Oyuncağı bagaja koyup, bagajda ki küçük yastığı aldı. Arabasında her zaman yastık bulundururdu. Yastıksız uyumak onun için bir çileydi.
Yastığı arka koltuğa yerleştirip Poyraz'a geçmesi için eliyle işaret etti. "Yol biraz uzun sürebilir. Uykum geldi demiştin, burada uyuyabilirsin." Dedi.
Poyraz kafasını sallayarak arabaya bindiğinde o da şoför koltuğuna geçip arabayı çalıştırdı.
Arada bir arka koltuğa bakıyor Poyraz'ı kontrol ediyordu. Poyraz dayanamamış uyumuştu.
_______________
Eve gelmişlerdi. Polat, Poyraz'ı kucağına alıp arabanın anahtarını korumalardan birine verdi. "Bagajdaki valizleri eve getir." Deyip eve doğru yürüdü.
O zile basmadan kapının açılmasıyla kaşlarını çattı. Oğuz'un koşarak ona doğru geldiğini gördüğünde kenara çekildi. Oğuz, tam gaz koşarak bahçeye çıktığında peşinden ise Ateş geliyordu.
Ateş'de dışarıya çıktığında içeriye girdi. "Hoşgeldiniz abi." Dedi Demir. "Hoşbulduk." Dedi ve merdivenlere yöneldi Polat. Demir göz devirerek salona geçti.
Mila'yı kucağına alarak PlayStation oynamaya devam etti. Mila, bir yandan elindeki lolipopu yalıyor, bir yandan ise Demir'in elindeki PlayStation koluna rastgele basıyordu.
Kaan gol attığında seviniyor, Demir attığında ise tepki vermiyordu. Kaan, Demir'in arkadaşıydı. Annesi ve babası şehir dışına çıktığı için canı sıkılmıştı ve çareyi Demir'in yanına gelmekte bulmuştu.
Geldiğinde öğrendiği olaylar ile kısa bir şok geçirsede, atlatması uzun sürmemişti.
______________
Miray Hanım, Mila'nın üzerini değiştirmiş ve Demir'in uzun ısrarları sonucu kızını sevemeden ona vermişti.
Mila, kafasını Demir'in göğsüne yaslamış ekranı izliyordu. Demir, ani hareketler yapmamaya çalışarak oyununu oynuyordu. "Poyyaş nede?" Dedi Mila kısık bir sesle. "Poyraz uyuyor bebeğim." Dedi Demir.
"Ben poyyaşla uyumak istiyo!" Dedi Mila huysuz bir şekilde. "Hani benimle uyuyacaktın?" Dedi Demir elindeki PlayStation kolunu bırakarak.
"Kız kardeşinden de kazık yedin ya, helal olsun." Dedi Kaan gülerek. Demir, Kaan'a ters bir bakış atıp ayağa kalktı. Sehpanın üzerindeki telefonunu alıp abisini aradı.
"Ne var Demir?" Dedi Polat sert bir sesle. En güzel anlarının içine etmek için doğmuştu sanki.
"Sakin ol abi ya! Mila, Poyraz'la uyumak istiyor." Dedi Demir sitemle.
"Ee ne var bunda?" Dedi Polat. Abisiyle uyumak istemesi gayet normal değil miydi?
"Abi kusura bakma ama kıt mısın? Dediklerimi anlamamanın tek açıklaması bu olabilir çünkü! Eğer Poyraz senin odanda uyuyor ise Mila'yı oraya getireceğim." Dedi Demir.
"Düzgün konuş lan. Aşağı ineceğim zaten birazdan. Alırım ben Mila'yı." Dedi Polat ve telefonu kapattı.
Demir sinirle telefona bakarken Mila'nın kucağından alınması bir oldu.
"Babacığım, uykun gelmedi mi senin?" Diyen Emre Bey'in sesini duymasıyla ona döndü. "Geydi. Poyyaşla uyucak ben." Dedi Mila.
"Poyraz'la mı uyuyacaksın? Baba ile uyumak yok mu?" Dedi Emre Bey. Hüsrana uğramıştı.
"Hayıyyy! Poyyaş istiyo ben." Dedi Mila yüksek bir sesle. "Tamam babacığım, tamam Poyraz'la uyu." Dedi Emre Bey hızla.
