⋇⋆✦⋆⋇ ⋇⋆✦⋆⋇ ⋇⋆✦⋆⋇ ⋇⋆✦⋆⋇ ⋇⋆✦⋆⋇
Ertesi gün öğleden sonra, güneşin ışıkları yavaşça solarken, Aria evin içinde huzursuzca dolanıyordu. Jamie, dün gece onu bilim adamlarının bulunduğu laboratuvara gitmeye ikna etmişti. Aria, içindeki endişe ve merak karışımı duygularla kardeşine yardımcı oluyordu. Jamie'nin bu konuda bu kadar kararlı olması onu şaşırtmıştı ve endişelenmeden duramıyordu Jamie’nin güvenliğinden emin olmak istiyordu.Jamie, çantasını hazırlamış ve kapının önünde bekliyordu. Zayıf elleriyle çantasının kayışını sıkıca tutmuş, yüzünde ciddi bir ifade vardı. Aria, bu sahneyi izlerken kalbinin ağırlaştığını hissetti. Kardeşinin bu küçük ama cesur duruşu onu hem gururlandırıyor hem de endişelendiriyordu.Aria, Jamie’nin yanına gelerek ellerini omzuna koydu ve gözlerinin içine baktı. “Jamie, gerçekten gitmek istediğinden emin misin? Bu bilim adamlarının kim olduğunu ve üstünde hangi deneyleri yapacaklarını hala tam olarak bilmiyoruz,” dedi Aria, sesindeki titremeyi kontrol etmeye çalışarak.Jamie, ablasının gözlerinin içine bakarak derin bir nefes aldı. Gözlerinde bir kararlılık vardı, ama aynı zamanda hafif bir korku da saklıydı. “Evet, Aria. Gitmek zorundayım. Bu insanlar, bana ve yeteneklerime yardımcı olabileceklerini söylediler. Ayrıca, bu işi yaparak bize çok para verecekler. Paraya ihtiyacımız var, Aria. Belki de beni ve seni bu durumdan kurtarabilirler. Bunu denemek zorundayım.”Aria’nın kalbi bir kez daha sıkıştı. Bu kararın ardında sadece Jamie’nin cesareti değil, aynı zamanda çaresizlik de vardı. İçinde bir umut ışığı ararken, Jamie’nin kararlılığı onu çaresiz bıraktı. Son bir umutla kardeşine yalvardı “Jamie, lütfen. Başka bir yol bulabiliriz. Bu çok tehlikeli olabilir. Para için kendini riske atma.”Jamie, ablasının ellerini tuttu. Zayıf elleri titriyordu ama sesi kararlıydı. “Aria, seni ve kendimi bu durumdan kurtarmanın başka bir yolunu göremiyorum. Bu işi yaparsam bize yardım edecekler. Güven bana, her şey yolunda gidecek. Senin de güçlü olman lazım.”Aria, kardeşinin bu kararlılığı karşısında içini çekti. Onun güvenliğinden endişe ediyordu ama Jamie’nin ne kadar ciddi olduğunu görebiliyordu. “Peki, Jamie. Sadece kendine dikkat etmeni istiyorum. Herhangi bir sorun olursa hemen bana haber ver, tamam mı?”Jamie başını salladı ve gözleri dolarak ablasına sıkıca sarıldı. “Söz veriyorum, Aria. Kendime dikkat edeceğim. Sen de kendine dikkat et, tamam mı? Benim için endişelenme.”Aria, kardeşinin sımsıkı sarılışını karşılıksız bırakmadı. Küçük bedenini kucaklarken, gözlerinden yaşlar süzüldü. Jamie’nin gitmesine izin vermek zordu ama onun kararlılığına ve cesaretine hayran kalmıştı. Kardeşinin saçlarını okşarken, boğazındaki düğümü zorla yuttu.“Jamie, seni çok seviyorum. Lütfen, lütfen dikkatli ol,” dedi Aria, gözyaşları akarken.Jamie, ablasının kollarından yavaşça ayrıldı ve gözlerinde yaşlarla gülümseyerek ona baktı. “Ben de seni çok seviyorum, Aria. Her şey yolunda gidecek. Güçlü ol.” Aria, gözyaşlarını silerek gülümsemeye çalıştı"lütfen dikkatli ol". Jamie, çantasını omzuna takarak kapıya yöneldi. Aria, kardeşinin arkasından bakarken, içindeki karmaşık duygularla mücadele ediyordu. Jamie kapıdan çıkmadan önce bir kez daha dönüp ablasına el salladı. “Görüşürüz, Aria. Geri döneceğim, söz veriyorum.”
