Sakin bir son arıyorum baba. Hayatın sırtıma yüklediği taşları bırakıp bir deniz kıyısında oturmak isterdim, ama içimdeki kasırga dinmiyor. Parmak uçlarıma değen her şey, bir ölüme daha yakın kılıyor beni. Saçlarımı tararken bile keder dökülüyor omuzlarıma. Geceleri uykusuzum, gündüzleri sessiz. Gözlerimde yılların çizgileri, içimde kelimelerin pası var.Sana bir veda yazısı yazmıyorum, baba. Kendime son bir mektup bırakıyorum. En çok çocukken korkardım karanlıktan, şimdi ise karanlık kadar yakın hissediyorum kendimi. Çocuk olmayı unuttum. Baba olmayı da... Bir zamanlar kucağıma alıp masallar anlatmak istediğim çocuk şimdi sadece bir hayal kırığı gibi dizlerimde uyuyor. Uyandırmaya korkuyorum. Çünkü gözlerini açarsa, bana benzeyecek.Bileklerimde şiirler taşıyorum, hepsi kesik, hepsi yarım. Hayatın beni bıraktığı yerde kalakaldım; ne bir adım ileri, ne bir adım geri. Sigaramın dumanına sarılıp vedalar yazıyorum duvarlara. Her gece bir peronda kalıyorum, en son trene binmek ister gibi. Ama tren hep geç geliyor. Ölüm bile bekletiyor bazen.Son bir kez kırmızıya dokunmak isterdim. Son bir kez bir köpeği sevmek, son bir kez mandalina kokusunu içime çekmek. Ama kokular da yüzsüzleşiyor, dokunuşlar da. Kendimi en çok ölümün koynunda tamamlanmış hissediyorum. Belki de en çok bu yüzden yakışacak bana.Tanrıyla savaşmadım baba, sadece teslim olmadım. İnat ettim, susarak direndim. Belki bu da bir günah sayılır. Ama kimsenin tesbihini koparmadım, kimsenin duasını yarım bırakmadım. Yalnızca kendi cehennemimde yandım.Ve şimdi... En çok mandalina kokusu sinmiş paltomu bırakıyorum askıya. Kapıyı aralık bırakıyorum; belki biri gelir de "kal" der. Ama biliyorum, kimse gelmeyecek.Baba, ölüm bazen bir tercih değil, bir sığınaktır. Ben o sığınağa sığınıyorum. Artık üzerime hiçbir şey eğreti durmayacak. Çünkü üzerime en çok sessizlik yakışıyor.Kırmızıya iyi bak. Mandalinalar kadar güzel kokuyor hala.
Bölüm 2
Baba Kırmızıya İyi Bak
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.