İçeriğe geç

復讐/복수/revenge/intikam

Bölüm 6 · 2 dk okuma

復讐/복수/revenge/intikam

Bölüm 6

Bölüm 6- Disarisi

Son altı yılda dünya epey bir değişmişti doğrusu. Etrafta kocaman gökdelenler yükseliyordu.

Biz okula başlamadan önce en azindan daha az gökdelen vardı.

Hava o kadar iğrençti ki nefes bile alamıyordunuz.

Hemen yanımda duran arkadaşlarıma baktım. Ne tarafa doğru gideceğimiz hakkında hiç bir fikirleri yok gibi duruyorlardı.

- Hey cocuklar! Önce bir eski garaja göz atalim, ne dersiniz?

- Bana uyar(William)

- Pekala o zaman bu taraftan diye tahmin ediyorum.

Yeni yapılan kaldırım taşlarından üzerinden yürüyerek altı yıl önce geçtiğimiz yolları tekrar bulma çabasıyla yürüdük.

Alisik olduğumuz eski garaj kapisi ufaktan görünmeye başlamıştı.

- Hey çocuklar! Bakin.

Garaj kapısını yavaşça ittirdim.

Manzara beklediğimden de kötüydü. Etrafta sinekler ve fareler dolaşıyordu. Keskin bir koku etrafi sarmısti. Daha da kötüsü, her yeri kan kaplamisti. Garajin ortasında çürümüş bir ceset vardı ve etrafı kan gölüne dönmüştü. Keskin kokunun buradan geldiğini tahmin ettim.

Sonuç olarak icerisi yaşanılacak gibi değildi.

Önceden geride bıraktığımız eski bıçak, tabanca ve silahlar da etrafa sacilmisti. Bıçakların üstü kan kaplıydı.

Cesete bir göz attım.

Gözüme çarpan ilk şey, cinayetin işlendiği hancerdi.

Hançeri hatirliyordum; David'den 'ödünç aldığım' hancerdi bu.

Garajimizi basanın kim olduğuna dair bir fikir.

Burada her kim yaşamissa ya pasaklinin tekiymis ya da bir cinayet işleyip suçu ustumuze bırakmak istemiş.

- Bence burada yaşayamayız. (James)

- Bundan her ne kadar nefret etsem de James haklı.

- Haklısınız. (Sarah)

- Haklilar haklı olmalarına ama nereye gideceğiz? (Lilith)

-Burada durmaya devam edersek cehennemin dibine gideceğiz (William)

- O zaman geri dönelim.

- Beni takip edin, bir fikrim var. (William)

James ve ben dışında herkes önden gitti. Biz James'le arkada yavaş yavaş yürüyorduk. Ben zaten düşüncelerime dalmış, bilincim yarı açık geziyordum.

Bugün dalginligim üzerimdeydi. Dikkatimi vermeye çalışsam da olmuyordu, ben de arkadaşlarımı takip ediyordum sadece.

Düşüncelerime dalıp gittiğim anda elimde bir ağırlık hissederek irkildim.

Elime ve hemen ardından da başımı göz hizama kaldirdim.

Gördüğüm manzara karşısında gerçekten de kalp krizi gecirebilirdim.

James dibime girip elimi tutmuştu ve gözlerimin içine bakarak yürümeye çalışıyordu.

Bu manzara biraz komik biraz da utanç vericiydi.

Yüzüm çok kızardı. Umarım hissettigim kadar kizarmamisimdir.

James'in kafasını elimle yavaşça ittirdim ve yürümeye devam ettim. Ama James elimi bırakmıyordu. Beni kendisine doğru çekti ve kollarının arasına aldı.

Kalbim yerinden çıkacak gibiydi.

James'in gözlerine baktığımda başka yere bakamayacagimi hissettim.

Gozlerimiz ve ellerimiz birbirine kenetlenmisti.

Birbirimize kenetlendik artık, bundan kaçış yok.

Şuan sana söylemek istediğim çok şey var ama söyleyecek cesareti kendimde bulamıyorum.

Sana seni canımdan çok sevdiğimi söylemek istiyorum ama dudaklarım birbirine yapışmış sanki, konuşamıyorum.

Sana sırılsıklam aşık olduğumu söylemek istiyorum, kalbim elvermiyor.

Sana, seni kaybetmekten ölesiye korktuğumu söylemek istiyorum, beynim yapma diyor.

Sana soruyorum, bunlar sadece beynimin içinde mi oluyor?

Her gece seni düşlüyorum, merak ediyorum nasıl bu kadar kusursuz olabiliyorsun?

Sen kurguladigim ve başından beri beynimin içinde olan birisi misin, yoksa gerçek mi?

Sana olan hislerim yalan mı gerçek mi?

Evet bebeğim, ben deliriyorum.

Selam🙋‍♀️bölümü begenmeyip yorum yapmayanın gece evini basıyorum💅💖💝seviliyorsun aşk💖💖💖💖

Bölüm sonu

2 yorum

  • Ağağğağağağğağğ çok iyii abi bunlar evlensin ya lütfen Zeyno evlensin bunlar ağağğağağa

    2Yanıt
  • Waow güzel olmuş ve isteğimi yerine getirdiğin için teşekkür ederim

    1Yanıt