Kabullenmek istemiyorum, hayır. Olamaz, kesinlikle olamaz. İmkanı yok, imkansiz!
Ben, Tina Layer, James White surtugune asikmisim, öyle mi?! Hayır efendim, kesinlikle hayır!
Kendimi kandırmaya devam edecektim. Ya da en azından ona aşık olduğumu kimseye belli etmeyecektim. Zaten gelip geçici bir duygudur benimkisi.
"Seninle baş başa kalmak istiyorum"
Lanet olsun! Sırası mi şimdi?
Dayan Tina. Sabret. Şu lanet duygularının geçene kadar sık dişini.
✦✧✦
O gece odamıza döndüğümüzde kızlar eşyaları çoktan toplayıp valizlere koymuşlardı.
-Ee yarım saattte ne oldu hemen dökülüyorsun(Sarah)
-Bir şey olduğu yok Sarah!
-Hadi hadi anlat yoksa James'ten öğreniriz.(Lilith)
-Öğrenemezsiniz Lilith.
-Bal gibi de öğreniriz!(Lilith)
-İyi tamam be! James'e rezil olacağıma ölmeyi yeğlerim.
-Pekala anlat bakalım bekliyoruz.(Sarah)
-Aşık oldum. Kısaca.
-SANA DEMİŞTİM LİLİTH BU İSE YARAR DİYE!
-EVET EVET!(Sarah)
-BİLİYORDUM BUNDA SİZİN BİR PARMAGİNİZİN OLDUĞUNU! SİZİN GIBI DOST OLMAZ OLSUN.
-Kızım sen zaten aşıktın. Biz sadece duygularını keskinlestirmeye yardımcı olduk.(Lilith)
-Abart
-Yani ikinizin birbirinize sırılsıklam aşık olduğunu bir siz ikiniz bilmiyorsunuz.(Sarah)
-Ben aşık masik değilim.
-Az önce kendin dedin ya aşık oldum diye!(Sarah)
-Yani bu aşk değil bence
-Anca kendini kandır sen. Besbellim aşıksın işte kızım! Uzatma.(Lilith)
-Hiç de aşık değilim bir kere! Aşık olmuş gibi bir yanım var mı?!
-Gayet de var. İkide bir James'ten bahsediyorsun. Ayrıca ikidebir çocuğa takılıyorsun. Yani duygularını bu şekilde belli ettiğini biliyoruz.(Lilith)
-Ben o çocuğa aşık falan değilim. O lanet mikroorganizmaya takilmamin tek sebebi gıcık biri olması!
-İlkokul çocuğu gibi kavga etmeyin, uyumaya çalışıyoruz burada! Azıcık saygı.(Sarah)
-Tamam anne.
-Anlamıyorum, ikide bir James'i soruyorsam, hep onu düşünüyorsam, ona takiliyorsam,gözüm ondan başkasını görmüyorsa illa aşık mi olmam lazım yahu?!
-EVET!(beraber)
-EVET!
-Tamam ben yatıyorum, kendi hayal dünyanızda bulusursunuz artık ne diyim(Tina)
İsigi kapatıp başımı yastığa koydum. Alışık olduğum sert yastık, hiç bir zaman degismiyordu.
Ama sanki bugun daha bir sertti. Ya da belki de kafam bin türlü düşünceyle dolu olduğundan başım agirlasmistir.
.
Sabah korkuyla karışık heyecanla gözlerimi açtım. Kahvaltıdan sonra çıkışımızı yapacaktık.
James ve William'ı uyandırmak için erkek yurduna doğru yola çıktım.
Jameslerin odasına vardığımda kapıyı olabildiğince sert çaldım.
Kapıyı açan William olmuştu.
-NEDEN DÜN BENİ BU MİKROORGANİZMAYLA BAŞ BAŞA BIRAKTIN?!
-Sana da günaydın Tina.(William)
-Nerede o mikroorganizma?
-Burdayım. Ne o beni mi özledin?(James)
-Hah! Seni ozlemismisim. Anca rüyanda bebeğim. Kahvaltı var uyuya kalma diye geldim.
-Beni mi düşünüyorsun sen? Çok şekersin.(James)
-Ya sabir! Hadi üstünü giy aşağıya gel!
-Ben asagiya iniyorum o zaman.(William)
-In sen aşağı hatta dur ben de geleyim.
-Sabahliginla mi iniceksin?(James)
-Seni var ya! Neyse. Hey William burada bekler misin hemen giyinip geleyim.
-Giyinmek için ta kız yurduna mi gidiceksin?Giyseydin benim kiyafetlerimden bir tane.(James)
-Yok ya! Başka? Sütlü kahve getiriyim mi?
Sonuç:
Ustumde bana zaten bol gelen James'in sweatshirtlerinden birini giyerek kahvaltıya indim.
Beyefendinin gözleri zaten odaya girdiğimden beri uzerimdeydi o yüzden giyinmeden önce James'i dışarı kilitledim. Pislik şey.
Dediğim gibi;BEN O LANET MİKROORGANİZMAYA AŞIK MASİK DEĞİLİM!
Kahvaltiya indiğimizde -basamakları inerken neredeyse düşüyordum o yuzden James elimi tutup birakmamisti- Lilith ve Sarah sırıtarak bize bakıyordu.
Ya sabir
Kahvaltımızı bitirdikten sonra valimizi alıp okuldan çıkış yaptık.
Takipte kalın cenemeler her an yeni bölüm yukleyebilirim. Seviliyorsunuz 💖

