İçeriğe geç

Renkler

Bölüm 5 · 6 dk okuma

Renkler

Bölüm 5

Renkler

Can, Nuriye ile beraber pazara gider.

  • Nenem, bunu alabilir miyiz?

*** çizgi dizisinde yer alan, sihirli güçlere sahip canlılara dönüşme özelliği veren bir saatin oyuncağını gösteriyordur. Can çok sıkı *** hayranıdır ve her hafta pazara gittiklerinde bu saati alıyorlardır ancak her aldığında bozuluyordur.

  • Alacağım ama yine kırma, tamam mı?
  • Bilmiyorum, ya kırılırsa?

Ve alırlar. Ertesi gün Özlem, Can’ı alır ve Özlem’in en yakın arkadaşı, komşuları Neriman’ın evine giderler. Eve Can’ın da geldiğini duyan Ayça ve Eren alt kata yani Neriman’ın evine gelirler. Üçü oyun oynamaya başlar.

Çok sakin oyun oynarlarken Ayça ve Eren kavga etmeye başlar. Can, odada bulunan sobanın üstüne çıkar ve “Dönüşüm!” diye bağırarak ve saate basarak atlar ve o ikisini ayırmaya çalışır ancak başaramaz.

Yeni dönem gösterileri için konferans salonunda alıştırma yapmaya çıkıyorlardır. İlkim Can’a der;

  • Erdoğan, yukarıda buluşuruz. Ben çıkıyorum.
  • Tamamdır.

Sınıfta Zeynep ile tek kalmışlardır.

  • Erdoğan, hani beni öpmek istemiştin ya, ben kızmıştım.
  • Evet?
  • Al.

Zeynep, Can’ı hızlıca yanağından öper.

  • Amanın! Ne garip…

Başka bir gün, Can okuldayken tuvaleti gelir. Çok sıkışmıştır. Aklına Nuriye’nin sözleri gelir.

  • Kimsenin göremeyeceği kadar hızlı ve gizli olursan istediğin şeyi yapabilirsin.

Can şeytana uyar ve sıranın altından hemen tuvaletini yapar. Bir arkadaşı yerdeki ıslaklığı fark edip hocaya söyler.

  • Erdoğan, su mu döktün?
  • Bakayım. Aaa, evet; suluğum su akıtmış. Çok özür dilerim öğretmenim.
  • Sorun yok, elinde değilmiş ya. Temizlik görevlisi abla temizler orayı.
  • Tamamdır, teşekkürler.

Bu duruma Can alışmış ve sık sık tekrar etmeye başlamıştır. Bir gün suluğu düşüp kırılır. O gün yeni suluk alır. Bir gün daha aynı şey tekrarlanır. Yeni suluk olmasına rağmen aynı durumun yaşanmasından ötürü Ersin şüphelenir. Can yine aynısını yapmaktayken Ersin hızlı bir hareketle aşağı iner ve Can’ın ne yaptığını görür. Can ve Ersin bakışırlar. Ersin kapıya yaklaşır ve Can’ı yanına çağırır. Can gelir ve Ersin kulağına fısıldar;

  • Böyle durumlarda tuvalete gitmek için izin isteyebilirsin. Şimdi lavaboya git ve aynı şeyi bir daha tekrarlama.
  • Teşekkür ederim öğretmenim.
  • Temizlik görevlisi ablanın son böyle temizliği.

Can, bir gün uyurken bir rüya görür. Kırmızı kapüşonlu ve kafası kapalı biri yine konuşuyordur.

  • Zeynep, aşkın değil. Zeynep önemli bir parça. O sarı gücün sahibi.

Başka bir gün, Can dersteyken öğretmenleri gelmemiştir. İçeri nöbetçi öğrenci girer.

  • Erdoğan Can Karule ve… Zeynep Demirtürk, öğretmenler odasına bekleniyorsunuz. Öğretmenler çağırdı.

Can sorar;

  • Ne için?
  • Sevgili miyiz diye akıllım.
  • Ah… Bence sırf dalga geçmek içindir.

Zeynep ve Can çıkarlar. Öğretmenler odasına giden bir merdiven kalmışken Zeynep, Can’ın elini tutar.

