İçeriğe geç

ROMANDAN AŞKA

Bölüm 3 · 2 dk okuma

ROMANDAN AŞKA

Bölüm 3

Mürekkep ve yalanlar

Kael’in gözlerindeki çaresizlik, Stella’nın kalbine bir bıçak gibi saplandı. Hayatı boyunca okuduğu tüm o aşk romanlarında, karakterlerin birbirine yalan söylediği sahnelerden nefret ederdi. Şimdi ise o sahnelerden birinin tam ortasındaydı. Ancak bu seferki yalan, sadece bir duyguyu değil, onun tüm varlığını, gerçekliğini hedef alıyordu.

​"Sen..." Stella’nın sesi titriyordu. "Sen bu kitabın yazarı mısın? Beni buraya sen mi çektin?"

​Kael, Stella’ya doğru bir adım attı ama genç kızın ürkekçe geriye çekildiğini görünce durdu. Ellerini çaresizce iki yana açtı. "Hayır, tam olarak öyle değil," dedi, sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı. "Yüzyıllar önce, bu dünyayı ben yazdım. Doğru. Gerçek dünyada yalnız ve mutsuz bir adamdım, kendime sığınacak kusursuz bir aşk hikayesi yaratmak istedim. Ama yazdığım kelimeler o kadar güçlüydü ki, beni kendi yarattığım evrenin içine hapsetti."

​Stella şaşkınlıkla etrafına, gökyüzünün o yapay parlaklığına baktı. "Peki benim bu kurguyla ne ilgim var?"

​"Kitap, döngüsünü tamamlamak için dış dünyadan gerçek bir ruha ihtiyaç duyuyordu," dedi Kael, gözlerinden derin bir pişmanlık okunuyordu. "Sen kütüphanede o kapağı açtığında, romanın son eksik parçası tamamlandı. Sen bu hikayenin 'ana karakteri' oldun. İlk başta amacım sadece seni kullanıp buradan kaçmaktı. Ama seni tanıdıkça, seninle geçirdiğim her gün... Hikayeyi değiştirdim. Seni evine göndermek yerine, burada benimle kalman için romanı yeniden yazmaya başladım. O gördüğün gölge ise... Kitabın orijinal, trajik sonu. Hikaye kendi finaline ulaşmak istiyor ve benim müdahalelerimi yok etmeye çalışıyor."

​Stella duyduklarını sindirmeye çalışırken başı dönüyordu. Kael’e karşı hissettiği o ani ve güçlü bağ... Gerçek miydi, yoksa Kael’in kusursuzca kaleme aldığı cümlelerin bir büyüsü müydü? Kendisi sadece satırlardan ibaret bir piyon muydu?

​Tam o sırada, Stella’nın ayaklarının altındaki toprak sertçe sarsıldı. Havada, sanki görünmez bir kalemin ucundan dökülüyormuş gibi siyah harfler belirmeye başladı. Harfler yan yana gelerek havada asılı duran cümleler oluşturuyordu:

​"Ve genç kız, gerçeğin ağırlığı altında ezilerek Kael’den sonsuza dek uzaklaştı..."

​Roman, kendi finalini zorla yazdırmaya, Kael’in mürekkebini silmeye başlıyordu. Bahçenin etrafındaki ağaçlar siyaha bürünürken, gölge yeniden belirdi. Stella bir karar vermek zorundaydı: Kael’in yazdığı bu tehlikeli aşka inanıp onunla mı savaşacaktı, yoksa kendi dünyasına dönmek için bu hikayeyi tamamen yok mu edecekti?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.