‧͙⁺˚*・༓☾ ☽༓・*˚⁺‧͙‧͙⁺˚*・༓☾ ☽༓・*˚⁺‧͙‧͙⁺˚*・༓☾ ☽༓・*˚⁺‧
Jamie’nin vedasının ardından Aria, eve dönerken içini kaplayan ağırlık adımlarını yavaşlatmıştı. Sanki her adımı, onu kardeşinden biraz daha uzaklaştırıyor, kalbindeki boşluğu daha da derinleştiriyordu. Eve ulaştığında, kapıyı açarken bir an için Jamie’nin sesini duymayı umut etti, ama ev sessizdi.Fakir ama Huzur dolu bir yuva, şimdi soğuk ve kimsesiz bir yer olmuştu. Aria, evin içine adım attığında duvarlar üstüne üstüne geliyormuş gibi hissetti. Jamie'nin her zamanki neşeli halleri, kahkahaları, heyecanlı adımlarıyla odada dolaşması... Hepsi şimdi sadece birer hatıraydı...
Ertesi gün öğleden sonra, güneşin ışıkları yavaşça solarken, Aria evin içinde huzursuzca dolanıyordu. Jamie, dün gece onu bilim adamlarının bulunduğu laboratuvara gitmeye ikna etmişti. Aria, içindeki endişe ve merak karışımı duygularla kardeşine yardımcı oluyordu. Jamie'nin bu konuda bu kadar kararlı olması onu şaşırtmıştı, ama Jamie’nin güvenliğinden emin olmak istiyordu.Jamie, çantasını hazırlamış ve kapının önünde bekliyordu. Küçük elleriyle çantasının kayışını sıkıca tutmuş, yüzünde ciddi bir ifade vardı. Aria, bu sahneyi izlerken kalbinin ağırlaştığını hissetti. Kardeşinin bu küçük ama cesur duruşu onu hem gururlandırıyor hem de endişelendiriyordu.Aria, Jamie’nin yanına gelerek diz çöktü ve gözlerinin içine baktı. “Jamie, gerçekten gitmek istediğinden emin misin? Bu bilim adamlarının kim olduğunu ve neden seni görmek istediklerini hala tam olarak bilmiyoruz,” dedi Aria, sesindeki titremeyi kontrol etmeye çalışarak.Jamie, ablasının gözlerinin içine bakarak derin bir nefes aldı. Gözlerinde bir kararlılık vardı, ama aynı zamanda hafif bir korku da saklıydı. “Evet, Aria. Gitmek zorundayım. Bu insanlar, bana ve yeteneklerime yardımcı olabileceklerini söylediler. Ayrıca, bu işi yaparak bize çok para verecekler. Paraya ihtiyacımız var, Aria. Belki de beni ve seni bu durumdan kurtarabilirler. Bunu denemek zorundayım.”Aria’nın kalbi bir kez daha sıkıştı. Bu kararın ardında sadece Jamie’nin cesareti değil, aynı zamanda çaresizlik de vardı. İçinde bir umut ışığı ararken, Jamie’nin kararlılığı onu çaresiz bıraktı. “Jamie, lütfen. Başka bir yol bulabiliriz. Bu çok tehlikeli olabilir. Para için kendini riske atma.”Jamie, ablasının ellerini tuttu. Küçük elleri titriyordu ama sesi kararlıydı. “Aria, seni ve kendimi bu durumdan kurtarmanın başka bir yolunu göremiyorum. Bu işi yaparak bize yardım edecekler. Güven bana, her şey yolunda gidecek. Senin de güçlü olman lazım.”Aria, kardeşinin bu kararlılığı karşısında içini çekti. Onun güvenliğinden endişe ediyordu ama Jamie’nin ne kadar ciddi olduğunu görebiliyordu. “Peki, Jamie. Sadece kendine dikkat etmeni istiyorum. Herhangi bir sorun olursa hemen bana haber ver, tamam mı?”Jamie başını salladı ve gözleri dolarak ablasına sıkıca sarıldı. “Söz veriyorum, Aria. Kendime dikkat edeceğim. Sen de kendine dikkat et, tamam mı? Benim için endişelenme.”Aria, kardeşinin sımsıkı sarılışını karşılıksız bırakmadı. Küçük bedenini kucaklarken, gözlerinden yaşlar süzüldü. Jamie’nin gitmesine izin vermek zordu ama onun kararlılığına ve cesaretine hayran kalmıştı. Kardeşinin saçlarını okşarken, boğazındaki düğümü zorla yuttu.“Jamie, seni çok seviyorum. Lütfen, lütfen dikkatli ol,” dedi Aria, gözyaşları sesine karışarak.Jamie, ablasının kollarından yavaşça ayrıldı ve gözlerinde yaşlarla gülümseyerek ona baktı. “Ben de seni çok seviyorum, Aria. Her şey yolunda gidecek. Güçlü ol.”Aria, gözyaşlarını silerek gülümsemeye çalıştı"lütfen dikkatli ol"
