Bir süre sessizlik oldu bende suzuk'iyi inceledim. bir albino idi beyaz düz saçlar, beyaz kirpikler, çok açık renk bir ten bu beyazlığı bozan tek şey yemyeşil gözleri idi. Bu mükemmel gözlerini kıstığı zamansa tıpkı bir yılana benziyordu, beyaz bir yılana. Sessizlik sürdü onun bana birşeyler anlatmıcağını anlayınca söze girmeye karar verdim. " Eveet...Suzuki Vitara seninle ilk seansımıza başladık. Sana birkaç soru sormak istiyorum.. öncelikle bana aile ilişkinden bahseder misin?" Dedim. Konuşmamla irkilmiş, kıstığı yeşil gözlerini bana dikmişti. Derin bir nefes aldı ve çekingen bir tavırla
"a-aile?.." dedi ve sustu. Yine sessizlik. Bir süre sonra hiç beklemediğim bir anda " e-eskiden bir aileydik.." sesi buz gibi soğuktu "tâki annem araba kazasında ö-ölene
kadar..." Diye ekledi. Kesik kesik konuşuyordu. Sanki bu olanlar daha yeni olmuş ta sindirememiş gibi derin bir nefes daha aldı " babam... Annemin ölümünü kaldıramadı... Kendini @lkole vurdu... Annem öldüğünden beri bı ailemiz yok... Bunu babam da söylemişti...hastane koridorunda bekliyorduk..doktor annemin.. b-başatamadığını söyledi..babam dizlerinin üzerine düştü, ağlamaya başladı. Onu tesselli etmek için sarıldım "tamam baba hepsi geçecek..." Dedim...ama bu hayatımda yaptığım en büyük hata idi... Aniden ayağa kalktı ve 'hepsi senin suçun aptal velet! Defol git sen artık...benim çocuğum değilsin..." dedi.." Dolan gözlerini sildi... Ah.. zavallı Suzuki "peki hâlâ evinde mi yaşıyorsun Suzuki?.." dedim kafasını yukarı aşağı salladı " maalesef ki.. babam beni teyzeme vermeyi reddediyor.." dedi bir süre sessizlik oldu gene sonra" peki bir arkadaşın varmı?.." yeşil gözleri ışıldadı sesinde bir sevinçle " evet bir arkadaşım var! Adı black!" Dedi yüzünde gülümseme ile. "Black?" Diye tekrarlayarak sordum bu neredeyse hiç kullanılmayan çok eski bir isim idi kafasını salladı. Önüne kağıt ve kalem koydum anlamaz bir şekilde baktı "arkadaşın black'i çizer misin tatlım?" Dedim. Kafasını salladı ve çizmeye koyuldu. O çizerken ellerinde birsürü yara olduğunu fark ettim. Feci görünüyorlardı. "Suzuki baban seni dövüyor mu?.." dedim sakince kafasını yukarı aşağı salladı. Derin bir nefes alarak " peki elindeki uaraları da o mu yaptı?.." yüzündeki gülümseme silindi ve kafasını sağa sola salladı "nasıl oldu peki?.." dedim ama buna bir cevap alamadım birkaç dakika sonra resmi uzattı ve " bak bitti" dedi resmi aldım bir canavar çizmişti simsiyah bir cilt kırmızı gözler. Bu suzukinin şizofren olduğuna emin olmama sağladı tatlı bir sesle "hmm o iyi birisine benziyor" dedim kafasını salladı "o çok iyi biri"
dedi yeşil gözleri yine ışıldıyordu
canavar hakkında biraz daha konuştuk annesi öldükten 1 hafta sonra ortaya çıkmıştı bana onunla oynadıkları oyunlardan vs. bahsetti seyans bittiğinde teyzesi onu almak için geldi "Suzuki bana bir sonraki seyans için bir resim çizer misin?" Dedim "peki bayan edalyn?... Görüşürüz!" Dedi ve teyzesi ile çıktılar ilk seyans için bence gayet iyi idi.
Suzuki ve black
