-
Odamda oturmuş düşünüyordum, genelce çoğu şeyi. Ben düşüncelere dalmış otururken zil sesi geldi, ardındanda kapının açılış sesi. Kapının açılmasıyla bir süre ses gelmemiş sonra kapının kapanma sesiyle eş değer zamanla annem " Jungkook yemek geldi!" diye seslenmişti. Annemin yemeklerin geldiğini söylemesiyle acıktığımı fark ettim ve midem guruldadı.
Yatağımda yavaşça doğruldum, kulaklığımı çıkarıp komidinin üstüne bıraktım. Ayağa kalkıp odadan çıkmak için harekete geçtim. Merdivenlerden dikkatlice inerek annemin mutfakta olacağını düşündüm ve mutfağa yöneldim.
Tahmin ettiğim gibi annem tezgaha yemekleri koymuş paketlerinden çıkarıyordu. Annemle uzun süre sonra akşam yemeği yiyeceğim için çok mutluydum, genelde tek yerdim. Babam benimle yemek yemezdi.
Kapıda durmayı bırakıp annemin yanına, tezgahın önünde gittim. Annem kendi ikimizin yemeğinide paketlerinden arındırıp tabaklamıştı. Benim yemeğiminde paketlerini ayırmış olması, benim için ilgi göstergesiydi. Hemde sevinçten uçabileceğim kadar.
Anneme sevgiyle bakmıştım ama tabii ki de ondan karşılık alamamıştım, Alamazdım da. Annem kendi tabağını alıp masaya koymuş ve yemek için oturmuştu. Bende tabağımı almış tam onun karşısına oturacakken bana " Git odanda ye, şu an seni görmek istemiyorum." dedi. Gerçekten çok kırılmıştım, onunla yemek yiyebilecek olmanın mutluluğunu yaşıyordum ama o hiç oralı değildi. Tabağımı tam masaya koymak üzeyken donmuş pozisyonumu bozup mutfaktan çıkmak için harekete geçmiştim.
Odama geldiğimde arkamdan kapımı kapadım ve çalışma masama tabağımı koydum, sandalyemi çekip oturdum. Yıkılmış bir vaziyette annemin sipariş ettiği hamburgere bakıyordum, tüm iştahım gitmişti resmen. Yemezsem ve annem bunu görürse diye düşünüp yavaş, isteksiz bir biçimde hamburgeri elime aldım.
Gözlerim dolmuştu, tek yemek yemeği sevmiyordum ama buna mahkumdum. En azından artık öyle düşünüyordum. Zoraki şekilde bir ısırık almak adına hamburgere yaklaştım. Tam ısırırken gözümden bir damla yaş düştü. Aşırı yavaş bir şekilde çiğnedim, yemeği istemiyordum artık. Açtım ama midemide bulandırıyordu. Zor geliyordu, sanki boğazımdan geçmiyordu. Yutkunduğumda mideme giden yemekle bulantılarım artmıştı.
Bir ısırık daha alıp bıraktım, daha yiyemezdim. Kötü oluyordum. Ben hamburgere, hamburger bana bakıyordu resmen. Göz yaşlarım ara ara düşüyor ama kendimde onu umursayacak güç bulamıyordum. Oda sanki bir anda karanlıklaşmıştı. Telefonumun ani yanan ışığı ise bu karanlıkta ki dışarı çıkış noktası gibiydi. Neden ışığın yandığını merak edip telefonu elime aldım. Alır almaz ekranda olan Taehyung yazısıyla sırıttım ve telefonumu açıp sohbete girdim.
-
Taehyung
Ne zaman müsait olursun?
Benim birkaç işim vardı ama şimdi bitti
Sen istediğin zaman çıkabiliriz.
Jungkook
Sanada uygunsa şimdi çıkabilir miyiz?
|evde daha fazla durmak istemiyorum hava almak iyi gelir belki
Taehyung
Tamam benim için sorun yok
İstersen senin evinin önüne geleyim
Beraber ne yapacağımıza o zaman karar veririz
Jungkook
Olur konum atayım mı?
Taehyung
Olur at
Biliyorum ama seni bununla düşündürmek istemiyorum|
Jungkook
Konum📍
Taehyung
Hazırlanıp çıkıyorum
Sana yazınca inersin kapıya
Jungkook
Tamam
-
*10 dakika sonra *
Taehyung
Beş dakika sonra gelmiş olurum
İstersen yavaştan in sen
Jungkook
Tamamdır
-
Taehyungla ilk defa dışarı çıkacaktık, nedense heyecanlanmıştım. Üstelik biraz fazla hazırlanmıştım, yani istemeden biraz özenmiştim kıyafetlerime falan. Üstümde koyu kahverengi ayıcık desenli bol bir sweatshirt, altımda krem rengi bol bir eşofman vardı. Özenmekten kastım aslında gündelik kıyafetlerdi fakat, belki parfüm benzeri ürünler sıkmış bir de kıyafetlerimi ütülemiş olabilirdim. Neden yaptığımı bende bilmiyordum ama yapmıştım işte. Üstüme süveter giymekten zaten son anda vazgeçmiştim. Çok abartı gibi olur demiştim kendi kendime.
Taehyung'un gelmesine çok az kalmış olmalıydı, aynada kendime bakıp saçlarımı düzelttim ve tam hazırdım artık. Telefonumu cebime atıp odamdan çıktım. Annemin salonda olduğunu tahmin ederek merdivenlerden iner inmez salona girmiştim.