Jamie, çantasını omzuna takarak kapıya yöneldi. Aria, kardeşinin arkasından bakarken, içindeki karmaşık duygularla mücadele ediyordu. Jamie kapıdan çıkmadan önce bir kez daha dönüp ablasına el salladı. “Görüşürüz, Aria. Geri döneceğim, söz veriyorum.”Aria, kardeşine el sallayarak onu uğurladı. “Görüşürüz, Jamie. Seni bekliyor olacağım.”Kapı kapandığında, Aria’nın kalbinde bir boşluk oluştu. Jamie’nin güvenliği için endişelenmeye devam ederken, bir yandan da onun bu cesur adımının sonuçlarını merak ediyordu
Ertesi gün öğleden sonra, güneşin ışıkları yavaşça solarken, Aria evin içinde huzursuzca dolanıyordu. Jamie, dün gece onu bilim adamlarının bulunduğu laboratuvara gitmeye ikna etmişti. Aria, içindeki endişe ve merak karışımı duygularla kardeşine yardımcı oluyordu. Jamie'nin bu konuda bu kadar kararlı olması onu şaşırtmıştı, ama Jamie’nin güvenliğinden emin olmak istiyordu.Jamie, çantasını hazırlamış ve kapının önünde bekliyordu. Küçük elleriyle çantasının kayışını sıkıca tutmuş, yüzünde ciddi bir ifade vardı. Aria, bu sahneyi izlerken kalbinin ağırlaştığını hissetti. Kardeşinin bu küçük ama cesur duruşu onu hem gururlandırıyor hem de endişelendiriyordu.Aria, Jamie’nin yanına gelerek diz çöktü ve gözlerinin içine baktı. “Jamie, gerçekten gitmek istediğinden emin misin? Bu bilim adamlarının kim olduğunu ve neden seni görmek istediklerini hala tam olarak bilmiyoruz,” dedi Aria, sesindeki titremeyi kontrol etmeye çalışarak.Jamie, ablasının gözlerinin içine bakarak derin bir nefes aldı. Gözlerinde bir kararlılık vardı, ama aynı zamanda hafif bir korku da saklıydı. “Evet, Aria. Gitmek zorundayım. Bu insanlar, bana ve yeteneklerime yardımcı olabileceklerini söylediler. Ayrıca, bu işi yaparak bize çok para verecekler. Paraya ihtiyacımız var, Aria. Belki de beni ve seni bu durumdan kurtarabilirler. Bunu denemek zorundayım.”Aria’nın kalbi bir kez daha sıkıştı. Bu kararın ardında sadece Jamie’nin cesareti değil, aynı zamanda çaresizlik de vardı. İçinde bir umut ışığı ararken, Jamie’nin kararlılığı onu çaresiz bıraktı. “Jamie, lütfen. Başka bir yol bulabiliriz. Bu çok tehlikeli olabilir. Para için kendini riske atma.”Jamie, ablasının ellerini tuttu. Küçük elleri titriyordu ama sesi kararlıydı. “Aria, seni ve kendimi bu durumdan kurtarmanın başka bir yolunu göremiyorum. Bu işi yaparak bize yardım edecekler. Güven bana, her şey yolunda gidecek. Senin de güçlü olman lazım.”Aria, kardeşinin bu kararlılığı karşısında içini çekti. Onun güvenliğinden endişe ediyordu ama Jamie’nin ne kadar ciddi olduğunu görebiliyordu. “Peki, Jamie. Sadece kendine dikkat etmeni istiyorum. Herhangi bir sorun olursa hemen bana haber ver, tamam mı?”Jamie başını salladı ve gözleri dolarak ablasına sıkıca sarıldı. “Söz veriyorum, Aria. Kendime dikkat edeceğim. Sen de kendine dikkat et, tamam mı? Benim için endişelenme.”Aria, kardeşinin sımsıkı sarılışını karşılıksız bırakmadı. Küçük bedenini kucaklarken, gözlerinden yaşlar süzüldü. Jamie’nin gitmesine izin vermek zordu ama onun kararlılığına ve cesaretine hayran kalmıştı. Kardeşinin saçlarını okşarken, boğazındaki düğümü zorla yuttu.“Jamie, seni çok seviyorum. Lütfen, lütfen dikkatli ol,” dedi Aria, gözyaşları sesine karışarak.Jamie, ablasının kollarından yavaşça ayrıldı ve gözlerinde yaşlarla gülümseyerek ona baktı. “Ben de seni çok seviyorum, Aria. Her şey yolunda gidecek. Güçlü ol.”Aria, gözyaşlarını silerek gülümsemeye çalıştı"lütfen dikkatli ol"