  • Haydi, girelim.

İçeride çeşit çeşit öğretmen vardır. Bu öğretmenlerden biri de Özlem’lerin çocukluk arkadaşı Burçin’dir. Ersin, hemen atlayıp sorar.

  • Erdoğan, sınavlarında ismini nasıl yazdığını biliyoruz. Neden yaptın?

Can, kendini filmdeki karakter Kerem Sayer’in yerine koyduğu için sınavlarda kendi adını ve soyadını kullanmak yerine Kerem Sayer yazmıştır.

  • Ben… kendimi dizi karakterinin yerine koymuştum. Biraz fazla kaptırmışım kendimi. Yaşıma uygun değildi dizi ama ben yine de izledim. Sonra böyle oldu işte, herkes beni Zeynep’e aşık sanıyor.

Herkes şaşırmış şekilde bakar.

  • Yani ona aşık değilsin?

Zeynep atılır;

  • Belki öyleyizdir, belki sevgiliyizdir?
  • Zeynep, çok özür dilerim ama ben sana gerçekten aşık değilim. Ama sen benim için çok, çok önemlisin, çok çok çok önemlisin, gerçekten. Ama aramızdaki şey bir aşk değil, bir yanılsama.

Zeynep’in sinirleri bozulur. Burçin atılır.

  • Ne yani, sevgili değil misiniz? E el ele girdiniz?
  • Değiliz. Beklediğinizi alamadığınız için üzgünüm ama değiliz.
  • Tamamdır. Sınıfınıza geçebilirsiniz çocuklar.

Öğretmenler odasından çıkmışlardır. Zeynep başlar;

  • Sen beni sevmiyor muydun?
  • Ben seni sadece arkadaş olarak seviyorum. Yanlış düşüncelere kapılmışım, izlememem gereken bir dizi izlediğim için. Sen benim için bundan fazlasısın, yeni anlıyorum.
  • Ama ben seni seviyorum?
  • Ama bu bir yanılsama. Korkma, geçecektir. Daha önemli bir şey var.

Sınıf kapısının önünde durmuşlardır. Zeynep sorar;

  • Nedir?
  • Bak, sakin ol tamam mı? Bana açık olman lazım.
  • Nasıl yani?
  • Sorduğum soruya tüm dürüstlüğünle cevap ver. Kendinde sihirli bir güç keşfettin mi?
  • Ne? Nereden çıktı bu?
  • Sen sadece söyle.
  • Bilmiyorum. Sadece farklı hissediyorum ama sihir falan yapamıyorum.
  • Bak, bir rüya gördüm. Senin güç sahibi olduğunu, benim yanlış düşüncelere kapıldığımı söylüyordu. Bu nasıl bir güç, inan bilmiyorum ama sanki buna ben de dahilim. Ve içimden bir ses dahasının olduğunu söylüyor.
  • Bir rüya! Bunu gerçeklikle nasıl bağdaştırabilirsin ki?
  • Gördüm işte! Bir sebebi vardır.
  • Sadece kafaya takma, geçer. Senin dediğin gibi.

Zeynep sınıfın kapısını açıp girer ve kapıyı kapatmaya yeltenir ancak Can kapıyı açık tutar ve içeri girip kapıyı kapar.

Can, yine bir rüya görür. Rüyasında yine kırmızı kapüşonlu biri vardır.

  • N. O da sizden. O mavi renk, sen yeşil.

Can uyanır.

  • N… N ile başlayan bir tek Nehir var. O mu acaba? Zaten çok iyi bir takımız, muhtemelen odur.

