Odamda sandalyeye oturmuş, yağan yağmur altında kitap okuyordum kendimi kitaba öyle kaptırmıştım ki birisi kapıyı çalınca sıçrayarak yere düştüm hemde sandalye ile birlikte! Kopan gürültü ile içeri birisinin girmesi bir oldu suzuki'nin endişeli sesi kulaklarıma dolduğunda yüzümde bir gülümseme belirdi "iyi misiniz bayan edalyn?"yanıma geldi ve beni ayağa kaldırdı "iyiyim tatlım teşekkürler" dedim "kendime kitaba öyle kaptırmışım ki sen kapıyı çalınca korkudan yere düştüm "dedim ve kıkırdadım "hadi seansa başlayalım gecikmeden" dedim ve yerdeki sandalyeyi kaldırdım oturdum O da önüme oturdu onun hakkında aldığım notları önüme koydum 2. Seans diye yazdım ve bugünün tarihini attım sonra suzukiye'ye döndüm yeşil gözleri tamamen bana odaklanmıştı "Suzuki senden istediğim resmi çizdin mi" cebinden bir kağıt çıkardı ve bana uzattı "çizmez olur muyum" dedi tatlı sesiyle kağıdı alıp açtım Suzuki ve bir canavar vardı "hayal gücüne hayran kaldım doğrusu dedim suzuki'nin gözlerindeki Neşe söndü yerini nefret aldı ve soğuk bir sesle "bu benim hayırlı ürünüm değil" dedi yutkundum muhtemelen şizofrendi işim zor olacak gibi "peki" dedim
Ve seansa başladık
yüzünün sağ tarafını saçlarıyla örttüğünü fark etmem uzun sürdü daha dikkatli bakınca yüzünden kırmızı bir şey damladığını fark ettim "Suzuki senin alnın mı kanıyor?!" dedim endişeli bir sesle bakışlarını yere dikti "ne alakası var ya" dedi sinirle "Suzuki..." kalktım yanına gittim yere dizilerin önüne çöktüm "bana her şeyi anlatabilirsin bu odada konuştuğunuz şeyleri kimseye anlatmayacağım aramızda sır olarak kalacak sonsuza kadar.." suzuki'nin görünen gözünde yaşlar birikmişti hızlıca sildi o gözlerini silince ben de yüzünü kapattığı saçları kenara çektim alnından kanlar akıyordu derin bir kanamaydı "b-bu nasıl oldu" dedim afallamış bir şekilde Suzuki çekingen bir tavırla "okuldakiler yaptı.." dedi tek nefeste "peki bunu benden neden sakladın" dedim bir şey demedi "hadi gel bir doktora görünmen gerek.." dedim "gerek yok!" dedi "nasıl gerek yok kanıyor basmaya!" dedim ve "derin bir kanama sana zarar gelmesini istemiyorum" diye ekledim kıkırdadı neden güldüğünü anlamıyordum bu komik bir şey değildi "gerçekten umurunda mıyım?!" dedi bir gülmesi bitince sonra yüzündeki mutluluk silindi "beni kendi ailem bile sevmez" dedi düz bir şekilde "umursamaz..." diye ekledi sessizlik oldu "tabii ki umrumdasın canım!" dedim "değilim işte!!" diye haykırdı "kimsenin değilim hiç kimsenin!! Canavarlar kimsenin umurunda olmaz!.. ölmek istiyorum!! Gitmek istiyorum!! Kimsenin olmadığı bir yere! Çünkü insanlar kötüdür! İnsanlar zarar verir! İnsanlar üzer!" gözlerinde biriken yaşları bir çırpıda sildi "Suzuki.." küçük ellerini avcumun içine aldım " sen benim umurumdasın sen benim her zaman tam buramda olucaksın miniciğim" kavradığım elini kalbime götürdüm avucunu kalbime bastırdım sessizlik oldu "gerçekten mi?.." dedi kafamı salladım " size güvenebilir miyim bayan edalyn?..." Yeşil gözlerini bana dikmişti "evet canım bana her zaman güvenebilirsin.. hadi gidip bı doktora görün yanında gelicem" birlikte alt kata bay frank'in odasına doğru yol aldık