Ertesi gün öğlen otelden çıktık. Şirkete doğru yola koyulduk. Ben tatilde iken ekibimiz yeni prototipler üzerine çalışmaya başlamıştı bile. Bunu ile alakalı uzun bir toplantımız olacaktı. Piyasaya sürülmek üzere olan çocuk oyuncakları ile alakalı kalite kontrol aşaması bitmek üzereydi. 6. kattaki ofisime gittiğimde bunlar ile alakalı birkaç kağıt masamda duruyordu. Asistanım Selin ben yokken neler olduğunu anlattı. Alt kattaki ekipmanlardan birkaçtanesinin kalibrasyonu aynı aynı bozulmuş o yüzden teknik ekibi çağırmışlar, yarın gün içinde uğrayacaklarmış.
“Kalite kontrol uzmanımızı da çağırın hepsi aynı anda bozulduysa labda bir problem olabilir.”
dediğimi not alıp anlatmaya devam etti.
“Saat 18.00 da yeni proje için girişimciler ile toplantımız olacak. 2. salonda.”
“Tamamdır başka bir şey var mı?”
“Şimdilik hayır. Bıraktığım kağıtları incelemeniz gerekecek.”
“Tamamdır toplantıdan önce sana teslim ederim. Çıkabilirsin”
Selin odadan çıkarken masamdaki sabit hatlı telefona uzandım. 008 i tuşladım ve telefonu açmalarını bekledim bir elimde kırmızı kalemim kağıtları kontrol ederken.
“Merhaba bir americano alıcam 6. kata”
Kafamı kaldırıp camdan manzaraya baktım. İşimi çok özlemiştim.
-
Akşam yemeği için Selin, Emirhan, bir de bize gelecek girişimcileri bulmakla görevli Bora Bey yemeğe çıkmıştık. Şirketin çok yakınlarda bir iskendercide siparişlerimiz vermiş bekliyorduk. Bora Bey gelecek girişimcileri anlatmaya başladı bana. Selin arada onun sözünü kesiyor ve benim önem verebileceğim yerleri daha detaylı açıklıyordu. Emirhan hiçbir şey demeden dinliyordu. Yemeklerimiz gelince konuşmaya biraz ara verip karnımızı doyurduk yaklaşık on dakika sonra konuşmayı başlatan Emirhan oldu.
“Eskişehirdeyken lise arkadaşlarımdan birine şirketimizden bahsettim. Kendisi de Almanya'da yeni nesil MR ve BT cihazları üretiyormuş.”
Yemeği bırakıp ona döndüm.
“Seninle görüşmek istediğini söyledi bugün Almanya'daki şirkete görüşme için gelir misin diye sordu.”
“Bugün mü söyledi bunu?”
“Hayır, birkaç gün önce; tatilde olduğun için söylemek istemedim. Ona da şu an tatilde olduğunu şirkete döndüğünde söyleyeceğimi söyledim.”
Selin de yemeğini bırakıp Emirhanı dinlemeye başladı.
“Ne diyorsun?”
“Benimle tanışmak isteyen oysa buraya gelmesi daha iyi olur.” dedim ve yemeğime döndüm.
“Aynen bu şekilde diyebilirsin. Uygun bir zaman ayarlayın onu bizim restorantta ağırlayalım.”
İskenderimin dibindeki ekmekleri yoğurda bandırıp yemeye başladım.
“Nasıl biri sence?” diye sordum Emirhana. Şalgamına uzanıp sorumu cevapladı.
“Egoistin teki. Herkese ne kadar zengin ve mutlu olduğunu anlatıp duruyor ama o gün hesabı ödemeye bile yeltenmedi.”
“Kafası çalışıyor mu bari.”
“Sektördeki herkes kadar çok bir numarası yok.” şalgamından küçük bir yudum aldı
“Almanyaya işçi olarak gitmişti babası zaten lisede de babası yoktu hatırlıyorum. Büyüyünce üniversiteye babasının yanına gidiyor orada babasının tanıdıkları elinden tutuyor.”
“Sizinle beraber ekipteki diğer insanlarda gelse yemeğe iyi olabilir. Madem şirketi tanımak istiyor kimlerle karşı karşıya olduğunu görsün derim.” dedi Selin gözlüğünü düzelterek. Çatalımla onu işaret ederek ağzımdaki lokmayı yuttum
“Çok haklısın, tarih aldıktan sonra bizim gruba yazalım uygun olanlar gelsin.”
“Sadece Proje müdürlerini mi çağıracağız?”
“Pr ekibi de gelsin bence onlar için de kontent çıkmış olur.”
“Bunu o zaman konuşuruz.”
Saatimi kontrol ettim.
“Toplantıya geç kalıcaz yavaştan kalkalım.”
Selam bu bolum biraz daha Çiğdemin şirket hayatini anlatmak istedim sonraki bolum Taner de geliyor