Jamie, çantasını omzuna takarak kapıya yöneldi. Aria, kardeşinin arkasından bakarken, içindeki karmaşık duygularla mücadele ediyordu. Jamie kapıdan çıkmadan önce bir kez daha dönüp ablasına el salladı. “Görüşürüz, Aria. Geri döneceğim, söz veriyorum.”Aria, kardeşine el sallayarak onu uğurladı. “Görüşürüz, Jamie. Seni bekliyor olacağım.”Kapı kapandığında, Aria’nın kalbinde bir boşluk oluştu. Jamie’nin güvenliği için endişelenmeye devam ederken, bir yandan da onun bu cesur adımının sonuçlarını merak ediyordu
.・゜゜・.・゜゜・.・゜゜・.・゜゜・.・゜゜・✧・゚: *✧・゚:*✧・゚: *✧・゚:*✧・゚: *✧・゚:*✧・゚: *✧・゚:*
Ertesi gün öğleden sonra, güneşin ışıkları yavaşça solarken, Aria evin içinde huzursuzca dolanıyordu. Jamie, dün gece onu bilim adamlarının bulunduğu laboratuvara gitmeye ikna etmişti. Aria, içindeki endişe ve merak karışımı duygularla kardeşine yardımcı oluyordu. Jamie'nin bu konuda bu kadar kararlı olması onu şaşırtmıştı, ama Jamie’nin güvenliğinden emin olmak istiyordu.Jamie, çantasını hazırlamış ve kapının önünde bekliyordu. Küçük elleriyle çantasının kayışını sıkıca tutmuş, yüzünde ciddi bir ifade vardı. Aria, bu sahneyi izlerken kalbinin ağırlaştığını hissetti. Kardeşinin bu küçük ama cesur duruşu onu hem gururlandırıyor hem de endişelendiriyordu.Aria, Jamie’nin yanına gelerek diz çöktü ve gözlerinin içine baktı. “Jamie, gerçekten gitmek istediğinden emin misin? Bu bilim adamlarının kim olduğunu ve neden seni görmek istediklerini hala tam olarak bilmiyoruz,” dedi Aria, sesindeki titremeyi kontrol etmeye çalışarak.Jamie, ablasının gözlerinin içine bakarak derin bir nefes aldı. Gözlerinde bir kararlılık vardı, ama aynı zamanda hafif bir korku da saklıydı. “Evet, Aria. Gitmek zorundayım. Bu insanlar, bana ve yeteneklerime yardımcı olabileceklerini söylediler. Ayrıca, bu işi yaparak bize çok para verecekler. Paraya ihtiyacımız var, Aria. Belki de beni ve seni bu durumdan kurtarabilirler. Bunu denemek zorundayım.”Aria’nın kalbi bir kez daha sıkıştı. Bu kararın ardında sadece Jamie’nin cesareti değil, aynı zamanda çaresizlik de vardı. İçinde bir umut ışığı ararken, Jamie’nin kararlılığı onu çaresiz bıraktı. “Jamie, lütfen. Başka bir yol bulabiliriz. Bu çok tehlikeli olabilir. Para için kendini riske atma.”Jamie, ablasının ellerini tuttu. Küçük elleri titriyordu ama sesi kararlıydı. “Aria, seni ve kendimi bu durumdan kurtarmanın başka bir yolunu göremiyorum. Bu işi yaparak bize yardım edecekler. Güven bana, her şey yolunda gidecek. Senin de güçlü olman lazım.”Aria, kardeşinin bu kararlılığı karşısında içini çekti. Onun güvenliğinden endişe ediyordu ama Jamie’nin ne kadar ciddi olduğunu görebiliyordu. “Peki, Jamie. Sadece kendine dikkat etmeni istiyorum. Herhangi bir sorun olursa hemen bana haber ver, tamam mı?”Jamie başını salladı ve gözleri dolarak ablasına sıkıca sarıldı. “Söz veriyorum, Aria. Kendime dikkat edeceğim. Sen de kendine dikkat et, tamam mı? Benim için endişelenme.”Aria, kardeşinin sımsıkı sarılışını karşılıksız bırakmadı. Küçük bedenini kucaklarken, gözlerinden yaşlar süzüldü. Jamie’nin gitmesine izin vermek zordu ama onun kararlılığına ve cesaretine hayran kalmıştı. Kardeşinin saçlarını okşarken, boğazındaki düğümü zorla yuttu.“Jamie, seni çok seviyorum. Lütfen, lütfen dikkatli ol,” dedi Aria, gözyaşları sesine karışarak.Jamie, ablasının kollarından yavaşça ayrıldı ve gözlerinde yaşlarla gülümseyerek ona baktı. “Ben de seni çok seviyorum, Aria. Her şey yolunda gidecek. Güçlü ol.”Aria, gözyaşlarını silerek gülümsemeye çalıştı"lütfen dikkatli ol"
Jamie, çantasını omzuna takarak kapıya yöneldi. Aria, kardeşinin arkasından bakarken, içindeki karmaşık duygularla mücadele ediyordu. Jamie kapıdan çıkmadan önce bir kez daha dönüp ablasına el salladı. “Görüşürüz, Aria. Geri döneceğim, söz veriyorum.”Aria, kardeşine el sallayarak onu uğurladı. “Görüşürüz, Jamie. Seni bekliyor olacağım.”Kapı kapandığında, Aria’nın kalbinde bir boşluk oluştu. Jamie’nin güvenliği için endişelenmeye devam ederken, bir yandan da onun bu cesur adımının sonuçlarını merak ediyordu
