İçeriğe geç

Poyraz

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Poyraz

Bölüm 3

3. Bölüm

Doktorun odasının önünde sıranın onlara gelmesini bekliyorlardı.

Bilgisayarda yazan isimle içeri girdiler. Doktor Hanım, elinde zarfla bekliyordu. Herkes içeri girdiğinde "Buyrun, oturun lütfen." Dedi.

Elinde ki zarfı yavaşça açarak içindeki kağıdı çıkardı ve okumaya başladı.

"Sonuçlara göre Poyraz Gök ve Mila Uluğ, %99,9 ihtimalle Emre Baştuğ'un çocuklarıdır." Demesiyle Baştuğ ailesi sevinçle ayağa kalktılar.

"Olleyy be! Kardeşimsin artık kızım! Poyraz değil abi diyeceksin bundan sonra." Dedi Poyraz sevinçle Mila'ya.

"Ben artık öğretmenimi göremeyecek miyim yani?" Dedi Poyraz.

Emre Bey konuşacakken Polat "Ziyarete gelir öğretmenin. Değil mi İpek Hanım? Kapımız size her zaman açık." Dedi.

Ateş,Demir ve Oğuz gülmemek için kendilerini zor tutuyorlardı. "Abimden hızlısı mezarda." Dedi Ateş kısık bir sesle. Demir ve Oğuz ellerini yüzlerine kapatarak yüzlerini gizlediler.

"Sizin için sorun olmayacaksa gelirim tabii ki." Dedi İpek Hanım. Polat hemen "Ne sorunu?Estağfurullah. Başımızın üstünde yeriniz var." Dedi.

"İmâna geldi adam bir anda." Dedi Oğuz o da kısık sesle söylemişti.

Ateş,Demir ve Oğuz üçlüsü gülmemek için şekilden şekile giriyor, diğerleri ise şaşkın bir şekilde ikiliyi izliyorlardı.

Poyraz ve Mila dışında tabii. Poyraz Mila'ya bir kere daha 'Abi' demesi için yalvarıyor Mila ise onun burnunu sıkıyordu.

______________

İpek Hanım göz yaşlarını içine atmaya çalışıyordu. "Kapımız sana her zaman açık İpek kızım. Çocuklarımı sevgi ve saygı ile büyüttüğün için ayrıca teşekkür ediyorum." Dedi Miray Hanım.

"Ne demek görevim." Dedi İpek Hanım gülümseyerek.

İpek Hanım, Poyraz ve Mila ile vedalaştıktan sonra Baştuğ ailesi evine dönmüştü. 6 kişi olarak çıktıkları eve 8 kişi olarak giriyorlardı.

Poyraz yolculuk boyunca hiç konuşmamış, Mila' yı izlemişti. Mila ise Demir abisinin kucağında uyuya kalmıştı. Poyraz kötü bakışlarını Demir'e yollasada Demir'in pek de umrunda değildi.

Demir içeri girer girmez merdivenlere yönelmiş, kendi odasına girmişti.

Kucağındaki kardeşini yatağına yatırıp o da yanına uzandı. Huzur kokuyordu resmen.

_____________

"Aslan oğlum benim!" Diyerek seviyordu Emre Bey, Poyraz'ı. Poyraz'ın hoşuna gidiyordu, kalbi hızlı hızlı atıyordu fakat aklı Mila'daydı. Demir abisi ile yukarı gitmişti fakat hala gelmemişti.

"Baba seni çok takıyor gibi durmuyor." Dedi Oğuz gülerek. Evin 5. çocuğuydu. O sırada Miray Hanım'ın sesi duyuldu. "Yemek hazır. Herkes sofraya hadi bakalım." Diyerek ev halkına sesleniyordu.

Çocuklarıyla vakit geçirmeyi belki de en çok o istiyordu. Poyraz babasına dönerek "Mila'yı da çağıralım. Acıkmıştır o. Neden bu kadar uzun uyudu ki? Normalde bu kadar uzun uyumazdı." Dedi.