Karısının elinde bir bardak süt ile buraya geldiğini görünce koltuğa oturdu. Mila sütü gördüğü anda heyecanlanmıştı. "Şüttt" Diye bağırarak bardağa uzanmaya çalıştı.
Kaan kahkaha atarak "Bence kızın ileride sütçü olacak Emre amca. O ışığı görüyorum onda." Dedi. Dediği an ise kafasına bir yastık indi.
Miray Hanım, Kaan'ın bu dediğine gülmüştü fakat Emre Bey ve Demir için aynı şey geçerli değildi.
"Miray teyzeciğim olası bir durumda beni korursun değil mi?" Dedi Kaan. Tırsmıştı açıkçası.
Miray Hanım, Mila'ya sütünü içermekle meşgul olduğu için kocası ve oğlunun bakışlarını görmemişti.
"Dönün önünüze bakayım! Kötü bakışlarınızı çekin oğlumun üzerinden." Dedi sahte bir kızgınlıkla.
"Oğlum mu? Ne çabuk bizi sattın be anne." Dedi Demir.
"Biliyordum be! Bir gün beni evlatlık alacağınızı biliyordum!" Dedi Kaan arkasına yaslanarak.
"Poyyaş nede?" Dedi Mila. Poyraz aşkını sorgulamamak gerekiyordu. Emre Bey, kızının kucağından alınmasıyla kaşlarını çattı.
"Seni Poyraz'a götürelim bakalım çiçeğim." Dedi Polat yumuşak sesiyle. "Polat abi sensin değil mi? Başkası senin bedenine falan girmedi yani eminiz buna?" Dedi Kaan.
"Ne diyon la sen?" Dedi Polat. Angaralı ruhu ortaya çıkmıştı. "Tamam abi emin oldum senmişsin." Dedi Kaan.
Polat, Kaan'a en sert bakışını atarak merdivene yöneldi. Mila'nın gülen yüzünü görünce yanağına bir öpücük kondurdu.
"Poyyaş uyudu?" Dedi Mila. "Uyudu. Sende uyuyacaksın şimdi." Dedi Polat. "Ben uyumaşa oymaz?" Dedi Mila dudaklarını büzerek.
"Sen uyumasa olmaz çünkü büyüyemezsin." Dedi Polat gülerek. Odaya geldiklerinde Polat oldukça sessiz olmaya çalışıyordu.
"Poyyaşşş!!!" Dedi Mila bağırarak. Sesinden heyecanlandığı belliydi. "Sessiz olsana kız. Uyandıracaksın abiyi." Dedi Polat kısık bir sesle.
Poyraz'ın hareket ettiğini fark etti. Uyanıyordu. "Uyandırdın abiyi bravo." Dedi Polat sitemle.
Poyraz, gözüne vuran ışıktan dolayı gözünü tam açamıyordu. "Mila?" Dedi uyku sersemi bir sesle.
"Poyyaş sen uyuyo?" Dedi Mila. Poyraz gülerek gözlerini ovuşturdu.
"Uyumuyorum." Dedi yerinde doğrularak. "Ve sayende artık uyuyamayacağım." Dedi. Mila kıkırdayarak Polat'a baktı. "Ben uyandıydı abi." Dedi.
Polat inanamayarak Mila'ya baktı. Tam bir cimcimeydi. Mila'yı yatağa bırakarak camın önündeki küçük pufun üzerine koyduğu kıyafetleri aldı.
Poyraz'a uzatarak "Bunları giymelisin abiciğim." Dedi. Poyraz kafasını sallayarak ayağa kalktı. "Nerede giyeceğim?" Dedi. "Burası banyo, burada giyebilirsin." Dedi Polat.
Poyraz banyoya girdiğinde dolaba yönelip bir eşofman aldı. Tek başına olduğunda sadece eşofman veya şort ile yatardı fakat şuan tek olmadığı için bir tane de tişört aldı.
Poyraz'ın banyodan çıktığını gördüğünde kendisi kıyafetlerini giymek için girdi.
Poyraz, Mila'yı göğsüne yatırıp saçlarını okşadı. "Poyyaş, sen beni şeviyo?" Dedi Mila. Poyraz kısa bir duraksama yaşadı. Bu kız bu kelimeleri nereden öğreniyordu?
