Buse ve Mira ile Yatak odama çıkıp Gardırobun önüne gelmiştik Mira beni Odamdaki Ufak ama Tatlı olan makyaj masamın önüne getirip Toz pembe Masaya oturttu.
Buse Moda okuyordu ve güzel kombinler yapıyordu Buse'ye "Buse fazla abartılı kıyafetler seçme Lütfen. İnsanların karşısına kendim olarak çıkmak istiyorum."dedim
"Tamâm"diye seslendiğin'de Mira Makyaj masasında Fondöten alıyordu ki onu durdurdum "Hafif bie makyaj olsa. Zaten bir sürü İnsan olacak, stres ve hava çok sıcakk."dedim içten bir sesle "Ve insanların gözün de yapay olarak kalmak istemiyorum."dedim
Mira anlayarak kafasını hafifçe salladı. Allık alarak yanaklarıma biraz allık sürdü, Elime kirpik kıvırıyıcıyı Tutuşturarak "Gözlerini çıkarmak istemiyorum, Bugün olmaz. Hızlı ol ve kıvır."dedi Kollarını göğsünde bağlıyarak.
Mirayı bu konuda kendime benzetiyorum Çok Mutlu bir anda uf puf. Duygu değişimlerimden Nefret ettiğimi bir kez daha hatırladım ve onun bana hep yaptığı gibi onu Mutlu etmeye çalışarak "Yani bugün sergim olmasa Gözlerimi mi oyacaksın?! Yoksa beni Buse ile mi karıştırdın? O Hep göz deviriyor ve hep ona gözlerini oyacağını söylüyorsun."dedim gülerek.
Lia bir dakika sonra falan içeri girdiğinde Mira onun yanına gidip onu omuzlarından itekliyerek yanımıza getirdi Lia nın tekrardan ne kadar Asil olduğunu fark ettim uzun boyu uzun saçları ve üzerine giydiği Beyaz dar dizlerinin hemen altın da biten elbisesiyle o kadar güzel olmuştu ki.
Mira "Makyajına sen devam et."dedi ve ellerini göğsünde bağlayarak yatağa yöneldi.
Lia dudağıma Tatlı pembe tonlarında bir Ruj sürerken Buse yanımıza geldi.
Elinde Güzel Tatlı ve şık bir Elbise vardı. "Çok güzell."dedim ayağa kalkıp elbiseyi incelerken. Mağazaya gitmiş elbiselere bakmıştık ama kararsızlığım sonucu bir kaç tane elbise seçip almıştık.
Bu onlardan biri değil'di. Buse'ye baktığım da "Evet, kendi ellerimle yaptım. Nasıl bir şey istediğini anlattığın 'da işe koyuldum. Aldıkların güzel olsa da, hayalin de ki gibi değillerdi."dediğin de kendimi tutamayıp boynuna sıkıca yapıştım. "Ama siz beni ağlatacaksınız böyle giderse."dedim burnumu çekerken "Teşekkür ederim. Arkadaşım olduğunuz için, yanım da olduğunuz için, beni yalnız bırakmadığınız için." Ondan ayrıldığım da bir daha burnumu çekip "Cidden teşekkür ederim. Ve elbise için de."dediğim de tekrar sarıldım.
Oda bana sarıldığın da "Ben de teşekkür ederim yanımız da olduğun için. Acılarını bizimle paylaştığın için, acılarımızı aldığın için..."Lia'nın omuzlarımızdan tutarak bizi ayırarak "Hayır yani o makyajı yapana kadar ne çektim bozmanıza izin veremem."dedi gülerek.
Biz de güldüğümüz de Buse "Tamam, tamam ağlamıyoruz mutluluk göz yaşlaru hem bunlar. Hep kötü şeylere ağlamayalım değil mi?"dedi gülerek kapıya ilerle di.
"Ben hazırlanmaya gidiyorum. Siz de acele edin."diyerek odadan çıktı. Lia "Gel son bir kez makyajını tazeliyelim sonra da çıkarız."diyerek beni makyaj masasına oturttu.
