İçeriğe geç

Ruhumun kırık parçaları

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Ruhumun kırık parçaları

Bölüm 3

Cafe

Sergi'nin hemen yanın daki cafe'ye girmiş yaz olmasına rağmen bahçe'de oturmaya ikna edebilmiştim Kızları. Dışarısı oldukça güzeldi. Zaten bahçenin alt tarafları otantik odunlar, üst taraflaro ve tavanı ise cam ile kaplıydı. Odunların arkasına donatılmış çiçekler güneş ışığı ile parıldıyordu.

Siparişlerimizi alan garsonun sesi ile masaya dönmüştüm.

Herkesin siparişlerini önüne bırakıp başka bir isteğimiz olup olmadığını sorup olmadığını söylediğimiz'de yanımızdan ayrılmıştı.

Mira Cheescake'inden bir çatal alarak ağzına götürdü. "Immh lezizz."dedi kafasını arkaya atarak. Biz ona bakıp gülerken Mira tatlısını yemeye devam etti. Ben bir şey yiyebileceğimi düşünmediğimden sadece bir latte sipariş etmiştim. Buse "Heyecan böyle mi yaşanır Kızım ya?"diyerek omzumdan hafifçe ittirdi. "Ben benim tasarladığım şeyler bir sergi'de gösterilecek olsa 40 gün 40 gece parti verirdim."de kıkırdayarak. Ben'de onlarla verirdim aslın'da. Ama şuan ruhum korkuyordu.

O resimler bana aitti. Ruhumun parçalarıydı. Param parça ruhumun. Ben' mi abartıyordum yaşadıkları mı? Yok'sa hayat mı abartmıştı bana bazı şeyleri yaşatırken?

Belki de bilerek yapmıştır her şeyi?

Her neyse Ruhum daralma, özgürlük senin hakkın.

Gülümsemeye çalışarak ağzımı açtığım'da Mira atılarak "Kızla uğraşma Buse, zaten stres parçası haline geldi. Bir kaç hafta daha durgun olacak muhtemelen benim kuzum."dedi yanağımdan makas alarak.

Bu sefer duygulu bir şekilde gülümsedim. Tam olarak da böyleydi ve ben'de bunu söyleyecektim. Kafamı hafifçe onaylar şekil'de salladım. Lia gülümseyerek "Rahat ol desem de bir işe yaramayacak, bunu biliyorum ama" masanın üzerinde ki elimi hafifçe tutarak sıktı. "Şunu söylemeliyim ki, biz hep burada olacağız."dedi.

Rahatlatıcı gülümsemesi ve ses tonu insana iyi geliyordu. Ben'de elinin üzerine diğer elimi koyarak "Çok teşekkür ederim,"dedim diğerlerine bakarak "Hepinize."diye devam ettim.

Lia'nın elinin üzerinde ki elimi çektiğim'de oda elini çekerek "Biz'de teşekkür ederiz, her zaman için özellikle kötü ve stresli zamanlar için buradayız."dedi gülümsemeye devam ederek.

Önüme bir çatal uzatıldığın'da üzerin'de cheescake olan çatala baktım sonra onu uzatan ele. Mira kocaman gülümsemesiyle "Buda benim teşekkürüm."diyerek çatalı hafifçe önümde salladı. Bu büyük bir teşekkürdü Mira için, çünkü özellikle tatlı yemeye bayılırdı.

Bizimi yoksa tatlılarınımı daha çok sevdiği tartışılabilirdi. Uzattığı cheescake'i ağzıma alarak çiğnemeye başladım. Yuttuğum da Mira'ya dönerek "Acaba tatlılarımı yoksa bizimi daha çok seviyorsun?"dedim gülerek.

Mira gözlerini kırpıştırmaya başlayarak "O nedemek? Bu çocuğa sorulan Annen'mi Baban'mı? Sorusu ile aynı."dediğin de dudağımı ağzımın içine yuvarladım. Çoğu çocuk bu soruya cevap veremse'de ben verebiliyordum;Annem.

Küçükken sorulması gerekirken bana sorulmayan bir soruydu. En büyük keşkem'de belki buydu.

Bölüm sonu

8 yorum