.・゜゜・.・゜゜・.・゜゜・.・゜゜・.・゜゜・✧・゚: *✧・゚:*✧・゚: *✧・゚:*✧・゚: *✧・゚:*✧・゚: *✧・゚:*
Ertesi gün öğleden sonra, güneşin ışıkları yavaşça solarken, Aria evin içinde huzursuzca dolanıyordu. Jamie, dün gece onu bilim adamlarının bulunduğu laboratuvara gitmeye ikna etmişti. Aria, içindeki endişe ve merak karışımı duygularla kardeşinin çantasını hazırlamaya yardımcı oluyordu. Jamie'nin bu konuda bu kadar kararlı olması onu şaşırtmıştı oJamie’nin güvenliğinden emin olmak istiyordu.Jamie, çantasını hazırlamış ve kapının önünde bekliyordu. Küçük elleriyle çantasının kayışını sıkıca tutmuş, yüzünde ciddi bir ifade vardı. Aria, bu sahneyi izlerken kalbinin ağırlaştığını hissetti. Kardeşinin bu küçük ama cesur duruşu onu hem gururlandırıyor hem de endişelendiriyordu.Aria, Jamie’nin yanına gelerek diz çöktü ve gözlerinin içine baktı. “Jamie, gerçekten gitmek istediğinden emin misin? Bu bilim adamlarının kim olduğunu ve neden seni görmek istediklerini hala tam olarak bilmiyoruz,” dedi Aria, sesindeki titremeyi kontrol etmeye çalışarak.Jamie, ablasının gözlerinin içine bakarak derin bir nefes aldı. Gözlerinde bir kararlılık vardı, ama aynı zamanda hafif bir korku da saklıydı. “Evet, Aria. Gitmek zorundayım. Bu insanlar, bana ve yeteneklerime yardımcı olabileceklerini söylediler. Ayrıca, bu işi yaparak bize çok para verecekler. Paraya ihtiyacımız var, Aria. Belki de beni ve seni bu durumdan kurtarabilirler. Bunu denemek zorundayım.”Aria’nın kalbi bir kez daha sıkıştı. Bu kararın ardında sadece Jamie’nin cesareti değil, aynı zamanda çaresizlik de vardı. İçinde bir umut ışığı ararken, Jamie’nin kararlılığı onu çaresiz bıraktı. “Jamie, lütfen. Başka bir yol bulabiliriz. Bu çok tehlikeli olabilir. Para için kendini riske atma.”Jamie, ablasının ellerini tuttu. Küçük elleri titriyordu ama sesi kararlıydı. “Aria, seni ve kendimi bu durumdan kurtarmanın başka bir yolunu göremiyorum. Bu işi yaparak bize yardım edecekler. Güven bana, her şey yolunda gidecek. Senin de güçlü olman lazım.”Aria, kardeşinin bu kararlılığı karşısında içini çekti. Onun güvenliğinden endişe ediyordu ama Jamie’nin ne kadar ciddi olduğunu görebiliyordu. “Peki, Jamie. Sadece kendine dikkat etmeni istiyorum. Herhangi bir sorun olursa hemen bana haber ver, tamam mı?”Jamie başını salladı ve gözleri dolarak ablasına sıkıca sarıldı. “Söz veriyorum, Aria. Kendime dikkat edeceğim. Sen de kendine dikkat et, tamam mı? Benim için endişelenme.”Aria, kardeşinin sımsıkı sarılışını karşılıksız bırakmadı. Küçük bedenini kucaklarken, gözlerinden yaşlar süzüldü. Jamie’nin gitmesine izin vermek zordu ama onun kararlılığına ve cesaretine hayran kalmıştı. Kardeşinin saçlarını okşarken, boğazındaki düğümü zorla yuttu.“Jamie, seni çok seviyorum. Lütfen, lütfen dikkatli ol,” dedi Aria, gözyaşları sesine karışarak.Jamie, ablasının kollarından yavaşça ayrıldı ve gözlerinde yaşlarla gülümseyerek ona baktı. “Ben de seni çok seviyorum, Aria. Her şey yolunda gidecek. Güçlü ol.”Aria, gözyaşlarını silerek gülümsemeye çalıştı"lütfen dikkatli ol"
Jamie, çantasını omzuna takarak kapıya yöneldi. Aria, kardeşinin arkasından bakarken, içindeki karmaşık duygularla mücadele ediyordu. Jamie kapıdan çıkmadan önce bir kez daha dönüp ablasına el salladı. “Görüşürüz, Aria. Geri döneceğim, söz veriyorum.”Aria, kardeşine el sallayarak onu uğurladı. “Görüşürüz, Jamie. Seni bekliyor olacağım.”Kapı kapandığında, Aria’nın kalbinde bir boşluk oluştu. Jamie’nin güvenliği için endişelenmeye devam ederken, bir yandan da onun bu cesur adımının sonuçlarını merak ediyordu