🌸
Kafamı cama yasladığım da araba da haraketli bir müzik çalıyordu. Mira şarkıya eşlik ederken Buse ona gülümseyerek bakıyordu. Yolcu koltuğun da ise Lia vardı.
Buse de şarkıya eşlik etmeye başladığın da beni de kolumdan tutarak kendine çektiğin de ona yapışmıştım. Şaşkınlıkla Buseye bakarken "Afedersinn,"dedi "Çok kasvetli duruyordun haraket katayım dedim ama."dediğin de gülümseyerk "Sorun değil, hem heyecanlı hem stresli hem kaygılı yani Ters yüz animasyonun daki sahnede ki gibi beynimin içi."dedim yakınarak.
Lia gülümseyrek "Sakin ol, tatlım. Bir şeyler yolun da gitmese bile, ne zaman gitti ki zaten? Ama biz bir şekil de toparladık mı toparladık. Boş ver olmadı mı? Yeniden gelir illa bir sergi."dedi yatıştırıcı ses tonuyla. Mira lafa girerek "Ay olmadı onlaea mı kaldık sanki. Kendi sergimizi açarız Kızım. Böyle karışık bir sergi. Nir taraf Lia şefimizin harikulade lezzetleri ile donatılmış, diğer taraf Buse'nin kensi tasarımları olan Kıyafetler ile, yemeklerini, bir taraf benim çektiğim mükemmel, harikula de ötesi resimleri donatır, son ve en ihtişamlı yere sen ve mükemmel tablolarını sergileriz."dedi ellerini çırparak. Lia müziğin sesini biraz kıstığın da beynim rahatladı.
Busa "Olur cidden ya, onun bunun peşin de koşmaktan sa kendi şirketin olması en iyisi. Bankadan kredi çekmek yerine Ailelerimizden ufak borçlar alabiliriz."diyerek kıkırda dı.Mira ona katılarak "Hem faiz'de olmaz. Mis gibi, temiz iş işte."dedi.
Lia "Hadi geldik inin bakalım."dediğin de arbanın durduğunu fark edebildik. Derin bir nefes alıp Buse'nin yanından kendi kapıma doğru kaydığım da, kapım Mira tarafından açıldı. Mira hafifçe eğilerek elini bana uzattı "Buyrun majesteleri, size inmeniz de yardımcı olayım izniniz le."dediğin de kıkırdayarak "Tabiki böyle bir hanım efendi'yi reddetmek ne mümkün."dedim Mira'nın eline elimi bırakırken.
Arabdan indiğim de Mira kapımı kapattı ve koluma girdi. Yol biraz tırtıklı olduğu ve ben se pek alışık olmadığım için yürümekte az'da olsa zorlanacağımı anlamıştı.
Lia "Bir saat kadar erken geldiğimize göre şurada ki cafe'de bir kahve içebiliriz."dediğin de Mira katılarak "Oh oh tatlı'da yeriz hem. Ayy canım framboazlı Cheescake çekti şuann."dediğin de Buse "Lia bize magnolya yaparmısın akşam ya. Dışarı da minicik kavonazlar'da satıyorlar sen bana koca bir borcam yapsan anca yeter."dediğin "Lia bu gidişle aşçı olduğuna bin pişman."diyerek gülümsedim. Lia "Sağlığınıza zarar olmadığı müddetçe buradayım."dedi gülümseyrek. Beyaz mini elbisesi ve altın'da ki gümüş rengi topuklu ayakkabısı ve elin'de ki mini gümüş çantasıyla parıldıyordu.
İşte bu yönden ona hep imrenmişimdir. Yürürken kuğ'ya benzetirdim onu ve hiç zarafetin'den ödün vermezdi. Ve hep bir Anne şefkati vardı. Grupta hepmizin acılarınk en çom paylaşan oydu belki de.
Ne olduğunu bilmese de ilk geldiği gindem beri hep teselli eder, biz kendimizi açmadıkça bizi zorlamazdı.
Onda Annemde görmediğim şefkati görmüştüm.







