-
Taehyung'la kafede güzel vakit geçirip bolca sohbet etmiştik. Ardından kafeden sıkılmamızla Taehyung parka gitmeyi teklif etmişti. Bende seve seve kabul etmiştim.
Parka ulaştığımızda eve yakın olduğunu fark ettim. Normalde hiç dışarı çıkmadığım için parkı bilmiyordum.
Taehyung önümden yürüyor, ben ise onu takip ediyordum. Hava hafif kararmıştı, etraf sessiz ve boştu. Çocukların hepsi bu saatlerde eve gidiyor olmalıydı. Taehyung'u takip ederken salıncaklara doğru gittiğini fark ettim, Salıncakları çok severdim. Daha önce kimseyle parka gelmemiştim. Yani küçükken Bogumla en fazla iki kere getirilmişimdir, ondada Bogum beni zorbalamıştı tüm gün.
Taehyung salıncaklardan birinin yanında durup tuttu. Bana doğru dönüp "Hadi bin" dedi. Donmuş şekilde ona bakarken gözlerimin içinin parladığına yemin edebilirdim. Taehyung'u daha fazla bekletmeden salıncağa bindim. Benim binmemle beraber Taehyung, salıncağın arkasına geçmiş hafif hafif sallamaya başlamıştı. Birinin beni sallamasının hissinin, kendi kendime sallanmaktan daha güzel olduğunu o an fark ettim.
Taehyung salıncağı biraz daha hızlı sallamaya başladı. Eğlenmem sebebiyle yüzüm güldü, kıkırdadım. Taehyung duymuş olacak ki o da kıkırdadı.
Kendimi küçük çocuk gibi hissettim birden, bu his çok güzeldi ama korkutucuydu da. Taehyung'a karşı içimde öyle bir sığınma hissi hissettimki ürktüm. Ona bugün olanları anlatıp dertleşmek bana iyi gelir miydiki? Taehyung'a omzumun üstünden hafifçe bakmaya çalıştım. Gülüyor mu merak ediyordum, gülüyorsa da görmek istiyordum çünkü çok güzel gülüyordu.
Taehyung beni bir süre daha salladıktan sonra yanımdaki salıncağa oturdu. Vücudu ve yüzü bana dönük bir biçimde sohbet etmek amaçlı
"Bogumla ilişkini annen biliyor mu?" sormuştu. Gelen soruyla Taehyung'a dönüp "Hiç yanına gidip anlatmadım fakat illaki görüyordur." diye sorusunu yanıtladım. Taehyung anladığını belirtmek amaçlı kafasını sallamış sonrasında yeni bir soru olarak "Peki neden bir şey yapmıyor?" dedi. Yüzümde mutluluktan olmayan bir gülümsemeyle "Annem beni pek umursamaz, belki Bogumun bana bu şekilde davranması hoşuna bile gidiyordur.." dedim.
Taehyung bir süre sessiz kalıp beni izledi. Ne diyeceğimi bilemiyordum, ailem hakkında diyecek sözüm veya güzel bir anım yoktu. Aklıma dolan tek anı; annemler iş görüşmesinde ortaklık adına konuşurken ortaklarına iyi gözükmek için saçımı okşamıştı, ama içten bile değildi. Oluşan kısa sessizliği yine Taehyung bozmuş "Annenle aran hep kötü müydü?" demişti.
Kötü demek az kalır demeyi çok isterdim ama söyleyemedim ve "Evet" dedim kırgın bir ses tonuyla. Annemle aramın iyi olmasını hep çok istemiştim, küçükten beri.
Taehyung aldığı yanıtlarla morali düşmüştü. Benim yüzümden oldu diye düşünerek korktum, moralini kendi sorunlarımla bozmak istemiyordum. "Üzgünüm, böyle sorunlarımdan bahsederek moralini bozdum." diye pişman şekilde konuştum. Taehyung'un bakışları gözlerimde gezinirken "Soruları zaten ben sordum, üzülmene gerek yok. Ayrıca moralim bozulmadı, sadece senin için yapabilceğim bir şey var mı diye düşünüyordum." demişti.
Benim için yapabileceği bir şey var mı ben bile bilmiyordum ama kendisi buna kafa yoruyordu. Ben artık bırakmıştım düşünüp kafa yormayı, umutlarım tükenmişti. Taehyung'a ne diyeceğimi bilemiyordum yanlış bir şey demeyi hiç istemezdim.
Ne diyeceğimi bilemeyerek "Ben artık düşünmeyi bıraktım, benim için uğraşmana gerek yok boşuna kendini yorma." dedim. Taehyung hışımla ayağa kalkıp önümde durmuş, kafamı yanaklarımdan tutup sabitlemişti. Hızlı ve panikle konuşarak "Sakın vazgeçme, çözümler bazen geç gelebilir olaylar çıkılamayacak kadar zor görünebilir ama sen sakın bırakma bunu yapma kendine. Tükenmişlik hissinden kaç tamam mı?" dedi. Bir anda gerçekleşen hareketlilikle duraksama yaşadım, durduğumuz şekil ne olduğunu anlamamı zorlaştırmıştı. Az önce dediği şeylerin kelimeleri, bir bir zihnimde yankı yapıyordu.
Taehyung hiç bir şey demediğim için tekrardan "Tamam mı?" sorusunu bana yöneltmişti. Anlık şokla hâla konuşamayarak kafamı onaylar biçimde sallamıştım. Taehyung yine sesimin çıkmamasına karşılık "Sesli söyle" demişti. Daha fazla bekletmemek adına "Tamam" dedim.