O gün yani Cuma günü okula gittiğinde Can, Zeynep’i çağırır ve kuytu bir köşede konuşmaya başlarlar. Zeynep:

  • Neden böyle saklanıyorsun.
  • Bir şey konuşmamız lazım.
  • Yine mi hayallerini dinleyeceğim? Dur, sen başlamadan söyleyeyim, gücün sahibinin benden başka biri olmadığını ve bu konuda beni ikna etmen gerektiğini mi gördün?
  • Hayır. Ve başka biri var, bunu gördüm. N diye biriymiş. Adı N ile başlayan bir tek Nehir yani kuzenim var tanıdığım.
  • Etrafındaki herkesi hayal dünyana çekmişsin farkında mısın? Peygamberlerden başka mucizeler yaratan yoktur.
  • Kur’an’da öyle bir ayet var mı?
  • Şey…
  • Ben de öyle düşünmüştüm. Bulursan söylersin.
  • De ki “Mucizeler ancak Allah katındadır. Ben ise ancak apaçık bir uyarıcıyım”. Yani biz daha peygamber bile değiliz ve onlar dahi mucize gerçekleştirmiyor.
  • Ya biz de Allah katındansak? Doğayı düzenlemeleri için gönderdiği düzen birimleriysek?
  • Öff n’olur saçmalama yaa.
  • Ben Nehir’e de soracağım. Bu işte bir iş var.

Birden irkilir.

  • Sana söylemeyi unuttuğum bir şey var. Ama çok korkuyorum…
  • Ne söyleyeceksin? Korkma, söyle.
  • Teyzem öldüğü gün, ben herkesten uzağa gitmişken, karşımda bir ışık belirdi. Onunla konuştum. Bir anlaşma yaptık… Gözyaşlarım ve hayal dünyam karşılığında Teyzemi geri getirecek şeyi, sanırım güç vereceğine dair bir anlaşmaydı. Eli siyahtı, 4 parmaklı,ve eli yanıyordu mavi bir ateşle. Çok korkunç… Sonra bir rüya gördüm.

Rüyayı anlatır.

  • Sonra da aynı anahtarı İzmir’de birdenbire buldum ve elime alır almaz “Kalp Anahtarı!” diye bağırdım istemsizce.
  • Demek rüyanda gördüğün anahtarı buldun… Bu çok garip, hepsi çok garip. Ben bir şeyler duymuştum, sen şeytanla anlaşma yapmış olabilir misin?
  • Şeytanın benle işi ne?
  • Hem Allah bizi göndermiştir diyorsun, hem Şeytan ne alaka diyorsun! Ya Teyzen o şeytanı çağırdıysa ve Şeytan’ın planı size kötülük etmekse? Veya bize?
  • Neden güç versin ki o zaman?
  • Belki de sadece gücünü keşfetmeni sağlamıştır, olamaz mı? Bu gücü de kendi lehine kullanacaktır.

Zil çalar.

  • Haydi, gel sınıfa gidelim Erdoğan.
  • Tamamdır.

Yarın Can, Nehir’in evine gitmek için Fatma’dan ricada bulunur ve Nuriye, Fatma ve Can Nehir’lere giderler.

  • Nehir, sana bir şey sormam lazım.
  • Sorabilirsin.
  • Hiç böyle özel bir şeyler varmış gibi hissettin mi?
  • Ne manada?
  • Sanki seni diğerlerinden farklı kılan bir şeyler varmış gibi.
  • Yani bilmiyorum…
  • Sence sende süper güçler var mıdır?
  • Bilmiyorum… Galiba bende bir şeyler var, ben hissediyorum.
  • O zaman sana anlatmam gereken bir şeyler var…

Can, anlaşma ve rüyaları Nehir’e anlatır.

  • En son da bunu gördüm. N ile adı başlayan bir tek sen varsın tanıdığım.
  • Bu çok korkunç…
  • Evet, ben de korkuyorum. Ama sanırsam bizde güç var işte.
  • Madem ona karşı bir güçtür, neden o bu gücü bulmanı sağlasın ki?
  • Bilmiyorum…
  • Zeynep ile durumlar nasıl?
  • O da ilk başta kabul etmedi ama daha sonra olayı derinlemesine öğrenmeye ve çözümlemeye çalıştı.
  • Sen ne renksin demiştin?
  • Ben yeşilim, o sarı, sen mavi.
  • Mavi… deniz gibi mi? Öyle bir şeyse çok mutlu olurum!
  • Ne olduğunu bilmiyorum. Tek bildiğim şey kırmızı gücün nesneleri hareket ettirdiği.
Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.