İçeriğe geç

Programda Aşk Yoktu

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Programda Aşk Yoktu

Bölüm 4

•3

O gece mışıl mışıl uyudum. Uzun zamandır bu kadar iyi uyumamıştım. Taner’den önce de randevulaştığım erkekler olmuştu onlar ile buluşacağım zaman hayal kurmaktan uyuyamazdım. Dün gece dişlerimi fırçalayamamıştım yüzümü de yıkayamamıştım gelir gelmez zor taşıdığım bedenimi yatağa atmıştım hatta sabah sopr ayakkabılarımdan birrinin hala ayağımda olduğunu fark etmiştim. Sabah bir saat daha yatakta debelenirken bunu düşünüyordum. Sonunda ayağa kalakbildiğimde saat 11 i gösteriyordu.

Hiç bu kadar fazla uyuduğumu hatırlamıyordum. Banyoya gidip dişlermi normalden biraz daha fazla uzun fırçaladım. Yüzümü yıkadım. Nemlendiricimi sürdüm. Saçlaırmı en tepeden toplayıp telefonumu kontrol etmek için komidine uzandım. Emirhan'dan iki cevapsız arama vardı iki saat öncesine ait. Başka hiçbir şey yoktu. Ayağımda tek kalan ayakkabıyı çıkarıp yatağa attm kendimi. Mesajlara baktım. Şirkretteki stajerlerden birkaç tanesinin mesajlarını cevapladım. Projenin başındaki kimayger Remziye Hanım bir şeyler sorumuştu onları cevapladım. Saat on ikiye yakşaıyordu ama hala bir ses yoktu. Telefonu yatağın bri ucuna fırlatıp dudağımı kemirdim. Neyse dedim kendi kendime giyecek bir şeyim yok bari alışverişe çıkayım. Üstüme temiz bir şeyler giydim kot pantalonumun cebine telefon ve cüzdanımı atıp çıktım. Kart ile kapıyı kitledikten sonra onu da cebime attım.

Asansötün düğmesine bastığım anda araba anahtarının Emirhan'da kaldığı aklıma geldi. Aslında odası hemen benimkinin yanındaydı ama bir an gitmeye çok üşendiğim için gideceğim yere kadar taksi tutmaya karar verdim.

~Mağzaya varınca

Onlarca elbie denemiştim ama hiçbirin içinde rahat hissetmiyordum. Bana yardımcı olması için yabancı olduğum bu şehirdeki tanıdığım bir arkadaşımı -yabi İnci yi- çağırdım. Saatlerce kıyafet denedik. Mağzadaki çalışanlar bana uyabilecek tüm kıyafetleri getirmeye çalışıyorlardı ben de her seferinde bir eksiklik buluyordum. Kimi çok uzun geliyordu kimi çok kısa kiminin kumaşı kaşındırıyordu kiminin rengi kötüydü kimi benim tarzım değildi… liste bu şekilde uzatıp gidiyordu anlayacağınız.

En sonunda canım arkadaşımın da yardımı ile siyah şık bir elbise seçtik. Elbiseye yakışıcak kolye ve çanta beğendik. Ayrıca tam benim tarzımda güzel bir kemer bulmuştum arkadaşımda da bir güneş gözlüğü beğenmişti uzun süren yardımları için ona hediye almıştım beğendiği gözlüğü. (Çiğdem için kombin önerilerinizi pinterest linki olarak yorumlara bekliyorum:))

Benim eşyalarımı paketleyip otele teslim etmelerini söyledik. Sonunda mağzadan çıkabildiğimizde arkadaşımla tekrardan sarıpıl özlem giderdik.

“Geldiğin için teşekkür ederim seni özlemştim.”

Arkadaşım İnci de elindeki kahvesini düşürmemek için dikkatel bana sarıldı. Gözünde demin aldığımız güneş gözlüğü vardı.

“her zaman” demişti. Normalde onunla mağzadan çıkıtıktan sonra buluşmayı planlıyordum ama mağzada işim uzun sürünce ve yardıma ihtiyacım olunca onu mağzaya çağırmıştım o da dünyanın en tatlı insanı olduğu için kabul etmişti. Telefonumu kontrol ettim. Sonunda bilinmeyen bir numaradan mesaj gelmişti.

