İçeriğe geç

real schizophrenic

Bölüm 4 · 2 dk okuma

real schizophrenic

Bölüm 4

Suzuki ile 2 ay daha seans yaptık bana artık güveniyordu çoğunlukla ailesi tarafından şiddet görmesinden ve ya hayali arkadaşı black'ten bahsettik. ama bir sorun vardı. bir gelişme yoktu. Benden bir şey saklıyor gibiydi. Hâlâ halisnasyonlar görüyordu hastalığı dahada ilerledi...

Bugün yine bir seans'ımız var

Önüme onun dosyasını çıkardım ve resimleri incelemeye başladım. Çoğu resimde arkadaşı black vardı ama son resimde... Bir kız vardı? Siyah saçlı yeşil perçemleri olan bir kızdı bu. Gözleri saçları gibi siyahtı. Çilleri vardı yani sanırım öyleydi çünkü Suzuki bu kızı kağıdın köşesine miniminicik çizmişti.

Belki de küçük Suzukim bir arkadaş edinmiştir?!

gerçek bir arkadaş?!

Heyecanla resimleri dosyama koydum ve suzuk'iyi beklemeye başladım

Kısa bir bekleyişten sonra kapı çaldı. Kapının açılması ile Suzuki'nin içeri dalması bir oldu bir çırpıda yanıma geldi ve bana sarıldı. Gözyaşları omzumu ıslatıyordu. Bir yandan kafasını okşayarak "Suzuki ne oldu?!" Dedim. Kafasını kaldırdı yeşil gözlerini benimkilere dikti ve

"a-acıyo..." Diye soludu. "Neresi acıyo?" Dedim sakince. Boynunu tuttu boynu morarmıştı ve kanıyan tırnak yaraları vardı. Zavallı Suzukim.. "sandalyeye otur küçüğüm sakin ol ve derin derin nefes al" sandalyeye oturdu çekmeceden sargı bezi ve bir şişe lithium çıkardım. lithium'u suzuki'nin boğazına sürdüm ve sargı bezi ile sardım. Suzuki hâlâ hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Sarıldım ve kafasını okşamaya başladım o da o küçük kollarını boynuma doladı. "Geçti küçüğüm sakinleş.." dedim dakikalar sonra sakinleşmişti sandalyeme oturdum "Suzuki bu... Nasıl oldu?.." dedim. Bi cevap vermedi sadece boş boş yere bakmayı sürdürdü. "Suzuki?.." sessizlik sürdü bir süre sonra aniden "a-ağladığımı.. babama s-söylemezsiniz.. değil mi?.." dedi titrek bir sesle. "Tabiki söylemem ama neden?.." yine aynı sessizlik oldu Suzuki bu sefer yavaş yavaş "ç-çünkü o zaman... Babam beni..ö-öldürür.. ve ben babamın ellerinde ölmek istemiyorum..." Dedi ve sustu.

Bunu beklemiyordum

Aradan 10 dakika geçmişti bu süre bana asırlar gibi geldi boğazımı temizlledim ve "Suzuki bu yara nasıl oldu anlatabilir misin?" Dedim kafasını salladı ve soluk gibi bir sesle "bi kız markette beni boğmaya çalıştı.." dedi derin bir nefes aldım ve "Suzuki sen okulda zorbalık mı görüyorsun?.." dedim kafasını salladı "bundan neden bana bahsetmedin?.." sessizlik oldu cevap vermiceğini anlayınca "peki o zaman seans'a geçelim?" Ben söylemeden dörde katlanmış bir kağıt çıkarıp uzattı. Kağıdı alıp açtıp hiç beklemediğim bir şey vardı.

Bı fotoğraf

Fotoğrafta suzuki'nin o kağıda çizdiği kız vardı. Kızı tanıyordum kız sinir hastasıydı ve bana seanslara geliyordu "oo Suzuki kim bu güzel?" Dedim sanki onu tanımıyormuşum gibi. Suzuki fotoğrafı elimden 2 saniye içerisine aldı. Pardon yanlış tanım kağıdı elimden bildiğiniz yedi. Fotoğraf'a bir süre sessizce Baktıktan sonra "o benim güzelim.." dedi sevincimi tutamayıp "ayyyyy benim güççük Suzukim aşık mı olmuşş?!!" Dedim Suzuki ne söylediğini anlayınca kıpkırmızı oldu ve fotoğrafı iç cebine koydu

Ve seansa başladık

Seans bittiğinde yağmur yağıyordu Suzuki eşyalarını topladı "görüşürüz bayan edalyn!" Dedi ve gitti bende 1 fincan kahve almak üzere hastanenin mutfağına indim

Bu suzukinin aşık olduğu kız. ismi flame.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.