.・゜゜・.・゜゜・.・゜゜・.・゜゜・.・゜゜・✧・゚: *✧・゚:*✧・゚: *✧・゚:*✧・゚: *✧・゚:*✧・゚: *✧・゚:*
Ertesi gün öğleden sonra, güneşin ışıkları yavaşça solarken, Aria evin içinde huzursuzca dolanıyordu. Jamie, dün gece onu bilim adamlarının bulunduğu laboratuvara gitmeye ikna etmişti. Aria, içindeki endişe ve merak karışımı duygularla kardeşinin çantasını hazırlamaya yardımcı oluyordu. Jamie'nin bu konuda bu kadar kararlı olması onu şaşırtmıştı Jamie’nin güvenliğinden emin olmak istiyordu.Jamie, çantasını hazırlamış ve kapının önünde bekliyordu. Küçük elleriyle çantasının kayışını sıkıca tutmuş, yüzünde ciddi bir ifade vardı. Aria, bu sahneyi izlerken kalbinin ağırlaştığını hissetti. Kardeşinin bu küçük ama cesur duruşu onu hem gururlandırıyor hem de endişelendiriyordu.Aria, Jamie’nin yanına gelerek diz çöktü ve gözlerinin içine baktı. “Jamie, gerçekten gitmek istediğinden emin misin? Bu bilim adamlarının kim olduğunu ve neden seni görmek istediklerini hala tam olarak bilmiyoruz,” dedi Aria, sesindeki titremeyi kontrol etmeye çalışarak.Jamie, ablasının gözlerinin içine bakarak derin bir nefes aldı. Gözlerinde bir kararlılık vardı, ama aynı zamanda hafif bir korku da saklıydı. “Evet, Aria. Gitmek zorundayım. Bu insanlar, bana ve yeteneklerime yardımcı olabileceklerini söylediler. Ayrıca, bu işi yaparak bize çok para verecekler. Paraya ihtiyacımız var, Aria. Belki de beni ve seni bu durumdan kurtarabilirler. Bunu denemek zorundayım.”Aria’nın kalbi bir kez daha sıkıştı. Bu kararın ardında sadece Jamie’nin cesareti değil, aynı zamanda çaresizlik de vardı. İçinde bir umut ışığı ararken, Jamie’nin kararlılığı onu çaresiz bıraktı. “Jamie, lütfen. Başka bir yol bulabiliriz. Bu çok tehlikeli olabilir. Para için kendini riske atma.”Jamie, ablasının ellerini tuttu. Küçük elleri titriyordu ama sesi kararlıydı. “Aria, seni ve kendimi bu durumdan kurtarmanın başka bir yolunu göremiyorum. Bu işi yaparak bize yardım edecekler. Güven bana, her şey yolunda gidecek. Senin de güçlü olman lazım.”Aria, kardeşinin bu kararlılığı karşısında içini çekti. Onun güvenliğinden endişe ediyordu ama Jamie’nin ne kadar ciddi olduğunu görebiliyordu. “Peki, Jamie. Sadece kendine dikkat etmeni istiyorum. Herhangi bir sorun olursa hemen bana haber ver, tamam mı?”Jamie başını salladı ve gözleri dolarak ablasına sıkıca sarıldı. “Söz veriyorum, Aria. Kendime dikkat edeceğim. Sen de kendine dikkat et, tamam mı? Benim için endişelenme.”Aria, kardeşinin sımsıkı sarılışını karşılıksız bırakmadı. Küçük bedenini kucaklarken, gözlerinden yaşlar süzüldü. Jamie’nin gitmesine izin vermek zordu ama onun kararlılığına ve cesaretine hayran kalmıştı. Kardeşinin saçlarını okşarken, boğazındaki düğümü zorla yuttu.“Jamie, seni çok seviyorum. Lütfen, lütfen dikkatli ol,” dedi Aria, gözyaşları sesine karışarak.Jamie, ablasının kollarından yavaşça ayrıldı ve gözlerinde yaşlarla gülümseyerek ona baktı. “Ben de seni çok seviyorum, Aria. Her şey yolunda gidecek. Güçlü ol.”Aria, gözyaşlarını silerek gülümsemeye çalıştı"lütfen dikkatli ol"
Jamie, çantasını omzuna takarak kapıya yöneldi. Aria, kardeşinin arkasından bakarken, içindeki karmaşık duygularla mücadele ediyordu. Jamie kapıdan çıkmadan önce bir kez daha dönüp ablasına el salladı. “Görüşürüz, Aria. Geri döneceğim, söz veriyorum.”Aria, kardeşine el sallayarak onu uğurladı. “Görüşürüz, Jamie. Seni bekliyor olacağım.”Kapı kapandığında, Aria’nın kalbinde bir boşluk oluştu. Jamie’nin güvenliği için endişelenmeye devam ederken, bir yandan da onun bu cesur adımının sonuçlarını merak ediyordu
