İçeriğe geç

Prenses olmak istemiyorum!

Bölüm 9 · 3 dk okuma

Prenses olmak istemiyorum!

Bölüm 9

Bölüm 9: Hatırlayan Tek Kişi

Lucien defteri elimden aldı.

Bu kez hızlıydı.

Ama öfkeli değildi.

Öfkeli olmasını bekliyordum.

Bunun yerine yüzünde başka bir şey vardı.

Korku.

Defteri kapattı.

Parmakları kapağın üzerinde birkaç saniye kaldı.

Sanki içindekiler dışarı çıkacakmış gibi.

"Lucien..."

Sesim düşündüğümden daha yumuşak çıktı.

Başını kaldırmadı.

"Artık dinlenmelisin."

"Benim sorularım var."

"Biliyorum."

"Ve cevapların da var."

Bu kez bana baktı.

Gözlerinin altında ilk kez yorgunluk gördüm.

Gerçek yorgunluk.

Bir gecelik değil.

Yıllarca taşınmış bir şey gibi.

"Bu gece değil."

Sonra döndü.

Defteri yanında götürdü.

Kapı açıldı.

Kapandı.

Ve ben yalnız kaldım.

---

Oda aniden daha büyük hissettirdi.

Az önce burada iki kişiydik.

Şimdi ise sanki onlarca kişi gitmiş gibi sessizdi.

Yatağın kenarına oturdum.

Aklımdan aynı görüntüler geçiyordu.

Çizimler.

Bahçe.

Ve o cümle.

> Bir gün unutursan, ben ikimiz adına da hatırlarım.

Neden?

Bu soru beynimin içinde dönüp duruyordu.

Neden o cümleyi okurken içim sıkışmıştı?

Neden o çizimlerdeki yerler bana tanıdık gelmişti?

Ve neden Lucien...

sanki bir hayalet görmüş gibi davranmıştı?

Pencereye gittim.

Valthera gecesi aşağıda uzanıyordu.

Sessiz.

Ama huzurlu değil.

Bir şehir bazen nefes alır.

Bu şehir ise bekliyordu.

Neyi beklediğini bilmiyordum.

Ama hissedebiliyordum.

Bir süre daha düşündüm.

Sonra yatağa uzandım.

Uyumayı planlamıyordum.

Sadece gözlerimi birkaç dakikalığına kapatacaktım.

Hepsi buydu.

Gerçekten.

Ama son düşündüğüm şey Lucien'in yüzü oldu.

Ve karanlık beni içine çekti.

---

Lucien

---

Koridor boştu.

Ayak sesleri taş zeminde yankılanıyordu.

Elindeki defter ağır değildi.

Ama taşıdığı şey ağırlıktan çok daha fazlasıydı.

Durdu.

Bir pencerenin önünde.

Valthera'nın ışıkları aşağıda parlıyordu.

Deftere baktı.

Açmadı.

Gerek yoktu.

İçindeki her sayfayı ezbere biliyordu.

Her çizgiyi.

Her kelimeyi.

Her hatırayı.

Özellikle de sonuncusunu.

Gözlerini kapattı.

Ve istemediği halde geçmiş geri geldi.

---

On yıl önce.

Gökyüzü yanıyordu.

Valthera'nın üzerinde siyah çatlaklar açılmıştı.

Yıldızların arasında karanlık hareket ediyordu.

Saray çanları susmuyordu.

İnsanlar koşuyordu.

Muhafızlar bağırıyordu.

Ve her şeyin merkezinde...

kara büyü vardı.

Yasaklı.

Unutulmuş olması gereken.

Ama unutulmayan.

Taht salonunun kapıları parçalanmıştı.

Duvarlardaki mühürler çatlıyordu.

Siyah gölgeler taşların arasından sürünerek çıkıyordu.

Ve salonun ortasında bir adam duruyordu.

Malachar Valmont.

Kraliyet soyunun kayıp kolundan gelen adam.

Bir zamanlar prens.

Şimdi ise başka bir şey.

Gözlerinde insan kalmamıştı.

Karanlık damarlar boynuna kadar yükseliyordu.

"Bu krallık çürüdü."

Sesi salonda yankılandı.

"Ve çürüyen şeyler yıkılmalıdır."

Kral kılıcını çekmişti.

Muhafızlar saldırıyordu.

Ama gölgeler onları yutuyordu.

Birer birer.

Durmaksızın.

Acımasızca.

Ve sonra...

Aurelia.

Lucien'in nefesi kesildi.

Bu kısım hiç değişmezdi.

Hatıra her seferinde aynı yerden canını yakardı.

Prenses koşuyordu.

Onu bulmaya çalışıyordu.

"Lucien!"

O sesi hâlâ duyabiliyordu.

Yıllar geçmesine rağmen.

"Lucien!"

Sonra...

ışık.

Karanlık.

Çatlayan bir mühür.

Ve gökyüzünü yaran bir çığlık.

O anı hiçbir zaman tamamlayamamıştı.

Çünkü o an her şey kopmuştu.

Aurelia kaybolmuştu.

Sadece kaybolmuştu.

Ne ceset.

Ne mezar.

Ne iz.

Hiçbir şey.

Yıllar boyunca herkes öldüğünü söyledi.

Ama Lucien söylemedi.

Söyleyemedi.

Çünkü son anda gördüğü şey...

ölmek üzere olan bir insanın yüzü değildi.

Geri dönmeye çalışan bir insanın yüzüydü.

---

Lucien gözlerini açtı.

Valthera yeniden önündeydi.

Sessiz.

Soğuk.

Ve tehlikeli.

Elindeki deftere baktı.

Sonra istemsizce Lina'yı düşündü.

Onun bakışlarını.

Sorularını.

Ve çizimlere baktığında yüzünde oluşan ifadeyi.

İçinde yıllardır susturmaya çalıştığı düşünce yeniden yükseldi.

Ya gerçekten oyduysa?

Ya bütün bu yıllardan sonra...

gerçekten geri döndüyse?

İşte Lucien'i korkutan şey buydu.

Çünkü bu kez onu kaybetmeye dayanabileceğinden emin değildi. 🌙👑✨

---

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.