Annem televizyon izliyordu. Dikkatini çok dağıtmamak adına sessiz ama duyulabilir bir şekilde " Şey ben çıkıyorum, geçe kalmam" dedim. Annemin bakışları hafifçe bana kaymış göz gezdirdikten sonra gözleri tekrardan televizyona geri dönmüştü. Televizyona bakarak konuşup " Tamam, para lazım mı?" dedi. Sorusuyla aklıma gelen konuya cevap olarak "olabilir" dedim. Şu an sinirli değildi bu yüzden istemekten zarar gelmez diye düşünmüştüm. Annem hâla televizyona bakarak "çantam askılıkta al ordan" demişti. Söylediği şeyle salondan çıkıp kapının yanındaki askılıktan cüzdanını almıştım. Cüzdanı açıp içinden belli bir düzeyde para aldım ama fazla almadım çok harcamazdım zaten.
Sonra ise Taehyung'un geldiğini düşünerek hemen ayakkabılarımı giyip evden çıktım. Evin bahçesinden çıktığımda Taehyung'u ağaca yaslanmış beklerken buldum. Çok güzel giyinmişti, onu ilk defa böyle kıyafetlerle görüyordum. Üstünde siyah bir kaban, altında kumaş siyah bir pantolon içinde ise gri önü fermuarlı bir sweatshirt vardı. Beklemiş olmalı diye düşünerek "Çok beklettim mi?" dedim. Konuşmamla Taehyung geldiğimi görüp yaslandığı ağaçtan sırtını ayırmış, bana doğru yaklaşmış "Hayır yeni geldim bende" demişti. Gözlerimizi buluşturarak "Bekletmediğime sevindim" dedim. Bir anlık sanki donup kalmış şekilde bana baktı. Ardından donukluğunu kafasını hafifçe sallayıp geçirmiş "Ne yapmak istersin?" demişti. Normalde arkadaşlar buluşunca ne yapar bilmiyordum bu yüzden "bilmem ki" dedim. Taehyung ise hızlıca " Kahve içmeyi sever misin?" demişti. Pek içmezdim ama yinede severdim bu yüzden "Severim" dedim. Taehyung sırıtıp "Tamam o zaman ilk kahve içeye gidelim" dedi.
Kafamla onu onaylamıştım ve Taehyung yürümeye başladı, bende arkasından baktım. Yürümeyi unutmuştum sanki. Taehyung gelmediğimi fark edince arkasına bakıp yanıma geri gelmişti. Ardından omularımdan beni ileri ittirerek yürütmeye başladı. "Uyuşukluk yapma hadi gidiyoruz" diyip güldü. Dediği şeye karşılık bende gülmüştüm ve zorluk çıkarmamak adına yürümeye başladım.
-
Oturduğumuz kafe çok güzeldi, tatlıydıda. Taehyung ikimizinde içiceklerini almış şekilde masaya geliyordu. Ona sırıtıp oturmasını bekledim. Karşıma oturunca benim kahvemi uzatmıştı buna karşılık "Teşekkürler" dedim. Taehyung'da gülüp "Ne demek" demişti. Tam konuşmak için ağzını açmıştıki telefonuna bir bildirim geldi. Elini telefonuna uzatıp ekranına bakmış ardında arkasına tekrar yaslanmış bana odaklanmıştı ki ard arda gelen bildirimleri durmadı. Önemli olabilir diye düşünerek "bence bir bak" demiştim. Taehyung ise beni onaylayıp telefonunu eline aldı.
-
Sakatlara Destek🐺
Hoseok
Lan bak yazcam yazcam annem iş kitledi durdu yazamadım
ULAN TAEHYUNG
Bize anlattığın çocuk bu muydu
Piç bide aynı sınıfa falan düşmüşsünüz hiç söylemiyorsun
Yoongi
Onu bunu bilmem ama Taehyung fena yanmış
Taehyungu kaybettik arkadaşlar
Hoseok
Valla he
Çocuğa hırkasını bile verdi normalde biri değdiğinde elli kez yıkar
Anlamadık sankiii
Namjoon
Cidden onu görünce bende ufak çaplı bir şok geçirdim
Jin
Arkadaşlar siz ona mı takıldınız gerçekten
ÇOCUK TAEHYUNG A SARILDI
ÜSTELİK TAEHYUNG SARILMASINI İSTEDİ
BİZ YAPSAK EBEMİZİN AMINI TERSTEN GÖRÜRÜZ
Hoseok
LAN HARBİ ŞİMDİ AKLIMA GELDİ
ÖDMFÖDMDLRMDLFMDÖFMS
AMA ÇOK KOMİK BİR SAHNEYDİ PATLADIM
Yoongi
Hepimiz gülelim derken yere yapıştık zaten
Sonrada ne hesabını sordu hatırlatıyım.
Namjoon
Hatırlamasakta olur
Hoseok
Bencede
AY BEN HALA ATLATAMİYORUM ŞOKU
Taehyung
Bi bitmediniz amk
İşim var çok yazmayın
Hoseok
Ne gibi bir işin var tam olarak acep
BİZE BİR AÇIKLAMA BORÇLU DEĞİL MİSİN SENCEDE
Taehyung
Değilim
Ve şu an Jungkookla kahve içiyoruz
Ortamı bozmazsanız iyi olur
Yani en azından bir süre yazmayın bir şey
Hoseok
NE
İKİNCİ Bİ ŞOK GELİYO Bİ SANİYE
Sen kahve bile sevmiyorsun amk yeme bizi
Taehyung
Jungkook seviyor
Herkes tarafından görüldü
-