“Yedi de müsait misin?”

“Evet.”

“Tamamdır orda olacağım :)”

Mesajlaşmam bitince hızlıca İnci'e ilgimi yönlendiridim. Hayatının nasıl gittiğini anlatmaya başladı. Çalışmaya başladığı şirkette çok iyi bir pozisyona gelmiş. Heycanlı bir şekilde onu anlatıyordu.

“Maaşıma %20 zam yapıldı inanabiliyor musun?”

“gerçekten mi? E süper.”

“Değil mi? Bir de evlenebilsem çok sevinceğim.”

bana döndü

“ee senin hayatında var mı birileri?”

Omuz silktim

“Bu akşam olabilir belki.”

Gözlerindeki güneş gözlüğünü çıkarıdı

“Hadi ordan, o kıyafetler onun için miydi?”

Kafamı olumlu anlamda salladım.

“İlk randevunuz mu?”

“Tam randevu mu emin değilim aslında”

“Ne demeye çalışıyorsun?”

“Dün iş ortaklarımızla oturduğumuz mekanda şarkı söyleyen bir çocuktu. Çok hoşuma gitti ve tanışmak istedim.”

Kahvemden koca bir yudum aldım ve onunla beraber yürümeye devam ettim.

“Bilmiyorum, bir şarkıcının benim için evlenilecek kişi oldığını sanmıyorum.”

“Neden böyle düşünüyorsun ki?”

“Sen bir şarkıcı ile evlenir miydin?”

“Seviyorsam niye evlenmeyeyim ki?”

“bilmem ki, o beni çevresi ile tanıştıracak ben onu çevrem ile tanıştıracağım…” bunları düşünürken daha korkunç geliyordu. Şimdi söyleyince o kadar da korkunç olmadığını fark ettim.

“Beraber yaşlancaksınız vs.” elimle düşüncelerimi dağıtmak ister gibi sağ sola savurudm.

“Boşversene daha adam akıllı sohbet bile etmedik. Belki arkadaş olarak kalırız.”

“Çok mu yakışıklı?”

İnciye döndüm. Tahmin etmesi zor olmamıştı her halde hiç sohbet etmediğimizi ve benim gibi bir kızın paradan etkilenmeyeceğini bildiği için geriye bir seçenek kalıyordu.

“Çok!” dedim abartarak.

“Baya yakışıklı” diye ekledim.

Kaşlarını havaya kaldırarak.

“Öyle ha?” dedi.

“Sesi de çok güzel” diye ekledim. “Bir karizması var.”

Kahvesinin son kalan yudumu kafasına dikip çöpe attı bardağı.

“Senin adına sevindim o zaman.” dedi hizlica

“Senin birini hiç yakışıklı bulduğunu görmemiştim.”

Gülümsedim. Ben de görmemiştim çünkü. Hatta hayatımıın bu evresine kadar aşkın bana göre bir şey olmadığını da düşünmüştüm. İnsanları çok güzel seviyordum. Çok cömerttim ben. İnce düşünceli biriydim, insanları seviyordum kısaca. Ama çevremdeki herkesi kendimden çok uzağa konumlandırıyordum ilişkilerimde.

"A ne unuttuk.” benimle beraber İnci de durdu.

“Seninkileri görünce aklıma geldi topuklu ayakkabı almamız lazım.”

“Benimkilerden ödünç ister misin?”

“Sağ ol çok cömertsin. Ama sana geri getirmekle uğraşmak istemiyorum. Burda iyi bir mağza biliyor musun?”

İnci bir profesyonel gibi güneş gözlüğünü geri taktı.

“O iş bende gel benimle.”

Selam herkese bu bölüm biraz daha uzun oldu diğerlerine nazaran. Bölümlerde anlam karışıklığı ya da yazım hatası görürseniz yorum atabilirsiniz görünce düzeltirim.

Şimdilik Borhane guyss🤜🏻💜
Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.