.・゜゜・.・゜゜・.・゜゜・.・゜゜・.・゜゜・✧・゚: *✧・゚:*✧・゚: *✧・゚:*✧・゚: *✧・゚:*✧・゚: *✧・゚:*
Ertesi gün öğleden sonra, güneşin ışıkları yavaşça solarken, Aria evin içinde huzursuzca dolanıyordu. Jamie, dün gece onu bilim adamlarının bulunduğu laboratuvara gitmeye ikna etmişti. Aria, içindeki endişe ve merak karışımı duygularla kardeşinin çantasını hazırlamaya yardımcı oluyordu. Jamie'nin bu konuda bu kadar kararlı olması onu şaşırtmıştı ve endişelenme denizJamie’nin güvenliğinden emin olmak istiyordu.Jamie, çantasını hazırlamış ve kapının önünde bekliyordu. Küçük elleriyle çantasının kayışını sıkıca tutmuş, yüzünde ciddi bir ifade vardı. Aria, bu sahneyi izlerken kalbinin ağırlaştığını hissetti. Kardeşinin bu küçük ama cesur duruşu onu hem gururlandırıyor hem de endişelendiriyordu.Aria, Jamie’nin yanına gelerek diz çöktü ve gözlerinin içine baktı. “Jamie, gerçekten gitmek istediğinden emin misin? Bu bilim adamlarının kim olduğunu ve neden seni görmek istediklerini hala tam olarak bilmiyoruz,” dedi Aria, sesindeki titremeyi kontrol etmeye çalışarak.Jamie, ablasının gözlerinin içine bakarak derin bir nefes aldı. Gözlerinde bir kararlılık vardı, ama aynı zamanda hafif bir korku da saklıydı. “Evet, Aria. Gitmek zorundayım. Bu insanlar, bana ve yeteneklerime yardımcı olabileceklerini söylediler. Ayrıca, bu işi yaparak bize çok para verecekler. Paraya ihtiyacımız var, Aria. Belki de beni ve seni bu durumdan kurtarabilirler. Bunu denemek zorundayım.”Aria’nın kalbi bir kez daha sıkıştı. Bu kararın ardında sadece Jamie’nin cesareti değil, aynı zamanda çaresizlik de vardı. İçinde bir umut ışığı ararken, Jamie’nin kararlılığı onu çaresiz bıraktı. “Jamie, lütfen. Başka bir yol bulabiliriz. Bu çok tehlikeli olabilir. Para için kendini riske atma.”Jamie, ablasının ellerini tuttu. Küçük elleri titriyordu ama sesi kararlıydı. “Aria, seni ve kendimi bu durumdan kurtarmanın başka bir yolunu göremiyorum. Bu işi yaparak bize yardım edecekler. Güven bana, her şey yolunda gidecek. Senin de güçlü olman lazım.”Aria, kardeşinin bu kararlılığı karşısında içini çekti. Onun güvenliğinden endişe ediyordu ama Jamie’nin ne kadar ciddi olduğunu görebiliyordu. “Peki, Jamie. Sadece kendine dikkat etmeni istiyorum. Herhangi bir sorun olursa hemen bana haber ver, tamam mı?”Jamie başını salladı ve gözleri dolarak ablasına sıkıca sarıldı. “Söz veriyorum, Aria. Kendime dikkat edeceğim. Sen de kendine dikkat et, tamam mı? Benim için endişelenme.”Aria, kardeşinin sımsıkı sarılışını karşılıksız bırakmadı. Küçük bedenini kucaklarken, gözlerinden yaşlar süzüldü. Jamie’nin gitmesine izin vermek zordu ama onun kararlılığına ve cesaretine hayran kalmıştı. Kardeşinin saçlarını okşarken, boğazındaki düğümü zorla yuttu.“Jamie, seni çok seviyorum. Lütfen, lütfen dikkatli ol,” dedi Aria, gözyaşları sesine karışarak.Jamie, ablasının kollarından yavaşça ayrıldı ve gözlerinde yaşlarla gülümseyerek ona baktı. “Ben de seni çok seviyorum, Aria. Her şey yolunda gidecek. Güçlü ol.”Aria, gözyaşlarını silerek gülümsemeye çalıştı"lütfen dikkatli ol"
Jamie, çantasını omzuna takarak kapıya yöneldi. Aria, kardeşinin arkasından bakarken, içindeki karmaşık duygularla mücadele ediyordu. Jamie kapıdan çıkmadan önce bir kez daha dönüp ablasına el salladı. “Görüşürüz, Aria. Geri döneceğim, söz veriyorum.”Aria, kardeşine el sallayarak onu uğurladı. “Görüşürüz, Jamie. Seni bekliyor olacağım.”Kapı kapandığında, Aria’nın kalbinde bir boşluk oluştu. Jamie’nin güvenliği için endişelenmeye devam ederken, bir yandan da onun bu cesur adımının sonuçlarını merak ediyordu
