İçeriğe geç

-RESİM-

Bölüm 21 · 2 dk okuma

-RESİM-

Bölüm 21

SEZON FİNALİ-𝑲𝑰𝒀𝑨𝑴𝑬𝑻

Dağın zirvesinde her şey sessizdi.

Angela ve Nyla yan yana oturuyordu. Rüzgâr hafif esiyor, güneş bulutların arasından solgun bir ışık bırakıyordu. Uzun zamandır ilk kez dünya… normal gibi görünüyordu.

Nyla dizlerini kendine çekmişti. Başını Angela’nın omzuna yasladı.

“Bittiğini düşünüyor musun?” diye sordu sessizce.

Angela cevap vermedi hemen.

Uzaklara baktı.

Şehrin siluetine…

İnsanların yaşadığı o sakin dünyaya…

Sonra çok hafif bir ses duyuldu.

Tak.

Angela’nın gözleri anında değişti.

Nyla da duydu.

Bir şey…

Yerin altından gelmişti.

Sonra ikinci ses geldi.

TAK.

Dağın altındaki taşlar hafifçe titredi.

Rüzgâr kesildi.

Kuşlar bir anda gökyüzüne dağıldı.

Angela ayağa kalktı.

Yüzündeki tüm huzur yok olmuştu.

“Hayır…” diye fısıldadı.

Nyla korkuyla etrafa baktı.

“Ne oluyor?”

Ve o anda…

DAĞ SARSILDI.

Korkunç bir gürültü yükseldi.

Yerin altından gelen, dünyayı ikiye ayırıyormuş gibi bir ses.

KRRRRRRAAAAKKKK—

Zemin yarıldı.

Dağın ortasında devasa bir çatlak açıldı. İçinden koyu kırmızı bir ışık yükseldi.

Ama bu… cehennem şehrindeki ışığa benzemiyordu.

Bu daha büyüktü.

Daha canlıydı.

Daha açtı.

Angela Nyla’yı arkasına çekti.

Çatlağın içinden uğultular gelmeye başladı.

Binlerce ses.

Binlerce çığlık.

Sonra…

Bir EL ortaya çıktı.

Ama insan eli değil.

Bir gökdelen büyüklüğünde, siyah damarlarla kaplı, parçalanmış taş gibi görünen devasa bir el.

Dağın kenarına tutundu.

Ve yavaşça…

Bir şey yukarı çıkmaya başladı.

Nyla’nın nefesi kesildi.

Çünkü çatlağın içinden sadece bir tane değil…

ARKALARINDA DA çatlaklar açılıyordu.

Uzak şehirlerde…

Ormanların içinde…

Gökyüzünün altında…

Kırmızı yarıklar dünyanın her yerine yayılıyordu.

Angela’nın gözleri büyüdü.

“Bu mümkün değil…”

Nyla titreyerek ona baktı.

“Angela…”

Angela’nın sesi ilk kez gerçekten korkmuştu:

“Kapı kapanmamış…”

Sonra aşağıdaki şehirden çığlıklar yükseldi.

İnsanlar kaçıyordu.

Arabalar birbirine giriyor, yollar kilitleniyor, sirenler yankılanıyordu. Gökyüzü kırmızıya dönmeye başlamıştı.

Uzakta bir bina…

Bir anda ORTADAN İKİYE AYRILDI.

Toz bulutu yükseldi.

İnsanlar çığlık atarak kaçıştı.

Bazıları birbirini eziyor, bazıları çocuklarını bırakıp koşuyor, bazıları yere düşenleri hiçe sayıyordu.

Dünya…

Dakikalar içinde vahşileşmişti.

Angela Nyla’nın elini kaptı.

“KOŞ!”

Dağdan aşağı inmeye başladılar.

Arkalarında o devasa varlığın gölgesi yükseliyordu. Tam formu görünmüyordu bile; bulutların içine kadar uzanıyordu.

Her adımında dünya titriyordu.

Angela ve Nyla insanların arasından koşuyordu.

Kaos büyüyordu.

Camlar patlıyor, yollar çöküyor, gökyüzünden siyah kül yağıyordu.

Bir adam yere düşen eşini bırakıp kaçtı.

Bir çocuk kalabalığın içinde kayboldu.

Çığlıklar…

Her yerdeydi.

Nyla ağlamaya başladı.

“Angela… ne oluyor?!”

Angela cevap veremedi.

Çünkü kendisi de bilmiyordu.

Tam o anda—

YANLARINDAKİ GÖKDELEN SARSILDI.

Angela başını kaldırdı.

Ve gözleri büyüdü.

“NYLA!”

Binanın üst kısmı kopmuştu.

Direkt üzerlerine düşüyordu.

Angela son anda Nyla’yı kendine çekip yere atladı.

KORKUNÇ bir gürültüyle bina arkalarında çöktü.

Toz bulutu her yeri kapladı.

Kulakları çınlıyordu.

Ama daha kötüsü…

Henüz bitmemişti.

Çünkü yer ikinci kez çatladı.

Bu kez tam altlarında.

Angela bir anlığına dondu.

Çatlağın içinden gelen şey…

Nefes alıyordu.

Devasa.

Aç.

Ve yaklaşan.

Angela Nyla’ya baktı.

Küçük kız korkudan titriyordu.

Angela onu sıkıca kucakladı.

Sanki son kezmiş gibi.

Sonra ilk kez…

Gerçekten bağırdı.

Öfkeyle değil.

Korkuyla değil.

Çaresizlikle.

“KAÇIN!!!”

Ve o anda—

Yerin altından bir şey yükselmeye başladı.

Ama okuyucu…

Onun ne olduğunu göremeden

...

༒︎𝕭𝖔𝖑𝖚𝖒 𝖘𝖔𝖓𝖚༒︎

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.