Uyumazdı değildi aslında o. Poyraz, Mila'yı asla bu kadar uzun uyutmazdı. Bir bahane bulur, Mila'yı uyandırmayı başarırdı. Çünkü Poyraz için Mila'sız geçen bir dakika bile sıkıcıydı.

Emre Bey şaşkınlıkla Poyraz'a baktı. Bu çocuk resmen Mila'yı kendinden daha çok seviyordu.

Oğuz "Ben Demir abimi çağırıp geleyim." Diyerek yukarı çıkacaktı ki Poyraz "Bende geleceğim." Deyip Oğuz abisinin peşine takıldı.

Baştuğ ailesi ne kadar belli etmek istemese de içlerinde çok büyük bir hüzün vardı. 7 yıl arayla çocuklarını kaybettikleri öğrenmişlerdi. Fakat şuan da çocukları canlı bir şekilde karşılarında duruyordu.

Oğuz, Poyraz'a gülerek asansöre doğru yöneldi. Poyraz asansöre bineceklerini anladığından çekinerek "Merdivenle çıksak olmaz mı?" Diye sordu.

Oğuz kaşlarını çatarak ona baktı. "Neden ki?" Dedi. Poyraz ne diyeceğini bilemeyerek Oğuz'a baktı. Fakat Oğuz anlamıştı. Poyraz asansörden korkuyordu.

"Tamam gel merdivenden çıkalım." Dedi ve merdivene doğru ilerledi. Poyraz derin bir nefes vererek peşinden gitti.

Odanın önüne geldiklerinde Oğuz'un telefonunun çalması ile "Sen çağır istersen, önemli birisi arıyor açmam lazım." Diyerek başka bir odaya girdi.

Poyraz ilk başta ne yapacağını bilmediği için eli ayağına dolanmıştı. Bir anda cesaretini toplayıp kapıyı tıklattı. Fakat sonra lanet etti. Kardeşi uyuyordu.

Kapı yavaşça açıldığında içeriden Mila'nın gülme sesleri geliyordu. Poyraz kaşlarını çatarak kapıyı açan kişiye baktı. Üzeri çıplak bir şekilde Demir açmıştı. "Şey... yemek hazır da onun için gelmiştim ben." Dedi içeri bakmaya çalışarak.

"Gel istersen içeri. Üzerimi giyeyim öyle ineriz." Dedi Demir. Mila'ya bakmak istediğini anlamıştı. Poyraz bir şey demeden içeri girdi. Yatağın üzerinde elindeki telefondan bir şeyler izleyen Mila'yı görmeyi beklemiyordu.

Telefonu gözüne çok yakın tutuyordu. Poyraz yanına giderek telefonu elinden aldı ve gözlerinden uzaklaştırarak yatağın üzerine koydu.

Demir giyinme odasında üzerine rahat bir tişört giyip çıkmıştı. Gördüğü manzara ile ağzı açık kaldı. Mila, Poyraz'ın saçını çekiyor, Poyraz ise ondan kurtulmaya çalışıyordu.

Demir yanlarına ilerledi. Mila'nın elini tutup, Poyraz'ın saçından ayırdı. Kucağına alıp çatık kaşlarıyla Mila'ya baktı. "Abinin saçı çekilmez." Dedi.

O sırada Poyraz odadaki aynaya bakarak saçını düzeltiyordu. "Al işte Mila! Beğendin mi yaptığını? Saçlarımı bozdun!" Dedi söylenerek.

Demir kahkaha atarak Poyraz'a baktı. Çok komik gözüküyordu. Mila'yı yatağa bırakarak yanına gitti. Saçlarına şekil vererek sprey sıktı.

"Beğendin mi?" Diye sordu. Poyraz kafasını salladı. Saçlarını ilk defa farklı bir model yapmıştı ve çok da beğenmişti.