.・゜゜・.・゜゜・.・゜゜・.・゜゜・.・゜゜・✧・゚: *✧・゚:*✧・゚: *✧・゚:*✧・゚: *✧・゚:*✧・゚: *✧・゚:*
Ertesi gün öğleden sonra, güneşin ışıkları yavaşça solarken, Aria evin içinde huzursuzca dolanıyordu. Jamie, dün gece onu bilim adamlarının bulunduğu laboratuvara gitmeye ikna etmişti. Aria, içindeki endişe ve merak karışımı duygularla kardeşinin çantasını hazırlamaya yardımcı oluyordu. Jamie'nin bu konuda bu kadar kararlı olması onu şaşırtmıştı ve endişelenmeden duramıyordu Jamie’nin güvenliğinden emin olmak istiyordu.Jamie, çantasını hazırlamış ve kapının önünde bekliyordu. Zayıf elleriyle çantasının kayışını sıkıca tutmuş, yüzünde ciddi bir ifade vardı. Aria, bu sahneyi izlerken kalbinin ağırlaştığını hissetti. Kardeşinin bu küçük ama cesur duruşu onu hem gururlandırıyor hem de endişelendiriyordu.Aria, Jamie’nin yanına gelerek eşini omzuna koydu ve gözlerinin içine baktı. “Jamie, gerçekten gitmek istediğinden emin misin? Bu bilim adamlarının kim olduğunu ve neden seni görmek istediklerini hala tam olarak bilmiyoruz,” dedi Aria, sesindeki titremeyi kontrol etmeye çalışarak.Jamie, ablasının gözlerinin içine bakarak derin bir nefes aldı. Gözlerinde bir kararlılık vardı, ama aynı zamanda hafif bir korku da saklıydı. “Evet, Aria. Gitmek zorundayım. Bu insanlar, bana ve yeteneklerime yardımcı olabileceklerini söylediler. Ayrıca, bu işi yaparak bize çok para verecekler. Paraya ihtiyacımız var, Aria. Belki de beni ve seni bu durumdan kurtarabilirler. Bunu denemek zorundayım.”Aria’nın kalbi bir kez daha sıkıştı. Bu kararın ardında sadece Jamie’nin cesareti değil, aynı zamanda çaresizlik de vardı. İçinde bir umut ışığı ararken, Jamie’nin kararlılığı onu çaresiz bıraktı. “Jamie, lütfen. Başka bir yol bulabiliriz. Bu çok tehlikeli olabilir. Para için kendini riske atma.”Jamie, ablasının ellerini tuttu. Küçük elleri titriyordu ama sesi kararlıydı. “Aria, seni ve kendimi bu durumdan kurtarmanın başka bir yolunu göremiyorum. Bu işi yaparak bize yardım edecekler. Güven bana, her şey yolunda gidecek. Senin de güçlü olman lazım.”Aria, kardeşinin bu kararlılığı karşısında içini çekti. Onun güvenliğinden endişe ediyordu ama Jamie’nin ne kadar ciddi olduğunu görebiliyordu. “Peki, Jamie. Sadece kendine dikkat etmeni istiyorum. Herhangi bir sorun olursa hemen bana haber ver, tamam mı?”Jamie başını salladı ve gözleri dolarak ablasına sıkıca sarıldı. “Söz veriyorum, Aria. Kendime dikkat edeceğim. Sen de kendine dikkat et, tamam mı? Benim için endişelenme.”Aria, kardeşinin sımsıkı sarılışını karşılıksız bırakmadı. Küçük bedenini kucaklarken, gözlerinden yaşlar süzüldü. Jamie’nin gitmesine izin vermek zordu ama onun kararlılığına ve cesaretine hayran kalmıştı. Kardeşinin saçlarını okşarken, boğazındaki düğümü zorla yuttu.“Jamie, seni çok seviyorum. Lütfen, lütfen dikkatli ol,” dedi Aria, gözyaşları sesine karışarak.Jamie, ablasının kollarından yavaşça ayrıldı ve gözlerinde yaşlarla gülümseyerek ona baktı. “Ben de seni çok seviyorum, Aria. Her şey yolunda gidecek. Güçlü ol.”Aria, gözyaşlarını silerek gülümsemeye çalıştı"lütfen dikkatli ol"
Jamie, çantasını omzuna takarak kapıya yöneldi. Aria, kardeşinin arkasından bakarken, içindeki karmaşık duygularla mücadele ediyordu. Jamie kapıdan çıkmadan önce bir kez daha dönüp ablasına el salladı. “Görüşürüz, Aria. Geri döneceğim, söz veriyorum.”Aria, kardeşine el sallayarak onu uğurladı. “Görüşürüz, Jamie. Seni bekliyor olacağım.”Kapı kapandığında, Aria’nın kalbinde bir boşluk oluştu. Jamie’nin güvenliği için endişelenmeye devam ederken, bir yandan da onun bu cesur adımının sonuçlarını merak ediyordu
