Bugün pazardı. Evde boş boş oturuyordum. İkizim Ellis aradığında film izliyordum. Telefonu açtım ellisin o hayat dolu sesi "güünaaydıın edalyn!! Bugün mantar toplamak için teriakan bahagia ormanına gidiyoruz!!" Diye bağırdı. Yanlış tanım böğürdü "ne?.." dedim uykulu bir sesle "bana daha yeni uyandığını söyleme eda!! Saat 9!" Diye böğürdü "agh Ellis ne mantarından bahsediyorsun?.. bi s#ktir git @mk" dedim ve yüzüne kapattım kanepeye getirdiğim yordana dahada sarıldım burda rahat rahat yatmak varken kim gidip mantar toplucak? Dakikalar sonra kapı tekmelenerek açıldı. Evet ciddi ciddi kapıyı tekmeleyerek açtı ve içeri daldı. Bu ellis'ten başkası değildi "sana kalkmanı söylemiştim eda'cık!!" Dedi ve battaniyenin bir ucundan tutup kaldırdı bende tabii battaniye açılınca yere yapıştım "nedeğğğn?!" Dedim "hadi hadi" dedi kalkıp odama gittim ve giyindim "offfff Ellis!" Dedim. "sızlanma eda! Taptaze mantar toplucak işte!' dedi ve evden çıktık
Ormanda saat 12
2 buçuk saattir mantar topluyoruz hava ılık ve mükemmel tek sorun uykum var ve artık yemek yemek istiyorum
"Açımmmm!!" Diye bağırdım ve olduğum yere çömdüm sonra tam önümde 2 avuç büyüklüğünde bir mantar gördüm beyaz renkliydi. Demek ki zehirli değil mantarı kopardım tam ısırcağım sırada Ellis mantarı elimden çekerek aldı "ama açımmmm!!" Dedim Ellis sınırlı bir sesle "zehirli mantarlar insan doyurmaz eda" dedi ve az uzaktaki mantar çuvalını sırtına aldı "hadi annemizin evi bu ormanda biliyorsun oraya gidip bunları mangalda pişirek" ayağa fırlayıp "yeeeeeeeyyy!!" Diye bağırdım
Birkaç dakika yürüdükten sonra ellis omzumdan tuttu ve beni geri çekti "ne oluyor yahu" dedim "sessiz ol"dedi "etraf kan kokuyor muhtemelen yakınlarda bir sürü kurt var ama bir insan da olabilir bilmiyorum" tam Ellis konuşmasını bitirince bir ses duyuldu "y-yardım edin.." ses acınasıydı bir kız sesiydi ve yardıma ihtiyacı olduğu çok belliydi Ellis önden ben de peşinden sesin geldiği yöne doğru gittik.
Ve yerde kanlar içinde yatan suzuki'yi bulduk..