Aldığı yanıtla derin bir nefes alıp ellerini yanaklarımdan çekmişti, yanaklarım alev içindeydi. Hâla önümde dururken "Yüzün niye kızardı?" diyip elini alnıma koydu. "Sıcacık olmuşsun üşüttün mü yoksa?" dedi ve elini alnımdan çekti. Kafamı kaldırıp gözlerimizi buluşturdum. Taehyung salıncaktan dolayı oluşan boy farkımızı eğilip kapamış, gözlerime bakmaya devam etmişti. Önümde eğilmiş bir şekilde dururken sanki sıcaklığım artıyordu.
Neden bilmiyordum ama Taehyung'un bana olan temasları yüzünden sıcaklığım kat ve kat artıyordu. Yüzüm büyük ihtimalle daha fazla kızarmıştı. Taehyung bunu fark edip "Acaba ben mi yanlış hissettim" dedi. Ardından bana biraz daha yaklaştı. Dudaklarını alnıma değirdiğinde kalbim yerinden çıkacak gibi atmaya başladı. Öyle hızlı atıyordu ki hissedebiliyordum.
Yavaşça dudaklarını alnımdan ayırıp önümde yine durmuş "Yoo, gerçekten sıcaksın" demişti. Kalp atışımdan nefes alamıyor, üstüne birde konuşamıyordum. Elimin tersini ağzımın üstüne kapatıp yüzümü gizlemek amaçlı kafamı yana doğru çevirdim.
Taehyung bu hamlemle iyice meraklanıp
"İyi misin?" diye sordu. Ne cevap vermeliydim, bana yaklaştığın için oldu desem garip kaçardı. Bir cevap vermem gerekiyordu bu yüzden "Evet" diyip düşünmek için süremi uzattım. Taehyung ise "Üşüyor musun?" dedi. Kafamı iki yana sallayıp "Hayır" dedim, ardından kısık bir sesle "Hatta yanıyordum" dedim. Taehyung duymadığı için "Bir şey mi dedin?" dedi. Daha fazla bu durumu uzatmamak adına "İyiyim sıkıntı yok, artık gidelim mi?" dedim.
Gerçekten geç olmuştu, büyük ihtimalle annem umursamazdı ama nolur nolmaz diyerekten ve bu zor durumdan kurtulmak için gitmek istedim. Taehyung kafasını sallamış, ayağa kalkmıştı. Onun kalkmasıyla bende ayaklanıp hızla yürümeye başladım. Utandığımdan hızlı adımlarla yürüyordum, bundan dolayıda Taehyung arkada kalmıştı. Arkamdan duyduğum sesle Taehyung olduğunu anladım, "Diğer taraftan" diyip kıkırdamıştı. Sonra ise dediği yöne doğru yürümeye başladım, arkamdan gür bir kahkaha atmıştı.
-
Eve yaklaşmıştık, gecenin karanlığını sokak lambaları aydınlatıyordu. Saat aşırı geç değildi fakat hava kararmıştı.
Taehyung'la yan yana yürüyorduk, yol boyu sohbet etmiştik. Çok eğlenceli bir zaman dilimi sonunda evi artık görüyordum. Gitmek istemiyordum ama başka seçeneğimde yoktu.
Evin bahçe kapısı önüne geldiğimizde Taehyung'a dönüp "Bugün için teşekkürler, sayende güzel vakit geçirdim." dedim gülerek. Taehyung da gülerek " Bir şey değil, bende senin sayende güzel vakit geçirdim. Teşekkürler." dedi.
Artık eve girme zamanı geldiğini anlayınca dudaklarımı büzüp "Görüşürüz.." dedim. Taehyung üzgün halime gülüp saçlarımı karıştırmış "Görüşürüz. Asma yüzünü, yine çıkarız" demişti. Ardından omuzlarımdan tutup arkamı döndürmüş kapıyla yüz yüze getirmişti. Hafifçe ileri doğru ittirip yürümemi sağlamıştı.
Kapıya doğru üzgün bir şekilde yürürken Taehyung arkamdan güldü ve arkasını dönüp gitmek için harekete geçti. Aniden aklıma dolan şeyle tekrar Taehyung'a döndüm, sırtını görüyordum daha uzaklaşmamıştı. Aklımdaki şeyi gerçekleştirmek için hızlı adımlarla ona doğru koşmaya başladım.
Taehyung koşan adım seslerimle bana doğru dönmüş " Sorun n-" diyemeden kollarının arasında ona sarılır şekilde duruyordum. Ani şekilde sarılmamla nefesi kesilmiş cümlesini tamamlayamamıştı, bunu kıkırdayarak kafamı göğsüne yasladım. Taehyung hâla sarılmamın şokunda olduğundan bir süre karşılık vermedi. Şoktan yavaş yavaş sıyrılmaya başladığında kıkırdayıp sarılmama karşılık verdi. Güler bir biçimde "Çok yaramazsın.." diyerek saçımı okşadı. Parmak uçları saçımın içinde minik minik masaj yapıyordu.
Artık gerçekten ayrılma zamanı geldiğini fark ettiğimde yine dudağımı büzdüm ve Taehyungdan ayrılıp kapıya doğru koştum. Hemen gitmezsem ayrılamayacağımı hissetmiştim. Taehyung arkamdan gülerken ona doğru dönmüş "Görüşürüz Taehyunng" diye adını uzatarak bağırmıştım. Buna karşılık Taehyung el sallamış benim duyacağım şekilde " Görüşürüz Jungkook" demişti.
Kapının tam önünde durdum, anahtarımı çıkarmak için cebime elimi attım ve arkama baktım Taehyung'a bakmak için. Anahtarı tam buldum ve kafamı kapıyı açmak için çevireceğim sırada Taehyung'un ağzı oynamıştı. Büyük ihtimalle bir şey demişti ama duymamıştım. O an çok umursamayarak kapıyı açtım ve içeri girdim.
"Çok güzelsin.."
-
