İçeriğe geç

Prenses olmak istemiyorum!

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Prenses olmak istemiyorum!

Bölüm 7

Bölüm 7: Herkes Bana Bakmayı Çok Seviyor (Neden?)

...

Beni bir masanın önüne götürdüler.

“Götürmek” kelimesi bile fazla nazikti aslında.

Çünkü kimse bana “oturmak ister misin?” diye sormadı.

Sadece… yön değiştirildim.

Ve bir anda herkes bana bakıyordu.

Sanki yeni gelen bir misafirm değil de, tartışma konusuymuşum gibi.

Lucien yanımda duruyordu.

Ama bu kez daha az “koruyucu”, daha çok “kontrol eden” gibiydi.

İlk konuşan kişi yaşlı bir adamdı.

Siyah ceketli, yüzü keskin çizgili.

“Bu mu?” dedi.

Lucien tek kelimeyle cevap verdi.

“Evet.”

Yaşlı adam beni baştan aşağı süzdü.

Sanki kıyafet seçer gibi.

“Zayıf görünüyor.”

“Burada güç görünüşle ölçülmez,” dedi Lucien.

“Ne ile ölçülür?” dedim istemsizce.

Kimse beklemiyordu.

Bir anlık sessizlik oldu.

Sonra köşeden bir kadın sesi geldi.

“İlk kez konuştu.”

Baktım.

Markiz Elira Caelum.

Sesi yumuşaktı ama gözleri sertti.

“Ve düşündüğümden daha hızlı düşünüyor.”

Bu bir iltifattı ama iltifat gibi hissettirmiyordu.

Yan taraftaki adam sandalyesine yaslandı.

“Dorian Kess,” diye tanıttı kendini kendi kendine.

Beni izliyordu.

“Demek bu yüzden bütün sistemlerimiz hareketleniyor.”

“Ben yüzünden mi?” dedim.

“Sen yüzünden değil,” dedi. “Senin varlığın yüzünden.”

“Bu daha kötü oldu.”

Lucien araya girdi.

“Yeter.”

Tek kelime.

Ama masa sustu.

Bu beni biraz şaşırttı.

Çünkü kimse onun “yeter” demesini bekliyormuş gibi görünüyordu.

Bir başka adam, daha genç ama sert bakışlı, konuştu.

“Komutan Ser Kael Rhovan.”

Bana bakmadı bile.

“Sınırlar ihlal edildi. Gölgeler hareketlendi. Onu burada tutmak risk.”

“Onu burada tutmak değil,” dedi Lucien. “Onu burada korumak zorundayız.”

Kael ilk kez bana baktı.

“Koruma mı?”

Sanki kelimeyi test ediyordu.

“Ya hedefse?”

Bu cümle havayı değiştirdi.

Ben istemsizce Lucien’e baktım.

“Bunu daha önce söylemiştiniz,” dedim.

“Kim hedef?” diye ekledim.

Lucien cevap vermedi.

Ama Markiz Elira konuştu.

“Sorun şu,” dedi sakince.

“Onun kim olduğu değil.”

“Ne olduğu.”

“Ve biz bunu bilmiyoruz.”

Bu cümle mideme oturdu.

Dorian hafifçe güldü.

“Benim açımdan çok net.”

“Para ya kazanırız,” dedi. “Ya da kaybederiz.”

“Ben para değilim,” dedim.

“Henüz,” dedi.

Bu sinir bozucuydu.

Lucien bir adım öne çıktı.

“Bu toplantı bitmiştir.”

Kael itiraz etti.

“Prens Lucien—”

“Bitmiştir.”

Sessizlik.

Bu kez kimse karşı çıkmadı.

Lucien bana döndü.

“Gel.”

“Bu kadar mı?” dedim.

“Şimdilik.”

“Şu an herkes bana garip garip baktı.”

“Alışırsın.”

“Bu kelimeyi tekrar edersen seni iterim.”

Lucien ilk kez çok kısa bir şey yaptı.

Neredeyse bir gülümseme.

Neredeyse.

“Denemeni tavsiye etmem.”

Yürümeye başladık.

Ama o an fark ettim.

Bana bakan herkesin gözünde aynı soru vardı:

Bu kız kim?

Ama daha korkutucu olanı şuydu:

Lucien bile bunun cevabını tam bilmiyor gibiydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.