"Teşekkür ederim." Dedi kısık bir sesle. "Rica ederim yakışıklı. Hadi aşağı inelim çok beklettik." Dedi Demir ve Mila'yı kucağına aldı.

Aşağı indiklerinde herkesin sofrada olduğunu gördüler. Demir, kucağında Mila ile her zaman ki oturduğu yere oturmuş, Poyraz ise bu durumdan pek hoşlanmasa da Polat ve Ateş'in arasına oturmuştu.

Emre Bey'in "Afiyet olsun." Demesiyle herkes yemek yemeye başlamıştı. Poyraz, önündeki boş tabağın bir anda dolmasıyla kaşlarını çatarak etrafına baktı. Ona bakan Ateş abisini gördü. Ateş, göz kırparak önüne döndü.

Mila'ya baktı. Halinden gayet memnun gözüküyordu. Önüne dönerek yemeğini yemeye başladı.

Aklına gelen şeyle yemek yemeyi bırakıp babasına döndü. "Aynı okula gitmeye devam mı edeceğim?" Diye sordu. Herkes şaşırmıştı. Poyraz neredeyse ilk defa kimse bir şey demeden konuşmuştu.

"Devam etmek ister misin?" Dedi Emre Bey. Çocuklarının kararlarına önem veren bir insandı.

"Evet, devam etmek istiyorum. Ayrıca eşyalarım yurtta kaldığı için onları almam gerekiyor." Dedi Poyraz. Sorunlarını açıkça dile getirmesi Miray Hanım ve Emre Bey'in hoşuna gitmişti. Emre Bey gülümseyerek "Korumalara söyleriz getirirler oğlum." Dedi.

"Ben ve Poyraz gider alırız." Dedi Polat. Eline böyle bir fırsat geçmişken kaybedemezdi.

Ateş, Demir ve Oğuz üçlüsü sırıtmaya başlamıştı. Polat'ın bakışları o tarafa kaydığında kaşlarını çattı. "Ne sırıtıyorsunuz lan? Dönün önünüze." Dedi sert ve soğuk sesiyle. Üçlü kafalarını eğerek yemeklerine devam etti.

Mila'nın bir anda "Abiciii!" Diyerek sızlanmasıyla tüm gözler ona döndü. O ise Poyraz'a bakıyordu. Kocaman gülümseyerek Mila'ya baktı. Tam ağzını açmışken Mila bağırmaya başladı.

"Şüttt!"

Miray Hanım gülerek ayağa kalktı. Demir'den Mila'yı alıp mutfağa gitti.

Poyraz'ın yemeğini bitirmesiyle Polat "20-25 dakika sonra çıkarız." kısık bir sesle ve yukarı çıktı.

Poyraz tabağını alarak mutfağa gitti. Annesi, Mila'ya süt içiriyordu. Poyraz'ın tabağı tezgaha bırakmasıyla Miray Hanım onu fark etti.

"Anneciğim bir şey mi istiyorsun?" Dedi ilgiyle. Poyraz yavaşça kafasını salladı ve yanlarına oturdu. Miray Hanım oğlunu kolunun altına alarak sevmeye başladı. Poyraz ilk defa saçlarıyla oynayan birine kızmadı.

Ara sıra saçlarını öpüyordu Miray Hanım. Fakat Poyraz çıtını dahi çıkarmıyordu. "Her zaman yanınızda olacağım bebeğim. Hiç bir zaman sizi yalnız bırakmayacağım." Dedi Miray Hanım.

Poyraz'ın ister istemez gözleri dolmuştu. İçeriden adını seslenen Polat abisini duyunca ayağa kalktı. Göz yaşlarını içine atmak istese de başaramadı. "Görüşürüz." Dedi kısık bir sesle ve Mila'yı öptü.

Kısa bir an düşündükten sonra hızlıca annesinide öpüp, arkasında şaşkınlıkla donup kalan Miray Hanım'ı bırakıp mutfaktan çıktı.

Bölüm sonu

1 yorum