel, seni bekliyorum" cümlesi hiç çıkmıyordu. Ne kadar uğraşsa da unutamıyordu. İçinde garip bir his vardı; tanıdık ama açıklayamadığı bir his.
Odasına girdi, kapıyı kapattı ve yatağına oturdu. Bir süre sessizce duvara baktı. Sonra masasının çekmecesini açtı. İçinden yıllardır dokunmadığı eski bir defter çıkardı. Kahverengi kaplı, kenarları biraz yıpranmıştı. Tozunu parmaklarıyla silerken kalbi hızlandı.
Elif deftere bakarken kalbi hızlanmaya başladı.
Bu defter onun "Rüya Günlüğü"ydü.
On beş yaşındayken aldığı bu defteri çok uzun zamandır açmamıştı. Ama bugün sanki bir şey onu zorla buraya çekiyordu. Yavaşça ilk sayfayı açtı. Eski yazılar, çocukça cümleler ve sıradan rüyalar vardı. Ama sayfalar ilerledikçe yazı değişiyordu; daha düzenli, daha ciddi ve daha farklı bir hale gelmişti.
Bir sayfada gözüne takılan cümle onu yerinden oynattı:
"Bazen rüyalar sadece rüya değildir, bazıları geleceği anlatır. Bir gün, gördüğüm rüyalar gerçek olmaya başlayacak."
Elif nefesini tuttu. "Bu ne demek?" diye fısıldadı ama sesi bile kendisini ikna etmiyordu.
Defteri karıştırmaya devam etti. Sayfalarda garip tarihler, tanımadığı yerler ve anlam veremediği olaylar yazıyordu. Ama en tuhafı, bunların hepsinin kendi hayatıyla bir şekilde bağlantılı gibi görünmesiydi.
Tam o sırada telefonu titreşti. Ekranda bilinmeyen bir numaradan mesaj vardı.
"Defteri açtığını biliyorum."
Elif'in eli buz kesti. Kalbi hızla çarpmaya başladı. Bir an nefes alamadı. Mesajı tekrar okudu, ama anlam değişmiyordu.
Hemen yazdı: "Sen kimsin?"
Ama cevap gelmedi. Sadece sessizlik vardı.
Elif ayağa kalkıp odada dolaşmaya başladı. Pencereden dışarı baktı, sokak sakindi ama içinde biri onu izliyormuş gibi bir his vardı. Bu his giderek güçleniyordu.
Bir süre sonra yeni bir mesaj geldi:
"Henüz zamanı değil."
Elif deftere tekrar baktı. Ve o anda sayfanın alt köşesinde daha önce fark etmediği bir yazı gördü. Küçük harflerle yazılmıştı:
"Ve o gün, hayatıma bir yabancı girecek."
Elif defteri kapattı. Artık bunun basit bir tesadüf olmadığını anlamıştı. Bu, onu içine çeken bir başlangıçtı. Elif o gece ilk defa rüyalarından korktu.
