İçeriğe geç

Ruhu Tatlı Kızıl Saçlı Kadın

Bölüm 4 · 1 dk okuma

Ruhu Tatlı Kızıl Saçlı Kadın

Bölüm 4

"Bugün."

Yare, telefon ekranına baktığında zaman durmadı. Zaman sadece bir adım geri çekildi. Sanki o anın bütün sessizliği, tek kelimeye sığmıştı:

"Bugün."

Eren’in mesajı kısaydı, ama içinde derin bir yankı taşıyordu. Yare’nin kalbinde hafif bir ürperti oldu. İşte tam da bundan korkuyordu. Hissedebilmekte. Beklemekten. Ve belki de… birini tekrar görmek istemekten.

Pencere kenarında duran defteri açtı. Boş bir sayfa. O sayfaya bakarken kendi içini görür gibi oldu. Henüz hiçbir cümle yoktu ama his doluydu.

Eren’i tekrar görecek miydi?Cevap yazmalı mıydı? Hayır, yazmayacaktı. Çünkü bazı şeylerin cevabı yazıda değil, adımda gizlidir.

Paltoyu omzuna aldı, saçlarını toplamadan çıktı evden. Saçları rüzgârla dans ediyordu, ama bu kez o dansta bir umut vardı.Sokaklar tanıdıktı ama adımları yeniydi.

Kafeye vardığında Eren oradaydı.Aynı masa. Aynı köşe. Ama gözleri bu kez biraz daha derindi. Sanki oraya günlerdir değil, yıllardır oturuyordu.

Göz göze geldiler.Eren ayağa kalkmadı. Sadece hafifçe başını eğdi. Ve Yare, onun karşısına oturdu. İkisi de bir şey söylemedi.

Çünkü bazen insan, en çok sustuğunda anlaşılır. Ve bazı buluşmalar, bir kelimenin ardından gelmez. Bir bakışın ucunda başlar.

Garson yaklaştı. Eren konuştu ilk: — “İki kahve. Biri sade, biri az şekerli.” Yare şaşırmadı. Bunu hatırlamasına da, bilmesine de. Çünkü bazı insanlar, seni not almaz…Ezberler.

Kahveler geldi. Bir süre ikisi de fincanın dumanına baktı. Sanki konuşsalar bir şey bozulacaktı. Ama sonunda Yare usulca sordu: — “Neden bugün?” Eren gözlerini kaldırdı. — "Çünkü, artık yarınlarla oyalanmak istemiyorum."

Yare bir an sustu. Sonra fısıltı gibi bir cevap verdi: — “Ben de.” O anda aralarında ne bir geçmiş vardı ne de gelecek. Sadece o masa. O kahve buharı. Ve iki ruhun birbirine ilk kez bu kadar dürüst bakışı.

---

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.