İçeriğe geç

PSİKOPAT

Bölüm 3 · 2 dk okuma

PSİKOPAT

Bölüm 3

Seçim

Mert dosyayı elinden bırakmadı.

Işıklar söndüğünde bir an bile kıpırdamadı. Karanlıkta kalmış olmasına rağmen, asıl karanlığın oda değil, zihni olduğunu hissediyordu.

Telefonu yeniden titredi.

Bu kez mesaj yoktu.

Sadece tek bir fotoğraf gelmişti.

Fotoğrafta Mert’in kendi evi vardı. Çekim açısı, sanki karşı apartmandan alınmış gibiydi. Ama en rahatsız edici şey bu değildi.

Fotoğrafın köşesinde saat görünüyordu: 03.17

Aynı saat.

Her olayın olduğu an.

Mert hızla binadan çıktı. Nefesi hızlanmıştı ama korkudan çok öfke hissediyordu. Birisi onun hareketlerini izliyordu. Sadece işi değil… hayatını.

Ertesi gün, eski psikiyatri merkeziyle ilgili arşivlere ulaştı. Dosyaların çoğu silinmişti ama bir sayfa kalmıştı.

Üzerinde şu yazıyordu:

“Deney No: 07

Amaç: İnsan davranışlarında gözlemci etkisi

Sonuç: Gözlemci, deneğin gerçeği olur.”

Mert durdu.

“Gözlemci… gerçeği olur” ne demekti?

Tam o anda arkadan bir ses duydu.

“Anlamaya başladın.”

Mert hızla arkasını döndü ama kimse yoktu.

Ses tekrar geldi, daha yakın:

“Ben seni yaratmadım Mert… sadece seni seçtim.”

Mert’in kalbi sıkıştı. Bu ses dışarıdan gelmiyordu. Sanki odanın içinden değil… kafasının içinden geliyordu.

Masadaki dosya kendiliğinden açılmış gibi duruyordu.

Ve yeni bir sayfa eklenmişti.

Daha önce orada olmayan bir sayfa.

Üzerinde sadece tek bir cümle vardı:

“Bir sonraki adımda artık izleyen değil, izlenen olacaksın

GERÇEK YAKLAŞIR

Mert, bu işin artık klasik bir soruşturma olmadığını anlamıştı.

Bu bir takip değildi.

Bu bir yönlendirmeydi.

Eski psikiyatri merkezine geri döndü. Bu kez daha derine indi: bodrum katına.

Merdivenlerden indikçe hava değişiyordu. Soğuk değil… daha çok “boş” bir his vardı. Sanki duvarlar bile unutulmuştu.

Bodrumun sonunda tek bir oda vardı.

Kapısı açıktı.

İçeride sadece bir sandalye vardı.

Ve duvarda yazan tek kelime:

“OTUR.”

Mert durdu.

Bunu bir tuzak gibi görüyordu ama başka bir şey daha vardı… merak.

Bir anlık sessizlikten sonra içeri girdi.

Sandalye tam karşısına bakıyordu. Sanki biri her an oturacakmış gibi.

Mert yaklaşmadı.

Ama odanın içindeki ses tekrar konuştu:

“Şimdi beni anlamak için değil… kendini görmek için buradasın.”

Işık bir an titredi.

Ve Mert, sandalyede kendi gölgesini gördü.

Ama o gölge… onun hareketlerini takip etmiyordu.

Bir an gecikmeyle hareket ediyordu.

Sanki bağımsızdı.

Mert geri çekildi.

Ve o an şunu fark etti:

Bu dosyada bir katil yoktu.

Bir zihin vardı.

Ve o zihin… onunla birlikte düşünüyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.