İçeriğe geç

Radyoaktif Yaşlanma

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Radyoaktif Yaşlanma

Bölüm 2

Hastane Yolunda

Eşim Ayşe, endişeli bir şekilde üzerime eğildi. “Ali, seni tekrar hastaneye götürmemiz gerekiyor. Bu durum böyle devam edemez,” dedi kararlı bir sesle.

“Tamam Ayşe, senin için gidelim,” dedim. İçten içe endişeliydim ama ona belli etmek istemedim.

“Ama bu sefer ben de seninle geleceğim,” dedi Ayşe, gözlerinde kararlılık ve endişe karışımı bir bakışla.

“Tabii ki, senin yanımda olman beni rahatlatır,” diye cevap verdim ve hazırlanmaya başladık.

Eve çıkarken Ayşe bana dönüp, “Ali, her şey yoluna girecek. Birlikte aşamayacağımız hiçbir şey yok,” dedi.

“Evet, Ayşe. Birlikte her şeyin üstesinden geliriz,” dedim.

Arabaya binerken, içimden geçenleri düşündüm. Ayşe’nin yanında olması beni rahatlatmıştı ama aynı zamanda, ona yük olma korkusu da vardı. Yola çıktık, hastaneye doğru ilerlerken Ayşe’nin elini tuttum. O an, hayatımızın ne kadar değişeceğini bilmeden birbirimize destek olmaya çalışıyorduk.

“Ali, seninle gurur duyuyorum,” dedi Ayşe.

“Ben de seninle, Ayşe. Sen olmasan ne yapardım bilmiyorum,” dedim.

Tam o sırada, ani bir fren sesiyle irkildik. Bir araç önümüze aniden çıktı ve kaza yapmaktan son anda kurtulduk. Arabayı kenara çektim ve derin bir nefes aldım.

“İyi misin?” diye sordum Ayşe’ye.

“Evet, iyiyim. Sen nasılsın?” dedi.

“İyiyim. Sadece biraz korktum,” dedim. Kısa bir süre durup sakinleşmeye çalıştık. Ardından yeniden yola koyulduk.

Hastaneye vardığımızda doktor bizi bekliyordu. Odaya girdiğimizde, doktorun yüzündeki ciddiyet beni ürküttü.

“Ali Bey, yapılan testler sonucunda hücrelerinizin normalden çok daha hızlı yaşlandığını tespit ettik,” dedi doktor.

“Ne demek istiyorsunuz?” diye sordum, endişemi gizlemeye çalışarak.

“Ali Bey, 25 yaşında olmanıza rağmen, hücreleriniz 80 yaşında bir insanın hücreleri gibi yaşlanıyor. Tahmini ömrünüz 40 yıl olabilir,” dedi doktor.

Bu sözler, dünyamın başıma yıkıldığını hissettirdi. “Yani, ömrümün yarısını mı kaybettim?” diye sordum.

“Maalesef, evet. Bu, maruz kaldığınız radyasyonun bir sonucu,” dedi doktor.

Ayşe, gözlerime bakarak, “Ali, ne oluyor? Neler söyledi doktor?” diye sordu.

“Hiçbir şey,” dedim, yalan söylemek istemediğim halde, gerçeği söylemekten korkarak.

“Ali, lütfen bana doğruyu söyle. Ben senin eşinim, benden bir şey saklama,” dedi Ayşe, gözlerinde hüzün ve kırgınlıkla.

“Ayşe, durum düşündüğümden daha garip ve enteresan çıktı,” dedim ama sözlerim yarıda kesildi.

O sırada, uzaktan annem ve babam göründü. “Ali!” diye seslendiler.

“Anne, baba! Siz niye geldiniz?” diye sordum şaşkınlıkla.

“Ben çağırdım,” dedi Ayşe, mahcup bir ifadeyle.

“Ali, ne olduğunu bilmemiz gerekiyordu,” dedi annem, gözlerinde endişe ve sevgiyle.

Babam, “Oğlum, her ne olursa olsun senin yanındayız,” dedi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.