"Seviyorum Mila. Hem de her şeyden çok." Dedi Poyraz. Abisinin banyodan çıktığını gördüğünde oturuşunu düzeltti. Polat yanlarına uzanarak ikisinide kolunun altına aldı.
"Saat kaç olmuş hala uyanıksın cimcime." Dedi Mila'ya bakarak. "Çiçime ne?" Dedi Mila. Poyraz gülerek "Sensin." Dedi. Mila bir şey demeyip Poyraz'a daha çok sokuldu.
"Hih! Benim züyafa nede?" Dedi Mila. Poyraz oflayarak Mila'ya baktı. "Öğretmeninin elinde olan zürafa mı?" Dedi Polat. Poyraz kafasını salladı.
"Salonda olması gerekiyor. Ben getiririm siz burada bekleyin." Dedi Polat ve tam ayağa kalkacakken "Ben alırım. Su içecektim zaten." Dedi Poyraz.
"Peki o zaman." Dedi Polat. Poyraz ayağa kalkıp odadan çıktı. Merdivenlerden indikçe yaklaşan seslerle kaşlarını çattı. Salona geldiğinde Demir abisini ve tanımadığı birini gördü.
"Poyraz? Bir şey mi istiyorsun abiciğim?" Demir. "Mila'nın oyuncağı vardı da onu almaya geldim ben." Dedi Poyraz. Demir etrafa baktı. Koltuğun üzerindeki zürafayı gördü. "Şuradaki mi?" Dedi eliyle göstererek.
"Evet. Teşekkür ederim, iyi geceler." Dedi Poyraz. Oyuncağı alıp mutfağa yöneldi.
Miray Hanım, Poyraz'ı gördüğünde şaşırdı. "Oğlum? Uyuyamadın mı?" Dedi. "Su içmek için gelmiştim." Dedi Poyraz. Miray Hanım elindeki oklavayı bırakıp ayağa kalktı.
Poyraz'a suyunu verip yeni pişmiş kurabiyelerden uzattı. "Aç mısın oğlum? Gerçi benimki de soru mu? Akşam yemeğinden beri hiç bir şey yemedin tabii ki açsın. Gel otur şöyle ben hemen sana bir şeyler hazırlayayım." Dedi.
Açıkçası Poyraz acıkmıştı fakat bunu dile getirmekten çekiniyordu. "Acıkmadım teşekkür ederim." Dedi. Bardağı tezgaha bırakıp kurabiyeyi ısırdı.
Hayatında yediği en güzel kurabiye olabilirdi. "Çok güzel olmuş ellerinize sağlık." Dedi. Miray Hanım gülümseyerek "Afiyet olsun oğluşum. Aç değilsen bile kurabiye ye bari. Gönlüm rahat etmez vallahi." Dedi.
"Peki o zaman." Dedi Poyraz ve sandalyeye oturdu. "Süt getireyim ben sana. Yanında iyi gider." Dedi Miray Hanım.
"Zahmet etmenize gerek yok. Böyle de yerim." Dedi Poyraz. "Olur mu öyle şey oğlum? Ne zahmeti? Kuru kuru yenmez hem." Dedi Miray Hanım.
Miray Hanım, hızlıca Poyraz için süt ısıtmıştı. Bardağa koyduğu sütü Poyraz'ın önüne koydu. Poyraz tabaktaki son kurabiyeyi de ağzına attığında aklına gelen şeyle duraksadı.
Mila onu bekliyordu! Bardaktaki sütü tek de içtiğinde Miray Hanım şaşkınlıkla ona baktı. "Mila'nın beni beklediğini unuttum! Kusura bakmayın. Ellerinize sağlık çok güzel olmuşlar." Dedi ve koşarak merdivenlere doğru gitti.
Odanın önüne geldiğinde nefes nefese kalmıştı. Kapıyı tıklatacakken aklına Mila'nın uyumuş olabileceği geldi. Kapıyı yavaşça açarak içeri girdi. Odada loş bir ışık vardı. Mila'nın uyuduğunu gördü. Fakat Polat yanında değildi. Gözünü etrafta gezdirdiğinde balkonda olduğunu gördü.
Sigara içiyordu. Rahatsız etmek istemediği için yanına gitmedi. Mila'nın yanına uzanarak gözlerini kapattı.